YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7980
KARAR NO : 2007/8119
KARAR TARİHİ : 14.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.10.2002 gün ve 2002/10513-11664 sayılı bozma kararında özetle: “1744 Sayılı Yasa uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlar yönünden, orman tahditinden önce tesis edilmiş bulunan tapuya değer verileceğinin kuşkusuz olduğu, ancak davalılara ait tapu kayıtlarının yöntemince uygulanıp kapsamının belirlenmediği, bu nedenle tapu kaydının tüm tesis ve tedavüllerinin getirtilerek uygulanıp kapsamının belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli … Köyü 697 sayılı parselin bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp 1981 yılında kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 ve 1988 yıllarında yapılıp kesinleşen, aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… Köyünde 1953 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda, 519 parsel sayılı 32780 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1950 tarih 13 ve 14 sıra numaralı tapu kayıtlarıyla, öncesinde aynı köy 516, 517, 518, 520, 521, 522 ve 523 sayılı parsellerle bir bütün olduğundan söz edilerek … adına tesbit edilmiş, kadastro tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş, 8075 m2 yüzölçümündeki 679 ve 24139 m2 yüzölçümündeki 680 sayılı parsellere ifraz edilmiş, 680 sayılı parsel ifraz edilip, 697, 698 ve 699 sayılı parseller oluşmuş, 697 sayılı parsel … adına kayıt edilmiştir.
İşte Hazine, … Köyü 697 parsel sayılı bu taşınmazın, 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine, 1976 yılında yapılıp kesinleşen 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
Dosya temyiz incelemesine ilk gönderildiğinde dosya içinde bulunmayan ancak, daha sonra dosyaya getirtilen belgelerin dosyadaki diğer belgeler ile birlikte incelenmiştir. Buna göre; Çekişmeli parselin geldiği 519 sayılı parselin de kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının geldiği; Temmuz 1289 Y. tarih ve 30 sıra numaralı tapu kaydı, Yangı karyesi … tarla mevkiindeki 12 dönüm yüzölçümünde tarla nitelikli, tarafları … vakfı, … ve … ve …, oğlu … fevtinden … bini … adına oluşturulan kayıt olup, Ağustos 1340 tarih ve 4 sıra numaralı, D: … ve … Vakfı, K: … oğlu … ve … tarlası B: …, G: … veresesi ve belan arası ile mahdut, intikalen, … oğlu Molla … Mahdumu … adına oluşturulan 15 dönüm yüzölçümündeki tarla nitelikli kayda, gitmiş, Mart 1933 tarih ve 1 numaralı sicilde icra memurluğunun satışı ile tüccardan … adına kayıt edilmiş, Ağustos 1938 tarih 3 ve 5 numaralı sicile gitmiş, Temmuz 1289 Y. tarih ve 31 numaralı tapu kaydı; Yangı karyesi … mevkiinde 3 dönüm tarla nitelikli tarafları: … ve … ve … tarlaları ve … oğlu … fevtinden, … bini … adına oluşturulan kayıt olup, Ağustos 1340 tarih ve 5 numarasında sınırlar yönlendirilerek D: belan, K: sahibü senedin … tarlası B: lebiderya, G: sahibi senedin kabaran tarlası ile mahdut idurki, intikalen, … oğlu Molla … Mahdumu … adına kayıt edilmiş, Mart 1933 tarih ve 2 sıra numarasında İcra Memurluğunun satışıyla, tüccardan … adına kayıt edilmiş, Ağustos 1938 tarih 3 ve 5 sıra numaralı kayıtlara gitmiştir. T.Evvel 1295 Y.tarih ve 32 sıra muralı tapu kaydı: … mevkiinde … vakfından Escarı müsmire ve gayri müsmireli 200 dönüm tarla nitelikli D: …, K: … çayı, B: deniz, G: sancı okuyan, pederi … ağa fevtinden Malik: … ağa zade … bey adına oluşturulan kayıt olup, Mart 1333 tarih 55 sıra numaralı sicilde, diğer hususlar aynı kalmakla, … paşa nın ölümü ile intikalen, … Paşa mahdumu … ve … beyler, Şubat 1935 tarih 11 Sıra Numarasında diğer hususlar aynı kalmakla … vakfından Escarı müsmire ve gayri müsmireli 19 hektar 3800 m2 tarla, … paşa oğlu …in iken borcundan ötürü satış ile tüccardan … Bay … adına kayıt edilmiş, bu kayıt ta ifrazen Ağustos 1938 tarih 3 ve 5 sıra numaralı sicillere gitmiştir. Ağustos 1938 tarih 5 sıra numaralı sicilde, D: … … Şosesi, ve … oğlu veresesi tarlası, ve … köyü tüzel kişiliğine bağışlanan tarla, B: K: … çayı, ve … köyüne bağışlanan tarla, B: … gölü ve … çayı, G: …, … oğlu veresesi tarlası ve yol okuyan, bu eşcarlı tarladan 26.2.1935-11 sayılı 200 dönüm tarla … vakfından iken, 4.8.1938-616-190 sayılı makbuz ile taviz bedelinin ödendiği, ve mülke çevrildiği, 5.3.1933-1-2 sayılı iktisab senediyle bitişik bir parça halinde olup, kayden 218 dönümse de sınırlarının sabit olduğu, bu sınırlar içinde miktarının yeniden ölçüldüğünde, 84 hektar 5000 m2 olarak bulunduğu, sınırda göl varsa da, göl genişlemeye müsait olmadığından, 2 hektar 4000 m2 si satıldıktan sonra bakiye kısmının tapu komisyonu kararıyla, … oğlu … adına tescil edildiği, … köyü, … mevkiinde 2 hektar 4000 m2 yüzölçümündeki tarlanın da, Ağustos 1938 tarih ve 3 sıra numarasıyla … köyü Tüzel kişiliği adına kayıt edildiği, bu kaydın gitti ve revizyonun görülmediği, Ağustos 1938 tarih 5 numaralı kaydın ifraz görerek Şubat 1946 tarih ve 9 ila 78 numaralı sicillere gittiği, Şubat 1946 tarih ve 78 sıra numarasında: … … mevkiinde, D: …, …, …, … ve …, …, ve …, …, … eifrazen satılan tarlalar ve … … Şosesi ve … veresesi tarlası B: … ve … Gölü, K: … ve … ve …’a satılan tarlalar G:… ve … oğlu veresesi tarlası ve yol ile çevrili 31 hektar 9382 m2 müfrez tarla, …’ın olup bazı bölümlerini Şubat 1946 tarih ve 9 ila 77 numaralı tapular ile satıp kalan kısım için tebdilen … oğlu … adına olup, Aralık 1946 tarih ve 25 ve 26 numaralı sicillere gitmiştir. Aralık 1946 tarih ve 26 numaralı tapu: … … mevkiinde, D: …, …, …, …, …, …, …, ve …, …, …, … …’e ifrazen satılan tarlalar ve … … Şosesi ve … veresesi tarlası, B: … ve … Gölü, K: … ve … ve … a satılan tarlalar, G:… ve … oğlu veresesi tarlası ve yol ile çevrili 30 hektar 6062 m2 yüzölçümünde tarla kaydı olup, 1 hektar 3330 m2 yi satışı ile kalan kısım için tebdilen …’ adına oluşturulmuştur. Bu kayıt ta Aralık 1946 tarih ve 29 ve 30 numaralı sicillere gitmiştir. Gittisi olan Şubat 1946 tarih ve 30 numaralı sicilde, … … mevkiinde diğer hususlar aynı kalmakla, 1 hektar 400 m2 yüzölçümündeki bölümü ifrazen ahara temlik etmekle, kalan bölüm için tebdilen … oğlu … adına kayıt oluşturulmuştur. Bu kayıt ta ifrazen Şubat 1947 tarih ve 9, 10, 11 numaralı sicillere gitmiş olup, Şubat 1947 tarih 9 Numaralı kayıt, D: …, … ve … ve kısmen … tarlası, B: … gölü, K: … değirmen yolu, G: müfrez … tarlası okuyan 30000 m2 yüzölçümünde tarla olup öğretmen tarım alanı olarak … köyü tüzel kişiliği adına tescil edilmiş, Şubat 1947 tarih 10 numarada ; D + G: … tarlası, K: …a geçen tarla, ve … köyü okul tarlası ve kısmen … ve … tarlası, G: … tarlası, … oğlu veresesi tarlası ve yol ile çevrili, 13 hektar 4375 m2 yüzölçümündeki tarla, üç hektarlık bölümünün okul için kamulaştırıldığından söz edilerek tebdilen aynı kişi adına oluşturulmuş, Nisan 1950 tarih 13 numaralı sicilde da, … … köyü telli … ve … mevkiinde, D: … … Şosesi B: … gölü, K: istimlak olunan köy okulu tarlası ve kısmen … ve … tarlası, G: …in ve … veresesi tarlası ve yol ile çevrili, 13 hektar 6442 m2 13 dm2 yüzölçümünde tarla niteliğiyle, … mahallesinden … oğlu …ın satışıyla … bucağından … oğlu … ve … oğlu … adına yarı yarıya kayıt edilmiş, bu tapu kaydı çekişmeli parselin geldiği 519 sayılı parsel dahil 516 ila 522 sayılı parsellere revizyon gösterilmiştir.
