YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2492
KARAR NO : 2023/4173
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesi ile görevli) 23.12.2009 tarihli, 2007/595 Esas ve 2009/369 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesi kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 16.06.2011 tarihli ve 2011/3274 Esas, 2011/5072 Karar sayılı kararı ile; ” 1. Anayasanın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanunun 34 üncü ve 230 uncu maddeleri gereğince hükmün gerekçe bölümünde, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm deliller ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun saptanması gerektiği gözetilmeden, yetersiz ve soyut gerekçe ile hüküm kurulması, 2. 08.08.2007 tarihli olay tutanağının içeriğinden farklı olarak sanık … ile temyize gelmeyen sanık Sinan’ın aşamalardaki savunmalarında, olay tarihinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği binada yakalanmadıklarını söylemiş olmaları dikkate alınarak, tutanak düzenleyicilerin tanık olarak dinlenmeleri, olayın nasıl meydana geldiği, sanıkların nerede yakalandığı ve suça konu uyuşturucu maddelerin evin hangi katında ne şekilde ele geçirildiği hususlarının ayrıntılı bir şekilde sorularak, sonucuna göre sanık …’ın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,” nedenleriyle sanık … yönünden bozulmasına ve sanığın salıverilmesine karar verilmiştir.
C. 6526 sayılı Kanun’la kaldırılan 6352 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca 5271 sayılı Kanun’un 250 inci maddesi uyarınca görevli mahkemelerde devam eden kamu davalarının devredilmesi üzerine, görevli ve yetkili olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2016 tarihli, 2014/268 Esas ve 2016/323 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; eylemin sabit olmadığına, “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamında yer alan olay tutanağının ve uzmanlık raporunun içerikleri, sanığın aşamalardaki savunmaları ile tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin tanıklık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde …sayılı metruk bina içinde yapılan arama sırasında, bodrum katta bir kısmı MDMA ve amfetamin içeren 877 adet tablet, 52 fişek halinde esrar ve 7 fişek halinde kokain ve hassas tartının ele geçtiği ve arama sırasında bina içinde kapı arkasında saklanmış halde, sanık … ve hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık Sinan’ın yakalandıkları olayda; tutanağın içeriği ve kolluk görevlilerinin tanıklık beyanları karşısında, sanık …’ın, “Sokakta yakalandıktan sonra, binaya götürüldüklerine” ilişkin inandırıcı olmayan savunmasına itibar edilmediği, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunun sabit olduğu, uyuşturucu maddenin miktarı ve çeşitliliği ile suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, temel cezada alt sınırdan uzaklaşıldığı, ele geçen uyuşturucu maddeler arasında kokain bulunması nedeniyle cezada 1/2 oranında artırım yapıldığı, eylemin suç örgütü faaliyeti kapsamında işlendiği sabit olmadığından buna ilişkin artırım nedeninin uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu için hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafi ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği dikkate alındığında; hükmün kurulduğu celse, sanığa, müdafiinin istifa ettiği bildirildikten sonra, sanığın “vekil tayin etmek istemediğine” ilişkin beyanı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasına göre zorunlu müdafi görevlendirilip, duruşmaya katılımı sağlanmadan, 5271
sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı biçimde hüküm kurularak, sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2016 tarihli, 2014/268 Esas ve 2016/323 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.