Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/16676 E. 2007/5283 K. 19.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16676
KARAR NO : 2007/5283
KARAR TARİHİ : 19.04.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … 24.11.2005 tarihli dilekçesiyle, Hazine, … … ve Resul …’ı hasım gösterip, daha önceden babasına aitken dahili davalılar … … ve Resul …’a sattığı ancak bu parselin batısında bulunan 4 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı babası … Çil’in tarla olarak zilyet ettiği, ölümü ile mirasçılarına kaldığı, bu yerin 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu yer davalı gerçek kişilere satılmadığı halde, zilyet olarak da onların gösterildiği, oysa bu yerin … Çil mirasçılarının zilyetliğinde olduğu iddiasıyla Resul ve … …’ın zilyet olarak gösterildiği işlemin iptalini, yerine … Çim mirasçılarının zilyetliğind
e olduğunun yazılmasını istemiş, davayı 14.02.2006 tarihinde … ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğüne yaygınlaştırmıştır. Mahkemece, Mal Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten davalılar … ve Resul … aleşhine açılan davanın esastan, … ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın ise hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından esasa, Orman Yönetimi tarafından ise vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1999 yılında, daha önce sınırlaması kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış, 27.05.2005 tarihinde ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve ziraat uzmanın bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, itirazı konu işlemle 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işleme karşı itiraz davalarının … ve Orman Bakanlığıyla, Orman Genel Müdürlüğü veya bu kurumların yerel temsilcileriyle Hak sahibi gerçek ve tüzel kişilere karşı açılması gerektiği, davacı çekişmeli taşınmazı, dava dışı 666 sayılı parsel ile bir bütün olarak kullanıldığını mirasbırakanının dava dışı 666 sayılı parseldeki payını davalılar … ve Resul …’a satmış ise de kadastro dışı bırakılmış olan (1943 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğundan tespit dışı bırakılmıştır) çekişmeli taşınmazın satılmadığı, murisi ve sonra da davacı tarafından kullanıldığı iddia edilmişse de yeterli delil sunulup bunun kanıtlanamadığını, Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda Avukatlık ücretinin 3402 Sayılı Yasanın 31/3. maddesi gereğince taktir edilen ücretin nisbî vekalet ücretini geçemeyeceği, başka deyişle somut olayda, maktu Avukatlık ücreti, nisbî
avukatlık ücretinden az olduğundan, nisbî avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği belirlenerek davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, dava altı aylık askı ilan süresi içinde açılmışsa da 2/B madde işlemine itiraz niteliğinde olmadığı, 2/B madde uygulama tutanaklarında … ve Resul …’ın zilyet olarak belirlenmesine itiraz edildiği, bu davanın hak sahibi gerçek kişiler ile … ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılması gerektiği, bunlardan birinin davalı sıfatıyla gösterilmesi halinde davalı sıfatının tamamen yok olduğundan söz edilemeyeceği, davanın dava dilekçesinde gösterilmeyen diğer davalılara yaygınlaştırılma olanağının bulunduğu, bu nedenle … ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değilse de, red hükmü sonuç itibariyle doğru olduğundan, … ve Orman Bakanlığıyla, Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın red gerekçesinin bu şekilde düzeltilerek, sonuç itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 19/04/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu davanın temyiz incelemesi 19.04.2007 günü yapılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda yazılı gerekçelerle onanmasına karar verilmiş, ancak; kararın yazılması aşamasında dava dosyası bulunamamıştır. Bir başka dosya içine konularak mahkemesine, ya da başka yer mahkemesine gönderildiği düşünülerek araştırma yapılmışsa da, dava dosyasına ulaşılamamıştır. … Kadastro Mahkemesi ile yapılan yazışmalar sonucu dava dosyası ihya edilerek 07.05.2009 günü Daireye gönderilmesi üzerine, dosya içindeki belgeler incelenerek 19.04.2007 tarihinde verilen onama kararı 7.05.2009 günü heyetçe imzalanmıştır.