Anlaşılacağı gibi; Temmuz 1289 Y. Tarih 30 ve 31, T.Evvel 1295 Y.tarih ve 32 sıra numaralı tapu kayıtları toplam 218 dönümlük tarla kaydı olup, Ağustos 1938 tarih ve 5 numaralı sicilde, sınırlar değişerek, mevcut sınırlar içindeki alanın yeniden ölçüldüğü anlatılarak, yüzölçümü 82 hektar 1000 m2 ye yükseltilmiş, ifraz ile Şubat 1946 tarih 9 ila 78 numaralı tapu kayıtları oluşmuş, yine bütünün birkaç parçası köy ilkokulu ve örnek tarım alanı olarak ayrılmış, yapılan ifrazlar ile çekişmeli parselin geldiği 519 sayılı parsele de uygulanan Nisan 1953 tarih 13 sarı numaralı 13 hektar 6442 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı ve 4375 m2 yüzölçümündeki Nian 1950 tarih ve 14 sıra numaralı tapu kayıtları oluşmuştur. Bu tapu kayıtlarının toplam miktarı revizyon gördüğü parsellerin yüzölçümlerinin toplamından fazladır.
Mahkemece, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı ile kesinleşmiş orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi haritaların uygulanmasına dayalı olarak yapılan keşif sonucu, Orman Yüksek Mühendisi … ve fen elemanı bilirkişi … tarafından düzenlenen raporlarla, çekişmeli parselin, 1942 orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığının, 1976 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sanırları dışına çıkarıldığının ve kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği, tapu sahibine intikal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekişmeli parselin, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık çekişmeli parselin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılan orman kadastrosundan önce tapuda kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise bu tapu kaydına değer verilip verilemeyeceği ve sonuçta çekişmeli taşınmazın, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi hükümlerine göre tapu sahibi adına mı ? yoksa Hazine adına mı ? orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkindir.
Gerçekten de, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesinin (a) ve (b) bendinde sayılan yerlerden “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine uymadığı Orman Bakanlığı’nca veya vaki müracaatlar üzerine anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on yıl içinde orman kadastro komisyonlarınca yapılır. Bu düzeltme sonucu orman sınırları dışına çıkarılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder.” Orman sınırları içinde kalan ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde tapu ve iskan kayıtlarına değer verileceğini öngören 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi hükümlerinin Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-13 ve 14.03.1989 gün 1988/35-13, 13.06.1989 gün, 1989/7-25 sayılı kararlarıyla iptal edildiğinden, orman sınırları içinde iken oluşturulan iskan kayıtlarına ve iskânen oluşturulan tapu kayıtları ile diğer tapulara, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında değer verilemez. 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı … anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmünde sözü edilen tapu kaydı, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan kayıtlardır.
Ne var ki; hükmüne uyulan bozma kararında açıkça tarif edilmesine rağmen, tapu kaydı uygulaması yöntemince yapılmamıştır. Şöyle ki; tesbite esas alınan Nisan 1950 tarih 13 ve 14 sıra numaralı tapu kayıtları yerel bilirkişi tarafından, sınırları okunmak suretiyle, izafi olarak uygulanmış, kök kayıtlar uygulanmamış, yerel bilirkişi sözleri, revizyon komşularını çevreleyen parsellere uygulanan komşu parsel kayıtları ile denetlenmemiş, bu kayıtlar dosyaya dahi getirtilmemiş, bilirkişiye tapu uygulamasını gösteren ve denetime olanak veren kroki düzenlettirilmemiş, tesbite esas alınan tapu kayıtlarının toplam yüzölçümü 218 dönüm olduğu ve Ağustos 1938 tarih ve 5 sıra numaralı sicilde miktar 82 hektar 1000 m2 ye çıkarıldığı halde, yüzölçümünün artırılmasına ilişkin evrakı müsbitesi ve Şubat 1946 tarihindeki ifraz işlemine ve sonraki tarihlerde yapılan ifrazlara ilişkin haritaları ve evrakı müsbitesi getirtilmemiş, yüzölçümü artırımlarının Hazineyi bağlayıp bağlamayacağı üzerinde durulmamıştır.
