Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8975 E. 2008/17617 K. 16.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8975
KARAR NO : 2008/17617
KARAR TARİHİ : 16.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ile davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 170 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 26611,31 m2, yüzölçümündeki taşınmaz, begesiz zilyetlik nedeni ve TARLA niteliği ile … ve … adına tespit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, orman sınırı içinde ve orman niteliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) ile gösterilen 8910.53 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile gösterilen 7694.30 m2 ve (C) ile gösterilen 9806.48 m2 bölümlerinin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk iaresinin 18/02/2008 gün ve 2008/1647-2403 sayılı bozma kararı ile,
Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, karara dayanak alınan bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 1135, 1136, 1137 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile iade kararı üzerine dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik bulunmadığı nedeniyle; mahkemece, yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesi hükümlerine göre uygulama yapılarak değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, davacı yönetim yararına oluşan usuli kazanılmış hak da gözönüne alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne ve 25/04/2008 tarihli krokide dava konusu parselin (A) ile gösterilen 1127,71 m2 bölümünün ve kazanılmış hak dikkate alınarak 22/05/2007 tarihli krokide dava konusu parselin (A) ile gösterilen 8910.53 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B ve C) ile gösterilen 16373,07 m2 bölümlerinin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ile davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.

-2- 2008/ 8975 – 17617

Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 17.05.1995 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak ve davacı yönetim yararına oluşan usuli kazanılmış hak da gözönüne alınarak oluşan sonuca göre davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; karara dayanak alınan 25/04/2008 tarihli krokide dava konusu parselin orman sınırı içinde kaldığı saptanan ve (A) ile gösterilen 1127,71 m2 bölümden kalan kısım tek parça ise de, kazanılmış hak dikkate alınarak bozmadan önceki kararın dayanağı 22/05/2007 tarihli krokide orman olduğu belirtilen ve dava konusu parselin (A) ile gösterilen 8910.53 m2 bölüm çıktıktan sonra kalan (B ve C) ile gösterilen bölümleri iki parça olduğu gözlenmiş olup, iki kroki birlikte değerlendirildiğinde, gerçek kişiler adına tescil edilecek bölümler tek parça olmayıp iki parça olup infazda duraksama oluşmaması için çap ve yüzölçümleri gösterilmek suretiyle ayrı ayrı ayrı ayrı tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “her iki rapordan geriye kalan (B ve C) harfleri ile gösterilen 16373,07 m2 alanın” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, yerel mahkemenin 22/05/2008 tarihli kararının hüküm fıkrasının 9. satırında yer alan (her iki rapordan geriye kalan (B ve C) harfleri ile gösterilen 16373,07m2 alanın) kelimeleri hükümden çıkarılarak; bunun yerine, “22/05/2007 tarihli krokide, dava konusu parselin (B) ile gösterilen 7694.30 m2 yüzölçümündeki bölümü ile, aynı krokideki dava konusu parselin (C) ile gösterilen 9806.48 m2 bölümünden, 25/04/2008 tarihli krokide (A) ile gösterilen 1127,71 m2 bölüm çıktıktan sonra geri kalan 8678,77m2 yüzölçümündeki bölümün) kelimeleri yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 16/12/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.