YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2257
KARAR NO : 2020/7449
KARAR TARİHİ : 22.12.2020
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava, aksi Kurum işlemlerinin iptali ile 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dilekçesiyle; başvuru tarihine göre 01.05.2011 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasaya göre yaşlılık aylığı bağlanmış ise de, 1479 sayılı Yasa gereğince aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ile aylık hesabının yeniden yapılarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
SGK vekili, aleyhe hususları kabul etmeyerek davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığını ve zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak, davacının 280 643 254 Bağ-Kur numarası ile 06.12.1982 – 31.12.1984 ve 22.03.1985 – 11.07.2002 tarihleri arasında 19 yıl 4 ay 14 gün (6974) gün 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bulunduğunu, 7800 431 969 Bağ-Kur numarası ile 01.02.2005-03.05.2010 tarihleri arasında 1893 gün 2926 sayılı Kanuna tabi olmak üzere toplam 8867 gün hizmetlerine ve 06.04.2011 tarihli yaşlılık aylığı talebine istinaden ilgilinin son yedi yıllık fiili hizmetinin 1260 günden fazlasının 2926 sayılı Kanuna tabi geçmesi nedeniyle, 2926 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum işleminde hata olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, ” Davanın kabulü ile;
1-Davacının 2926 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerini birleştirmeye zorlanamayacağının, davacıya 1479 sayılı Kanun kapsamında 6974 gün üzerinden kısmi aylık bağlanabileceğinin ve bağlanması gereken aylığın ek ödeme hariç 710,79 TL olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, ” karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının tahsis talebi üzerine, 2829 sayılı Kanunun 8.madde düzenlemesi doğrultusunda son yedi yıllık fiili hizmet süresinde fazla olan hizmet süresi 2926 sayılı Kanun kapsamında geçtiğinden, davacıya 2926 sayılı Kanuna göre aylık bağlandığını, 2829 sayılı Kanununda yer alan düzenlemeleri dikkate almayan, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi, Davacıya ait tahsis dosya kapsamından, davacının 280 643 254 Bağ-Kur numarası ile 06.12.1982-31.12.1984 ve 22.03.1985-11.07.2002 tarihleri arasında 19 yıl 4 ay 14 gün 1479 sayılı Kanun kapsamında ve 7800 431 969 Bağ-Kur numarası ile 01.02.2005-03.05.2010 tarihleri arasında 5 yıl 3 ay 3 gün 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bulunduğu, davacının 08/08/1953 doğumlu olduğu, 06/04/2011 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, bağlanan aylığın emsallerinden düşük olduğu, bu nedenle yaşlılık aylığı hesabının yeniden yapılması için davalı Kuruma müracaatı üzerine, davalı Kurum tarafından hesapta hata olmadığı gerekçesiyle talebin reddedilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı, uyuşmazlığın davacıya 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı ödenip ödenmeyeceğine ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.
2829 sayılı Kanunun 8.maddesinde; birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu Kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanarak ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 2829 sayılı Kanunun 8. maddesinde yer alan son yedi yıl, tahsis talep tarihinden geriye doğru son yedi takvim yılı olmadığı, kişinin tahsis talep tarihinden geriye doğru primi ödenmiş süreleri üzerinden yedi yıllık prim ödeme gün sayısının tespit edilerek, bunlardan hangi Kanuna tabi olarak ödenen primlerin fazla olduğuna bakılması gerektiği, ikisi de eşit olursa hizmet sürelerinin sonuncusunun tabi olduğu Kanuna göre aylık bağlanacağı, davacının ise son yedi yıllık fiili hizmetleri içinde en son hizmeti 2926 sayılı Kanun kapsamında geçen zorunlu sigortalılık süresi olduğu, hizmetlerin birleştirilmesi halinde aylığını, 2926 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak bağlanması gerektiği, ancak 2829 sayılı Kanundan yararlanabilmek için kişiyi tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlamanın sosyal güvenlik sistemi ve yasanın amacıyla bağdaşmadığı karşısında, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundaki sigortalılık süresinin o Kurumdan yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli süreyi doldurmasından sonra başka bir kuruma nakledilen sigortalının tercih hakkının bulunduğu, somut olayda davacının 21.10.2010 tarihli ilk aylık başvurusunun 1479 sayılı Kanun kapsamındaki tescile dayalı 0280 643 254 sigorta sicil numarası ile yapıldığı ve herhangi bir hizmet birleştirme talebinin bulunmadığı, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki prim ödeme gün sayısının yeterli bulunmasına karşın re’sen gerçekleştirilen 2926 sayılı Kanun kapsamındaki tescile dayalı olarak aylık başvurusu sonrasında 2926 sayılı Kanun kapsamında prim tahsil edilip 2. başvuru üzerine tahsis talebi sonrası edinilen 2926 sayılı Kanun kapsamındaki prim ödeme gün sayısı eklenerek aylık bağlandığı, bu haliyle davacının hizmet birleştirilmesi iradesinin bulunmadığı, 1479 sayılı Kanun kapsamında 16 yıl 7 ay 4 gün hizmeti bulunan ve 6974 gün üzerinden kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazanan davacının tahsis talep tarihi olan 06.04.2011 tarihi itibariyle 57 yaşını ikmal ettiği, bu tarih itibariyle 6974 gün üzerinden 1479 sayılı Kanun hükümlerine göre kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığı, bağlanması gereken aylığın ek ödeme hariç 710,79 TL olduğunun tespiti ile davayı kabul eden mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gözetilerek, istinaf Kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
SGK vekili, davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığı, hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, belirterek ve re’sen belirlenecek diğer nedenlerle, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Eldeki davada, mahkemece davacı hakkında ilk tahsis talebine ilişkin belgelerde davacının 2926 Sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık numarasını bildirmemesi, daha sonra tahsiste esas alınan 2926 sigortalılığına ilişkin primlerin anılan tahsis talebi yönünden bir işlem yapılmaksızın davalı Kurumca 2926 sigortalılığına ilişkin primlerin tahsil edilmesi ve arkasından alınan 2. Tahsis talebinde 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sicil numarası belirtilmiş ise de, bu hususun sigortalı davacının iradesine dâhil olmadığının ve Kurum yaklaşımına göre talebin 2. Kez oluşturulduğunun açıkça anlaşılması karşısında, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık bağlanmasına ilişkin olarak irdesinin varlığı ve 1479 sayılı yasa kapsamında tahsis yapılması gerektiğine ilişkin yaklaşım yerinde ve isabetlidir.