Bu nedenlerle; mahkemece öncelikle;
A) 1. Çekişmeli parselin geldiği 519 sayılı parsele de uygulanan tapu kayıtlarının geldiği, Temmuz 1289 Y. Tarih 30 ve 31, T.Evvel 1295 Y.tarih ve 32 sıra numaralı tapu kayıtlarının, miktar, sınır ve malik değişikliklerini içerecek tüm tedavülleri, yüzölçümü artırılmasına ve ifrazlara ilişkin haritası varsa bu haritaları (dosyada bulunmayanlarının) ve evrakı müsbitesi,
2. Birinci bendde sözü edilen kök kayıtların tüm tedavüllerinin uygulandığı revzuyon parselleri tesbit edilerek, bu revizyon parsellerinin tesbit tutanakları, tesbitleri itirazsız kesinleşmiş ise kadastro ile oluşan tapu kayıtları, davalı ise dava dosyaları,
3. İkinci bendde sözü edilen revizyon parsellerini dıştan çevreleyen komşu parsellerin(516 ila 522 parseller değil kök kayıtlar itibariyle tüm revziyonlar kast edilmektedir.) tesbit tutanakları ile var ise tesbitlerine esas alınan tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren miktar ve sınır değişiklikleriyle birlikte içeren tüm tedavülleri,
4. Yukarıdaki bentlerde sözü edilen revziyon parselleri ile komşu parselleri bir arada gösterir, genel arazi kadastrosu sırasında düzenlenmiş olan 1/5000 ölçekli fotogometri yöntemi ile düzenlenmiş arazi kadastro paftası ve ozalitleri,
5. Çekişmeli taşınmazı geniş çevresi ile birlikte gösteren orman kadastro haritası renklendirilmiş onaylı sureti,
6. … gölü için kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi bulunup bulunmadığı sorularak, buna ilişkin tutanak, karar ve haritası, ilgili yönetimlerden getirtilerek dosyaya eklenmeli,
B) Yukarıdaki bentlerde sözü edilen revizyon parsellerinden, yanı sebeple dava edilen parseller olup olmadığı sorularak, aynı tapu kaydına dayanılarak aynı nedenle açılmış davaların ve savunmada aynı tapu kaydına dayanılan davalar birleştirilmeli, yada birleştirme olanaksız veya yargılamayı uzatacaksa, bu dosyalardan birisi kılavuz dosya seçilerek, önceki bilirkişiler dışında üç harita mühendisi, yeterince fen elemanı bilirkişilerden ve bir jeolog bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, yöreyi bilen yeterince yaşlı yerel bilirkişiler veya tarafların gösterecekleri yeterince yaşlı tanıklar vasıtasıyla, kadastro tesbitine esas alınan Nisan 1950 tarih 13 ve 14 sıra numaralı tapu kayıtlarının geldiği, Temmuz 1289 Y. Tarih 30 ve 31, T.Evvel 1295 Y.tarih ve 32 sıra numaralı tapu kayıtları, kök ve tedavülleri itibariyle devlet ormanı içinde kalan sınırları ve mevkii adı olan sınırları itibariyle değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı gözetilerek, sabit sınırlarından başlanarak uygulanıp oranlama veya benzeri hukukça kabul görmeyen yöntemler kullanılmadan, kök kayıtlar, yüzölçümünün artırılması ve ifrazlar ile oluşan tüm tedavülleri itibariyle ayrı ayrı yöntemince uygulanmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri getirtilen revizyon komşularına uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile getirtilen memleket haritalarındaki mevkii ve yer isimlerine de bakılmak suretiyle denetlenmeli, tapu kayıtları kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi var ise haritası uygulanmalı, kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi yok ise kıyı kenar çizgisi jeolog bilirkişi vasıtayla yöntemince belirlenmeli, bilirkişi kuruluna uygulamayı gösteren ayrı renkli kalemlerle işaretli, tapu sınırlarını içeren müşterek imzalı kroki ve harita düzenlettirilmeli, ayrıca tapudaki sınırlar memleket haritası fotokopisi üzerinde işaretlettirilmeli; oluşacak sonuca göre;
Tapu Komisyonu kararı ile kök tapu kayıtlarının sınırlarının ve yüzölçümünün değiştirilmesinin Hazineyi bağlamayacağı gözetilerek, çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının, kök kayıt itibariyle yüzölçümü ile geçerli kapsamı dışında olduğu belirlendiği taktirde, Hazine davasının kabulüne, kök kayıt itibariyle tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlendiği taktirde davanın kabulüne karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 14.06.2007 günü oybirliği ile karar verilmelidir.