YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/15362
KARAR NO : 2006/3382
KARAR TARİHİ : 16.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davada Kadastro Mahkemesi kararıyla portakal bahçesi ve tarla niteliğiyle Hazine adına tescil edilen 34.900 m2 yüzölçümlü … Köyü 878 parsel sayılı ve 1995 yılında Hazine adına ihdasen tescil edilen 3942 parsel sayılı 26.490 m2 yüzölçümlü ham … niteliğindeki taşınmazlar ile taşlık ve çalılık olarak tapulama harici bırakılan bir kısım taşınmazın davacının zilyetliğinde olması nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 3942 sayılı parselin (A) işaretli 13.525,26 m2’lik bölümünün, 878 sayılı parselin (B) işaretli 3442.79 m2’lik bölümünün ve tescil harici bırakılan (C) işaretli 16.923,85 m2’lik bölümünün davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil ve tescil harici bırakılan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince tesciline ilişkindir.
1- Çekişmeli 878 sayılı parsel hakkındaki temyiz itirazları yönünden;
Yörede 1967 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında çekişmeli 878 sayılı parselin Hazine adına yapılan tesbitine Orman Yönetiminin itirazı üzerine kadastro komisyonunca bu parsel orman olması nedeniyle 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi hükmüne göre orman olarak tesbit dışı bırakıldığı, davacının babası … … tarafından Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine açtığı dava sonucu Kadastro Mahkemesinin 23.01.1984 gün ve 1973/141-1984/12 sayılı kararı ile bu parselin davacı … …’ın 1960 yılından sonra arkaç yeri (hayvan yatırılan yer) olarak kullanıldığı, bu kullanımın sürekli olmadığı gibi ekonomik amacına da uygun olmadığı ve 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı yönünden dolmadığı gerekçesiyle davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilerek taşınmaz portakal bahçesi ve tarla niteliği ile tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince kadastro tesbit tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak dava açılamaz. Davacı bu davayı kendi zilyetliği ile babasının eklemeli zilyetliğine dayanarak açmıştır. Çekişmeli 878 sayılı parsele ilişkin hüküm 06.03.1986 tarihinde kesinleşmiş ve tapu kaydı oluşmuştur. Bu tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık süre geçtiğinden 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince bu parsel yönündeki davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki; çekişmeli taşınmazla ilgili olarak davacı gerçek kişinin babasının Kadastro Mahkemesinde açtığı dava bu mahkemesinin 1973/141-1984 /12 sayılı kararı ile ret edilip kesinleştiği anlaşılmakla, bu davanın halefiyet yolu ile davacı yönünden kesin hüküm oluşturacağı da kuşkusuzdur. Açıklanan nedenlerle, 878 sayılı parsel hakkındaki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmemiş olması isabetsizdir.
2- Çekişmeli 3942 sayılı parselin (A) işaretli bölümü ile, tesbit harici bırakılan taşınmazın (C) işaretli 16.923.85 m2’lik bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Çekişmeli 3942 sayılı parsel Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olması nedeni ile 03.04.1995 tarihinde ihdasen Hazine adına tescil edilmiştir. Gerek 3942 parsel, gerekse tespit harici bırakılan taşınmazın (C) işaretli 16.923.85 m2 yüzölçümündeki bölüm yörede 1967 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında taşlık ve çalılık olması nedeni ile tesbit dışı bırakılmış, daha sonra 16.06.1989 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmaları sonucunda (C) işaretli bölüme kuzey, güney ve doğudan sınır komşusu olan taşınmazlar ile 3942 parselin (B) işaretli bölümünün öncesinin orman olduğu ancak nitelik kaybetmesi nedeni ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkarıldığı, daha sonra 1998 yılında 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kadastrosu yapıldığı ve tescil harici (C) işaretli bölümü 3 yönden çevreleyen taşınmazlara 4046, 4049, 4050 ve 4051 parsel numaraları verilerek ve 3942 parselin güney doğusunda bulunan taşınmaza 4052, batısındaki taşınmaza 4058 parsel numaraları verilerek ve 2/B madde sahası olduğu belirtilerek Hazine adına tapuya tescil edildiği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer önce … Köyü sınırları içinde iken Gökçebelen Köyü olarak ayrıldığı, daha sonra … Beldesi içine