Ne var ki, mahkemece davacı hakkında kabul edilen bu yeni sigortalılık süresine göre aylık miktarının önce kurumdan sorulması ve gelen cevaba davacının itirazı olması halinde aylık miktarına ilişkin inceleme yapılması gereğine uyulmaması isabetsiz olup, bozma nedenidir.
Yaşlılık aylığının hesabında ise, tahsis talep tarihinde yürürlükte bulunan, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi ve bu maddenin yollaması ile anılan Kanunun 29 ve 1479 sayılı Kanun’un Geçici 11. maddelerinin uygulanması gerekmektedir.
Geçici 2. maddede, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır:
a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır.
b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29’uncu madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır.
c) Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanan kısmî aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29’uncu maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un Geçici 82’nci maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un Geçici 82’nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır. …” hükmüne yer verilmiş, 29. maddenin “4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile aynı fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır.
Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır.
Aylık bağlama oranı, sigortalının malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için %2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı %90’ı geçemez.
28’inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın %60’a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, %50’yi geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenir. Ancak, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün, %50 oranı da %40 olarak uygulanır.
Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.” şeklindeki düzenlemesi ile de 01.10.2008 sonrası aylıkların hesaplama yöntemi belirlenmiştir.
Geçici 2. madde hükmü gereğince, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihine kadarki sigortalılık sürelerine yönelik aylıklar, 1479 sayılı Kanun’un 36 ve Geçici 11. maddesi gereğince hesaplanacak ve 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı bölümü aylık miktarında esas alınacak, 01.10.2008 tarihi sonrasındaki sigortalılık sürelerine yönelik aylıklar ise 5510 sayılı Kanun’un 29 ve devamı madde hükümleri gereğince hesaplanacak ve bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı bölümü aylık miktarında esas alınacaktır.
01.01.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun’un 39. maddesi ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 11. maddede, sigortalının aylığının “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;
a)Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değeri üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile,
b)Sigortalının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu Kanunun 36’ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı,” toplamı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu Yasal düzenlemeye göre; A1 aylığının hesap formülü;
01.01.2000 tarihindeki basamağının (01.07.2003) Gelir tablosu karşılığı
A1 Aylığı = Aylık gelir tutarı x ABO x 1.1.2000 öncesi hizmeti Toplam Hizmetleri,
Keza A2 aylığının hesap formülü de;
A2 Aylığı= Ağırlıklı Ortalama x ABO x 1.1.2000-01.10.2008 arası hizmeti
Toplam Hizmetleri
şeklinde olacaktır.
A2 aylığının belirlenmesinde dikkate alınması gereken “Ağırlıklı Ortalama” hesabında, 01.01.2000 tarihi ile 01.10.2008 tarihi arasında 2926 ve 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olarak bulunulan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden anılan Kanunlara tabi sigortalılar için geçerli olan 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek ağırlıklı ortalama belirlenmelidir.
Aylık hesabında esas alınacak aylık bağlama oranlarının belirlenmesinde ise, 01.01.2000 öncesi için 1479 sayılı Kanun’un Geçici 11. maddesi yollaması ile mülga 36. maddenin “Yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalılara en son prim ödediği gelir basamağında en az bir tam yıl prim ödemesi koşuluyla bulunduğu basamağın % 70’i oranında aylık gelir hesaplanır. Bulunduğu gelir basamak primini bir yıl ödememişse, bir önceki basamak üzerinden aylık gelir hesaplanır. Bu oran 25 yıldan fazla prim ödenmiş olması halinde fazla olan her tam yıl için %1, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşlarından sonra sigortalılığa devamda, fazla olan her tam yaş için de ayrıca %1 artırılır.
