Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1067 E. 2023/1228 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1067
KARAR NO : 2023/1228
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı kooperatife üye olduklarını, davalı kooperatif adına kayıtlı olan 21 ve 22 no.lu taşınmazların üzerinde SGK’nın haczinin olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılarak tapu iptali ve tescilini olmaz ise taşınmazların rayiç bedellerinin belirlenerek avans faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; SGK’ya ödenmesi gereken prim borçları nedeniyle uygulanan haciz sebebiyle tapu veremediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.03.2019 tarihli 2018/958 E., 2019/260 K. sayılı kararı ile; yargılama sırasında davalı kooperatifin tapu devrini sağladığı, davacı …’ın üyeliğini dava dışı … …’a devrederek 21 no.lu bağımsız bölümün adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın niteliği de nazara alınarak, yargılama sırasında üyelik devri nedeniyle aktif husumet ehliyeti kalmadığından bu davacı tarafından açılan davanın bu sebeple reddine, 22 no.lu bağımsız bölümün de yargılama sırasında diğer davacı …’e devredildiği gerekçesiyle bu davalı yönünden dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafça dava açılmaya sebebiyet verildiğinden bu davacı yönünden yapılan yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine ve lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı … vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 14.06.2021 tarihli 2021/1032 E., 2021/2671 K. sayılı ilamı ile; dava konusu 21 no.lu taşınmazın dava sırasında dava dışı … …’a temlik edildiği, temlik tarafların kabulünde ve taşınmaz da bu kişiye devredildiğine göre her iki davacı yönünden dava konusuz kaldığından davalı … yönünden davanın husumet yönünden reddi kararının doğru olmadığı, her iki davacı yönünden dava konusuz kaldığından 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesinin 1. fıkrası gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık oranına göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu taşınmazların üzerinde bulunan SGK hacizleri nedeniyle tapu devrinin yapılamadığı, SGK borcu aynı zamanda kooperatif üyelerinin de borcu olduğu için üyeler tarafından haciz tarihine kadar yönetim kurulu tarafından genel kurulda verilen yetki gereğince işlem yapılıp yapılmadığı, yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kararı doğrultusunda SGK borçlarının ödenmesi için görevlerini yerine getirip getirmediğinin araştırılarak eğer kooperatif yöneticileri tarafından SGK borcu ödenmemişse üyelerin sorumluluğu olmayacağı, yöneticilerin ihmali olduğu ve davanın açılmasına kooperatif sebebiyet verdiğinin kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinden kooperatif sorumlu olacağı, aksi taktirde yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacı tarafın sorumlu tutulacağı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı itibariyle davalı tarafın davacıların aidat ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediklerine ilişkin bir iddiasının bulunmadığı, SGK haciz işleminin kooperatife ait SGK prim borçları nedeniyle tapuda 01.10.2009 tarihinde tatbik edildiği, haciz tarihinden önce yapılan 14.06.2009 tarihli genel kurul tutanağında SGK borçlarının ödenmesi hususunda genel kurul toplantı tutanağının 8. maddesi ile ana sözleşmenin 44. maddesine ilaveten Ek 2’deki yetkilerin (bunlar içerisinde SGK borçları da bulunmakta olup) yönetim kuruluna tam yetki verildiği, 27.06.2010 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 12 nci maddesi ile SGK borçlarının ödenmesi için kooperatife ait iki dairenin satılması için genel kurulca yönetim kuruluna yetki verildiği, genel kurul toplantı tutanakları içeriği ve dosya kapsamı itibariyle SGK borcunun ödenmemesinde üyelerin sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına kooperatifin sebebiyet verdiği kanaatine varılmakla yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulduğu gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendi yükümlülüğünü zamanında yerine getirerek tapularını almada temerrüde düşen davacıların sonradan haciz sebebiyle tapu alamamasında kusuru olduğunu, kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını, yönetimin ibra edildiğini, genel kurul kararı gereği toplanan aidatla birikmiş SGK borçlarının ödenmesi mümkün olmadığını, bu nedenle dava gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağını, genel kurulda kooperatife ait iki adet konutun satışının yapılmasına ilişkin alınan karar gerekçe gösterilerek kooperatifin kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmasının yerinde olmadığını, kooperatif konutlarının satılıp satılmadığı, satılamamışsa nedenleri incelenmeden sonuca ulaşıldığını beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif üyesi davacılara tahsis edilen bağımsız bölümlerin tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.