Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20209 E. 2023/1251 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20209
KARAR NO : 2023/1251
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/609 E., 2015/518 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2011/609 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, eksik araştırma ile delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, şikâyetçi şirkette pazarlama elemanı olarak çalışırken, Çelikoğlu Gıda San. ve Tic. A.Ş.den aldığı dört adet siparişe konu malları firma kayıtlarına ve bünyesine sahte fatura ve kaşelerle teslim edilmiş gibi gösterip şikâyetçi şirketi toplam 72,839,47 TL zarara soktuğu, böylelikle şirket mallarını spot piyasada sattığı, bu suretle özel belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Sanık, 22.04.2011 tarihine kadar satış temsilcisi olarak çalıştığını, suça konu siparişleri kendisinin almadığını, 12.04.2011 tarihli iki adet ve 21.04.2011 tarihli irsaliye faturalarında altta teslim eden kısmında bulunan imzalar ve yazıların kendisine ait olmadığını, ürün taşıma görevinin de olmadığını, bu firmaya bu bedelde hiç satış yapmadığını, mallar teslim edildiğinde faturalarda alanın mutlaka adı soyadı ve kaşesinin olduğunu, teslim eden kısmında da adı, soyadı ve imzası olmadan hiçbir zaman mal teslim almayacaklarını, söz konusu verilen belgelerde kendisine ait olmayan taklit imza olduğunu beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Şikâyetçi şirket vekili aracılığıyla, sanığın görevinin pazarlama ve sipariş alma olmasına rağmen 15 ve 16 Nisan 2011 günlerinde Çelikoğlu Gıda San. ve Tic. A.Ş.den alınan siparişlere ait ürünleri şirkette sayım olduğu, sayımdan sonra akşam saatlerinde kendisinin teslim edileceğini belirterek malları teslim elemanlarına bir marketin önüne bıraktırdığı ve bu şirkete teslim edilmiş gibi sahte kaşe ve imzalı belgeler düzenleyip şirkete verdiği, daha sonra bu ürünleri dışarda satarak bedelini uhdesine alarak şirketi toplamda 72.839,47 TL zarara uğrattığını beyanla sanıktan şikâyetçi olmuşlardır.

4. Tanık …, şikâyetçi şirkette yardımcı dağıtım elemanı olarak çalıştığını, sanığın Peynirciler isimli şirketten yüklü sipariş aldığını, malın akşam 19:00’da gitmesinin zorunlu olduğunu, kendi arabasıyla götüreceğini söylediğinden malları Gültekinler bayiinin önüne bırakıp faturaları sanığa verdiklerini, malın faturalarını ertesi gün şirkete getirdiğini beyan etmiştir.
5. Tanık …, satış şefi olarak çalıştığını, yurtdışı seyahatinden geldiği bir zaman sanığın satış hedefinin yüksek olduğunu gördüğünde sanığın Meşhur Peynirciye yüklü fatura kestiğini söylediğini, şüphelenmesi üzerine yaptığı araştırmada mağazalardan malları kontrol ettiklerinde faturadaki mal miktarı kadar stok olmadığını gördüklerini ve durumu ilgililere bildirdiklerini, Meşhur Peynirciyle hesap mutakabatı yapıldığını, suça konu dört faturanın kendilerinde olmadığını, böyle bir ürün almadıklarını söylediklerini, sanığa neden yaptığını sorduğumda “Ben birşey yapmadım, kimse birşey ispat edemez.” dediğini beyan etmiştir.
6. Tanık …, olaydan sonra askere giden sanığın yanında satış şefleri tanık Erdem ile gittiklerinde Erdem’in olayın nasıl gerçekleştiğini sorunca sanığın: ” Ne olayı, ben böyle bir şey yapmadım. Mahkemeye başvurursanız vurunuz, hiç birşey ispatlayamazsınız” dediğine şahit olduğunu beyan etmiştir.
7. Çelikoğlu Gıda firması yazısına göre, suça konu faturaların şirket kayıtlarında olmadığı bildirildiği görülmüştür.
8. Bilirkişi heyet raporuna göre, sanığın farklı belgeleri farklı karakterde imzaladığı, dava konusu dört adet faturanın alıcı firmaya ait yevmiye defteri ve defteri kebir kayıtlarının yapılmadığı, şikâyetçi şirket ile satış yapıldığı görülen Çelikoğlu şirketi arasında cari hesaplarla ilgili yazışmanın incelenmesi ile, 31.12.2012 tarihi itibarıyla Çelikoğlu firmasının cari hesap borç bakiyesinin 255.019,15 TL, şikâyetçi şirket hesabında ise 182.179,83 TL göründüğü, bu iki rakam arasındaki farkın 72.839,47 olduğu, bunun da dava konusu dört adet sahte düzenlenmiş faturalardan kaynaklandığı, sonuç olarak dava konusu faturaların sanık tarafından şikâyetçi şirketin Çelikoğlu şirketine verdiği mal karşılığı düzenlenmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
9. Mahkemece, bilirkişi raporu, tanık beyanları ile dosya kapsamıyla sanığın atılı suçları işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Temyiz İsteği Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçuna İlişkin Temyiz İsteği Yönünden;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2011/609 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2011/609 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.