35’nci maddenin (c) fıkrasına göre bağlanacak aylıklarda ise primi ödenmemiş 25 yıldan az her tam yıl için % 1 indirim yapılır.” hükmü gözetilmeli, 01.01.2000 sonrası aylık bağlama oranının belirlenmesi için ise, 4447 sayılı Kanunla değişik anılan maddenin “Aylık bağlama oranı, sigortalının toplam sigortalılık süresinin ilk on tam yılının her bir yılı için %3,5 takip eden onbeş tam yılın her bir yılı için %2 ve yirmibeş yıldan fazla her bir tam yıl için %1,5 oranlarının toplamıdır.” hükmü nazara alınmalıdır. B aylığının tespitinde esas alınan “Ağırlıklı Ortalama” hesabında ise; 01.01.2000 tarihi ile 01.10.2008 tarihi arasındaki sigortalılık sürelerine yönelik basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek ağırlıklı ortalama bulunmalıdır.
Bu şekilde belirlenecek aylık bağlama oranları ile hesap edilen A1 ve A2 aylıklarının toplamı, 01.07.2003 tarihi itibarıyla aylık miktarını oluşturur. Bu tutara 2003 yılı Ocak ayından itibaren ödenmesi gereken sosyal destek ödemesi tutarından 2003 yılı Temmuz ayına kadar kümülatif TÜFE oranı kadar düşüldükten sonra kalan miktarın 01.10.2008 tarihine kadar gecen sürelere ilişkin hesaplanacak kısmi tutarı eklenerek 2004 yılı Ocak ödeme döneminden 2007 yılı Temmuz dönemi dahil aylıklara uygulanan artışlar uygulanmak suretiyle (A) aylığı 2008 yılı Ocak dönemine, sonrasında, 2008 yılı dahil olmak üzere tahsis talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak tahsis talep yılının Ocak ayına taşınır.
Bu aşamadan sonra 01.10.2008 sonrası sigortalılık süreleri esas alınarak 5510 sayılı Yasa’nın 29. maddesi gereği aylık hesabı yapılmalıdır. Anılan Yasal düzenlemeye göre Aylık= Ortalama Aylık Kazanç x Aylık Bağlama Oranı formülüne göre hesaplanır.
Ortalama Aylık Kazanç ise 2008 yılı Ekim ayı (dahil) ve sonraki her yıla ait prime esas kazancın, ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşecek güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, 2008 yılı Ekim ayı (dahil) sonrası prim ödeme gün sayısına bölünmek suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın 30 katıdır.
Burada prime esas kazanç tutarının belirlenmesi üzerinde durmakta fayda vardır. Bilindiği gibi 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre “4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a) Aylık prime esas kazanç, 82’nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Beyanda bulunmayan sigortalıların aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katı olarak belirlenir.
b) Sigortalı aynı zamanda işveren ise aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin otuz katından az olamaz. …”. Anılan hüküm çerçevesinde 01.01.2009 tarihi sonrası dönem yönünden sigortalı tarafından beyan edilen günlük kazanç belirlenmeli, beyan bulunmadığı takdirde prime esas günlük kazanç alt sınırı esas alınarak prime esas aylık kazanç tutarı tespit edilmeli, 01.10.2008-01.01.2009 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise, prime esas kazanç beyan edilmemesi hâlinde, sigortalının daha önce bulunduğu en son gelir basamağına karşılık gelen tutar esas alınarak prime esas kazanç tespit edilmelidir.
Aylık bağlama oranı, sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için %2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı %90’ı geçemez. 30.04.2008 tarihi ve öncesi sigortalılığı bulunup Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Yasanın yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için %3 oranı esas alınır.
Açıklanan yöntemle hesaplanan yaşlılık aylığı; sigortalının fiili çalışma süreleri için prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep yılına ait Ocak ayı itibariyle belirlenen ortalama aylık kazancının %35’inden, sigortalının talep tarihinde bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa %40’ından az olamaz.
Bulunan tutarın 01.10.2008 sonrası prim gün sayısına orantılı bölümü alınarak kısmi aylık (B) hesap edilecektir. Sigortalının aylığı (A) ve (B) kısmi aylıklarının toplamından oluşur. Bu şekilde bulunan tutar, tahsis talep yılının ocak ayındaki aylık tutarıdır. Bulunan miktarın tahsis tarihine göre ocak ve temmuz ödeme dönemlerinde uygulanan artış oranları kadar arttırılması sonucu tahsis tarihindeki aylık miktarı belirlenir.
Eldeki davada ise, mahkemece davacı hakkında kabul edilen bu yeni sigortalılık süresine göre aylık miktarının ne olacağı hususunda, önce kurumdan sorulması ve gelen cevaba davacının itirazı olması halinde davalı Kurumca bağlanan aylıkta esas alınan tüm verilerin belirlendikten sonra, davacının alması gereken aylık miktarına ilişkin inceleme yapılması ve açıklanan mevzuat kapsamında denetime elverişli bir rapor aldırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yapılacak irdelemede, davacının kararı temyiz etmediği ve davalı Kurum lehine mahkeme kararındaki tutar bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu da dikkate alınmalıdır.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesi ile kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.