Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/2700 E. 2023/782 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2700
KARAR NO : 2023/782
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1002 E., 2019/1600 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Beraat, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2017/511 Esas, 2018/214 sayılı Kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2018/1002 Esas, 2019/1600 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, bozma görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi
Özetle, İlk Derece Mahkemesince sanık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmişse de istinaf mahkemesinin, CMK ile görevlendirilen sanık müdafii lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönünde vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararının, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının Temyiz İstemi
Sanığın hukuki durumu ile hakkındaki delil durumu incelendiğinde, Ağrı Cumhuriyet Savcısı iken Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu 3. Dairesi tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edildiği, kendi beyanıyla da sabit olduğu üzere öğrencilik döneminde örgütle iltisaklı dershaneye gittiği, yine örgüte ait evlere gittiği, üniversite öğrenimi döneminde örgüte müzahir evde kaldığı hususları da gözönüne alındığında her ne kadar sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de sanıktan elde edilen dijital metaryallere ilişkin inceleme raporu beklenmeksizin eksik araştırmayla karar verilmesinin esasa etkili olabileceği düşünüldüğünden bu rapor beklenmeksizin verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkta örgütün kullandığı gizli ve kriptolu herhangi bir program tespit edilemediği, sanığın var olan Bank … hesabında 01.01.2014 tarihinden sonra herhangi bir bankacılık işlemi gerçekleştirmediğinin tespit edildiği, tanıklar R.T., B.T., A.B., A.S.D. ve M.Ç.’ün sanığın örgüt ile irtibatı olduğuna veya destekler mahiyette tavır sergilediğine şahit olmadıkları yönünde beyanlarının bulunduğu, daha önce şüpheli sıfatıyla ifade veren M.L.D.’nin, sanığın örgütle irtibatlı olduğuna birebir şahit olmadığını belirttiği, yine tanık C.S.’nin sanık ile üniversite de okurken 2005 yada 2006 yılı şeklinde hatırladığı tarihte sanığın kendisine FETÖ’ye ait öğrenci evlerinde kaldığını, oldukça çok sorun yaşadığını, evlerden ayrılmak istediğini, bu konuda kendisinin ona yardımcı olup olamayacağını sorduğunu, kendisininde bu sıralarda İstanbul Eminönü Kadırga semtinde bulunan, … Erkek Öğrenci Yurdu adı ile bilinen, merkezi Beyazıt’ta bulunan … vakfına ait yurtta kaldığını, yurt müdürü A.Ç. beyle gerekli görüşmelerden sonra …’un yurda geçiş yapmasına referans olduğunu, daha sonra … ile samimiyetinin arttığını, birlikte okuldaki derslere gidip geldiklerini, … bu şekilde, kendisi okulu bir yıl uzattığı için, çapraz ders alarak yani kendisinden bir üst dönem olarak okulu bu yurtta kalarak bitirdiğini beyan ettiği, sanık savunmasının tanık beyanları ile örtüştüğü ve samimi görüldüğü, bu haliyle sanığın hakimlik staj dönemi veya sonrasında örgüte ait herhangi bir ev veya kurumda kalmadığı, bu yerlerde kaldığı tarihlerinse eski olduğu, sanığın kendi isteğiyle bu yerlerden ayrıldığı, Yargıtay 16. CD 20.12.2017 tarihli 2017/1862 Esas- 2017/5796 Karar sayılı ilamına ve genel hukuk ilkelerine göre sanığın FETÖ-PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı/irtibatlı bulunan kişiler ile irtibatı bulunsa da sanığın bu kişilerin örgüt irtibatını bilmesinin mümkün olmaması, bilmesinin sanıktan beklenemeyecek olması veya bilse bile ne sebeple irtibat kurduğu bilinmeyen sanığın sadece örgüt üyeleriyle irtibatının atılı suça vücut vermeyeceği, sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içeren yeterli eyleminin dosya kapsamında bulunmadığı, yine örgüte yardım mahiyetinde yeterli eyleminin de dosya kapsamında bulunmadığı görülmüş olup sanığın cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, şüpheyi kanaat düzeyine vardıracak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunamadığı, bu nedenle yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı CMK’nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge adliye mahkemesince, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine, ancak;
CMK’nun 150/3 üncü maddesi uyarınca görevlendirilen müdafii tarafından temsil edilen ve vekaletnameli müdafii bulunmayan sanık lehine avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
CMK’nun 232/2-c maddesine aykırı olarak beraate ilişkin gerekçeli karar başlığında suç yeri ve tarihine yer verilmesi,
Kanuna aykırı olup, O yer Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a ve 303 üncü maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasındaki vekalet ücretine ilişkin ikinci paragraf ile karar başlığındaki suç tarihi ve suç yeri bilgilerinin bulunduğu bölümlerin çıkartılması suretiyle istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından, sanık hakkında 2016/3674 soruşturma sayılı dosyada el konulan dijital materyallerle ilgili olarak inceleme raporu aldırılmasından ve yapılan UYAP sorgulamasında, sanık hakkında Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/3 Esasına kayden görülen aynı suçtan derdest dava dosyasının bulunduğu anlaşılmakla, terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu da nazara alınarak anılan dosya getirtilip incelenmek suretiyle her iki dava arasında hukuki ve fiili kesintinin olup olmadığı da değerlendirilip, derdest ise iş bu dosya ile birleştirildikten, kesinleşmiş ise onaylı sureti dosya içerisine alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi kanuna aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2018/1002 Esas, 2019/1600 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası a bendi uyarınca Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.