YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14900
KARAR NO : 2023/3523
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜM : Beraat
Hüküm başlığında … katılan olarak gösterilmiş ise de Maliye Hazinesini temsilen duruşmalara girdiği anlaşılan hazine vekilinin, süre tutum dilekçesini de Osmaniye Defterdarlığı adına vermesi karşısında hazine vekili olarak hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisini bulunduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz istemi sanıkların atılı suçu işlediklerine dair delil bulunmasına rağmen beraat kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların suçu işlediklerinin bilirkişi raporlarıyla belirlendiğine mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay sanıkların … köyü 111 Ada 76 numaralı mera parseline buğday ekerek, tel çekerek, zeytin fidesi dikerek tecavüz ettikleri iddiasına ilişkindir
2. Sanıklar hakkında Osmaniye Kaymakamlığının 25.05.2015 tarih 05 sayılı kararıyla suça konu meraya tecavüzden dolayı 3091 sayılı Kanun gereği men kararı verildiği anlaşılmıştır.
3. … Köyü 111 Ada 76 numaralı parselin tapuda mera olarak kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
4. Mahkemece keşif yapılmış teknik bilirkişi raporunda suça konu … Köyü 111 Ada 76 numaralı mera parselinin üzerinde sanıkların işgal ettiği alanları göstermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.07.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
1. Suça konu … Köyü 111 Ada 76 numaralı parselin mera olduğu köy sınırları içinde bulunduğu, meraların mükiyetinin hazineye ait olup kullanım haklarının bulunduğu köy veya belediyelere ait olduğu hususları hep birlikte değerelendirildiğinde, suça konu taşınmaz başında teknik bilirkişiler eşiğinde yeniden keşif yapılarak sanıkların kullandıkları alanların tespit edilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırmayla suça konu meranın hazineye ait olup köy tüzel kişiliğine ait olmadığı gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile ; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan ” … kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış… ” ibaresinin “… seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve
yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmesi nedeniyle kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık …’ın 5271 sayılı Kanun’un 191. ve 147. maddelerinde öngörülen hakları hatırlatılarak, usulüne uygun savunması alınmadan yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulmak suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde karar verildi.