alındığı ve … Beldesinde 08.07.1997 tarihinde yapılan imar uygulaması soncunda imar planı içine alındığı dosyadaki kayıt ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; yapılan keşifte yerel bilirkişi dinlenmemiş, 17.02..2004 tarihinde yapılan keşifte 1949 ve 1957 doğumlu iki davacı tanığının soyut içerikli beyanları hükme dayanak yapılmış, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerle ilgili orman kadastro harita ve tutanakları ve 2/B madde uygulamasına ilişkin belgeler getirtilmeden uzman orman bilirkişisinin orman tahdit haritası olduğunu bildirdiği belge rapora eklenerek çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamıştır. Orman kadastro çalışmaları 1989 yılında ilan edildiğine göre çekişmeli taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmış olsalar dahi öncesinin eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planına göre incelenmesi gerekmektedir. Çekişmeli 878 sayılı parsel hakkında Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında Orman Bakanlığınca gönderilen 17.06.1982 tarihli mütalaada çekişmeli 878 parselin ormandan açıldığı ve orman bütünlüğü içinde, eğiminin % 14 olduğu, … muhafaza özelliği taşıdığı bildirilmiştir.
Bu nedenle; davanın sağlıklı sonuca ulaştırılması için, öncelikle … Köyünde 06.10.1987 tarihinde işe başlanan ve 16.6.1989 tarihinde ilan edilen orman kadastro ve 2/B çalışmaları ile ilgili olarak 6 ila 23,116 ila 119, 120 ila 123 nolu orman tahdit noktalarına ilişkin orman tahdit harita örneği ile çalışma tutanaklarının ve Merdiven Devlet Ormanına ait I, XV, XVI poligon nolu 2/B parselleri ile ilgili çalışma tutanaklarının onaylı örnekleri, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planı ve çekişmeli 3942 sayılı parselin Hazine adına idari yoldan tesciline ilişkin idari tahkikat tutanağı bulundukları yerden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle, taşınmazın kesinleşen orman tahditi dışında kaldığı belirlendiğinde ise, aynı bilirkişiler aracılığı ile en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafı çekişmeli taşınmaz ve geniş çevresine uygulanmak suretiyle taşınmazın ve çevresinin öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı, tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı yasanın 45. maddesi ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 31/13; 14.03.1989 gün 35/13 E.K., 13.06.1989 gün 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilse dahi salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülerek taşınmaz ve çevresindeki diğer parsellerinin memleket haritasındaki konumu saptanıp bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilerek bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında “çalılık” olarak görünüp de eğimi % 12’yi aşan kesimler var ise, bu kesimler belirlenip, … elemanı krokisinde gösterilmeli, öncesi çalılık ya da delicelik, makilik olup, eğimi % 12’yi aşan yerler orman tahdidinin yapılıp kesinleştiği tarihe kadar 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğundan her hangi bir nedenle orman rejimi dışında bırakılmış orman olması nedeniyle 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince orman sınırları içine alınabileceği düşünülmelidir.
Yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın bitki örtüsü, kullanılış biçimi varsa halen üzerinde bulunan ağaçların cinsleri yaşları dağılımları, imar ihya söz konusu ise imar ihyanın ne zaman başladığı ve ne zaman tamamlandığı ve zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı konularında ilmi verilere dayalı rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, çekişmeli 3942 parsel sayılı taşınmazın idari yoldan tesciline ilişkin tutanaklarda ismi geçen kişilerden taşınmazın öncesi ve kullanılış biçimi konusunda bilgi alınmalı; yerel bilirkişiler ve zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tescil harici bırakılan taşınmaz yönünden dava tarihine kadar 3942 parsel yönünden Hazine adına idari yoldan tescil edildiği güne kadar davacı gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; taşınmazın 1997 yılında imar planı içine alındıktan sonra sürdürülen zilyetliği değer verilemeyeceği düşünülmeli, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Değinilen yönler gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 16/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.