Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7140 E. 2023/1374 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7140
KARAR NO : 2023/1374
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/281 E., 2015/95 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/281 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; atılı suçu işlemediğine, çeki kendisinin vermediğine, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, şikâyetçi …’ye zeytin almak üzere 8.500,00 TL aldığını ancak zeytin almaması nedeniyle oluşan borcuna karşılık suça konu 17.385,00 TL bedelli çeki verdiğini bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığını, mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmediğini, çek ile ilgisinin olmadığını, öncesinde kimliğini kaybettiğini buna ilişkin gerekli yerlere bildirimde bulunduğunu, şikâyetçiyi veya tanıkları tanımadığını savunduğu belirlenmiştir.
3. Şikâyetçi …, çeki daha önceden Balıkesir iline zeytin almak amacı ile gittiğinde tanıştığı, sanık …’dan aldığını, sanığa kendisine zeytin alması amacı ile 8.500,00 TL para verdiğini ancak altı ay geçmesine rağmen sanığın almayı vaatte bulunduğu zeytini göndermediğini, daha sonra … ile İstanbul ilinde görüştükleri sırada zeytini gönderemediği için kendisinden aldığı paraya karşılık suça konu çeki sadece keşideci imzalı şekilde boş bir vaziyette aldığını, çek tutarının alacağından fazla olması nedeniyle geriye kalan kısmını sanığa para olarak göndermek üzere anlaştıklarını belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Tanık O. B.’nin alınan beyanında, söz konusu çeki alacağına karşılık …’den aldığını, çekte sadece imza bulunup diğer yerlerin boş olduğunu belirtmiş olduğu görülmüştür.
5. Tanık S. İ.’nin alınan beyanında, çeki ağabeyi olan O.B.’den kendisine olan borcuna karşılık boş olarak aldığını, çekteki diğer yerleri kendisinin doldurduğunu ve B.Ç.’ye verdiğini belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
6. Dosya kapsamında bulunan 05.06.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre, çekin sahte olduğunu, aldatma kabiliyetini haiz olduğunu, çekin ön yüzündeki el yazıları ile birinci ciranta yazı ve imzasının …’nun eli ürünü olduğunu, keşideci imzasının ise sanığa ait olmadığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
7. Mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık …’ın, şikâyetçi …’den zeytin almak üzere 8.500,00 TL aldığını ancak zeytin almaması nedeniyle oluşan borcuna karşılık suça konu 17.385,00 TL bedelli çeki verdiğini bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; tanık A.H.’nin suça konu 26.07.2013 keşide tarihli, 17.385,00 TL bedelli çeki 13.05.2013 tarihinde Akbank Düzce Şubesi’ne teyit için getirdiğinde çekin sahte olduğunun belirtildiği, A.H.’nin söz konusu çeki satmış olduğu malzeme karşılığında tanık B.Ç.’den, tanık B.Ç.’nin satmış olduğu fındık kabuğu karşılığında tanık S.İ.’den, tanık S.İ.’nin, öz ağabeyi O.B.’den alacağına karşılık aldığı, tanık O.B.’nin de çeki alacağına karşılık şikâyetçi …’den aldığını beyan ettiği, şikâyetçi …’nin ise çeki daha önceden Balıkesir’e zeytin almak amacı ile gittiğinde tanıştığı, sanık …’dan aldığını öncesinde sanığa kendisine zeytin alması amacı ile 8.500,00 TL para verdiğini, ancak altı ay geçmesine rağmen sanığın almayı vaatte bulunduğu zeytini göndermediğini daha sonra … ile İstanbul ilinde görüştükleri sırada zeytini gönderemediği için kendisinden aldığı paraya karşılık suça konu çeki sadece keşideci imzası olacak şekilde boş bir vaziyette aldığını, çek tutarı alacağından fazla olduğundan dolayı geriye kalan kısmı sanığa para olarak göndermek üzere anlaştıklarını belirtmiş olduğu ancak şikâyetçinin 16.05.2013 tarihli kolluk beyanında çek yaprağı boş olan çeki yanında doldurduğunu belirtmiş olduğu sanığın ise savunmasında suçlamayı reddederek suç tarihinden önce kimliğini kaybettiğini, bu sebeple ilgili yerlere başvuru yaptığını, şikayetçinin iddiasındaki gibi bir ticari ilişkileri olmadığını savunması ve 05.06.2014 tarihli kriminal raporda da suça konu çekteki keşideci imzasının sanığa ait olmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından öncelikle sanığın suç tarihinden önce kimliğini kaybetmesi nedeniyle ilgili yerlere başvurular yaptığı şeklindeki savunması usulünce araştırılarak başvurusu var ise ilgili evrakın temini ile bilahare hükmün gerekçesinde, suç tarihlerinde tacir olduğu anlaşılan şikayetçi …’nin sanığa verdiği 8.500,00 TL’ye ilişkin herhangi bir belge ibraz edememesinin ayrıca çekin ön yüzündeki yazıların kriminal raporuna göre tanık S.İ.’ye ait olduğunun belirlenmiş olması nedeniyle şikâyetçinin beyanlarındaki çelişkinin giderilmesi ile suça konu çeki sanığa ciro ettirmeden kabul etmesinin hayatın olağan akışına uyup uymadığı ve hangi sebeplerle şikâyetçinin beyanına göre üstünlük tanındığı hususlarında denetime olanak verecek biçimde gerekçeli karar yazılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

2. Kabule göre de, şikâyetçi … ile tanık S.İ.’nin açık beyanlarında anlaşılacağı üzere, suça konu çekin sanık tarafından sadece imzalı bir şekilde adı geçen şikâyetçiye borca karşılık verildiği ve bilahare ismi geçen tanık tarafından içeriğinin doldurulduğunun anlaşılması karşısında, suça konu belgenin sanık tarafından yasal unsurları tamamlanmadan tedavül ettirildiği cihetle müsnet eylemin sübutu halinde özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülüp yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/281 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.