YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/481
KARAR NO : 2023/2172
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 253 ada 6 parselde kayıtlı taşınmazın müvekkilinin babası muris …… adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmaz her ne kadar depo vasfında görünse de parselde bulunan 18 No.lu daire ve bağlı bulunan çatı katındaki daire için yapı kayıt belgesi alındığını, müvekkilinin kardeşi …’ın annesi…’a vekâleten davalı … ile evin satışı konusunda 24.08.2020 tarihli sözleşme yaptığını, sözleşme tarihinden itibaren davalının malik sıfatı ile dairelerden kira aldığını, oysa ki taşınmazın hala muris adına kayıtlı olduğunu, miras ortaklığına ait mala ilişkin tasarruf işleminin tüm mirasçıların ortak kararı olmadan yapılamayacağını, …’ın miras ortaklığına ait olan taşınmazın bir başkasına devri sonucunu doğuracak tasarruf işlemini tek başına yapmaya yetkili olmayacağını, bu durumun Samsun …. Noterliğinin 22.10.2020 tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirildiğini, bu nedenlerle davalının muris adına tapuda kayıtlı bulunan 18 numaralı daireye ve bağlı bulunan çatı katındaki daireye ilişkin el atmasının önlenmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 300,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 227,45 TL tutarındaki noter ihtarname masrafının da yine davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Cevaba cevabında ise, davalının süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesine itiraz ettiğini, yapı kayıt belgesinin imar barışına başvuran kişiyi gösterdiğini, başvuru yapanın malik olmadığını, taşınmazın ortak muris … adına kayıtlı olduğunu, …’nin vekâlet tarihinde akli melekelerinin yerinde olmadığını belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; el birliği mülkiyetine konu taşınmazlar üzerinde mirasçıların belirlenmiş paylarının bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davalının, …’ın yapı kayıt belgesi ile maliki olduğu 253 ada 6 parselde bulunan 18 No.lu bağımsız bölümü 24.08.2020 tarihli protokol ile ……’a vekâleten kızı …’dan satın aldığını, satış bedelinin tamamını vekile ödediğini, bağımsız bölümün kullanım ve tescil hakkının davalıya devredildiğini, dairenin muris …’ya ait olmadığını, …’den yapı kayıt belgesine dayanarak satın alındığını, terekeye ait olmayan bir taşınmaz ile ilgili olarak davacının dava açmasında hukuki yarar olmadığını, sözleşmenin tarafları sağ ve geçerlilik şartlarına ilişkin herhangi bir itirazı yok iken davacının beyanlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davalının zilyetlik ve fiili kullanımının haklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının resmî şekilde yapılmayan ve geçerli olmayan adi yazılı sözleşmeye dayanarak hak iddiasında bulunamayacağı ve kural olarak elbirliğine tâbi taşınmazlarda tasarruf hakkı bütün hissedarlarda olup tasarruf ancak, tamamının alacağı ortak karar ile mümkün olduğundan dava dışı ……’ın terekeye ait dava konusu taşınmazı tek başına davalıya satışı geçerli olmayacağından davalının taşınmazı hukuken geçerli nedene dayanmaksızın kullandığı gerekçesiyle “253 ada 6 parsel 3. bodrum 1 bağımsız bölüme (yapı kayıt belgesine göre 18 nolu bağımsız bölüm ve 5. teras kat) davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, 377,85 TL ecrimisil ile 227,45 TL noter tebligat masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” dair hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Keşifte hazır ettikleri 4 tanıklarının dinlenmediğini, yine davacının itiraz etmediği ve keşifte hazır edilen mahalli bilirkişilerin de dava konusu dairelerin ……’a mı yoksa ……’a mı ait olduğu konusunda dinlenmediğini, eksik inceleme yapıldığını, usulüne uygun alınmayan bilirkişi raporunun hükme esas kabul edildiğini, uyuşmazlık konusu dairelerin murise değil …’ye ait olduğunu, davalının tapuya güvenerek bedelini ödediği taşınmazı geçerli protokol uyarınca satın aldığını, iyi niyetli ve haklı zilyet konumunda olup kullanımı geçerli nedene dayandığından haksız işgal olmadığını belirtmek suretiyle istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Bu yasal zemin üzerinde eldeki davaya bakıldığında; bağımsız bölüm olarak tapuda kaydı bulunmayıp tüm kat maliklerine ait ortak alan niteliğinde bulunduğu anlaşılan davaya konu ana yapının 4. Kat ve çatı katının davalı yanın kullanımında bulunduğu davalı yanın kabulünde olup ortak alan niteliğindeki bu kısımların 1 nolu bağımsız bölüm maliki …… mirasçılarından … tarafından adi yazılı sözleşme ile haricen davalıya satılmış olmasının hukuken geçerliliği bulunmayıp bu duruma göre dosyada başkaca delil toplanmasına da lüzum bulunmamaktadır. Bu nedenlerle el atmanın davalı yanın ikrarı ile kanıtlanmış olması, davacının kat maliki olarak (paylı mülkiyet paydaşı ve elbirliği mülkiyeti paydaşı olarak) bu davayı açma hakkının bulunduğu, ancak ortak alan niteliğinde bulunan el atılan bu alanlarla ilgili sadece mirasbırakanı …… adına kayıtlı 1 nolu bağımsız bölümün arsa payına isabet eden ecrimisil tutarından kendi miras payına isabet eden kısmı talep edebileceği, davanın bu gerekçelerle kabulü ve mirasbırakan adına kayıtlı 1 nolu bağımsız bölümün arsa payına isabet eden ecrimisilden davacının miras payına isabet eden tutarın hüküm altına alınması gerekirken yerel mahkemece el atılan alanlar davacının mirasbırakanı ……’a ait müstakil tapulu yerlermiş gibi değerlendirme yapılarak el atmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedilmesi yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve “Davanın Kabulü ile; a) Davacının hissedarı olduğu Ordu İli, …. İlçesi, …. Mahallesi, 253 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ana yapının zemin üstü 4. Kat ve 5. Çatı katında bulunan dairelere davalı tarafından yapılan El Atmanın Önlenmesine, b) 10,80 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ecrimisil bedeline 01.11.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemincreddine, c) 227,45 TL noter tebligat masrafı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” dair esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dava konusu bağımsız bölümün muris …’ya ait olmayıp eşi …’ye ait olduğunu, …’nin de davalıya devrettiğini, hâlen sağ olan sözleşme taraflarının itirazı olmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, davalının tapuya güvenerek bedelini ödediği taşınmazı geçerli protokol uyarınca satın aldığını, iyi niyetli ve haklı zilyet konumunda bulunduğunu, kullanımı geçerli nedene dayandığından haksız işgal olmadığını belirtmek suretiyle hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; mülkiyet hakkına dayanan el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmüne yer verilmiştir.
2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.