YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6875
KARAR NO : 2023/3588
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık … hakkında ise tehdit suçundan kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 14.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık … hakkında ise tehdit suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay; sanık … hakkında ise tehdit suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyet kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz isteği, atılı suçtan aleyhe delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve şayet ceza verilecek idiyse lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … ‘ın temyiz isteği ise, bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık …’ın müşteki …’a ait iş yerinde bulunduğu sırada aralarında çıkan tartışmada müşteki …’ı tehdit edip işyerinden ayrıldığı, birkaç saat sonra sanık … ile birlikte müşteki …’a ait iş yerine giderek müştekiyi zorla araca bindirip götürdükleri, araç içerisinde darp ettikleri müştekinin hareket halindeki araçtan kendini dışarı attığı, sanıkların peşinden gittikleri müştekiyi ele geçirilen vileda sapı ile darp ettikleri, sanık …’ın ise ele geçirilemeyen bıçak ile adli rapora göre basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaraladıkları, polislerin geleceğini duymaları üzerine olay yerinden ayrıldıkları iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
1. Sanıkların atılı suçu silahtan sayılan, ele geçirilemeyen bıçak ve ele geçirilen vileda sapı ile gerçekleştirdikleri, ayrıca adli raporda müştekide kesici alet yaralanmasının mevcut olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, atılı suçun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a ve b) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık … hakkında yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmamasında, 1 yıldan fazla hapis cezasına mahkum edilmiş olması nedeniyle de cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Görevlilerce düzenlenen 25.01.2014 tarihli tutanak, müştekinin kızgınlıkla verdiğini beyan ettiği kolluk beyanları, müştekiye ait adli rapor, sanıkların tevilli ikrarı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri ile sanık … ‘ın bir nedene dayanamayan temyiz istemi reddedilmiştir.
B.Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde ise;
İddianame anlatımında sanık …’ın, müşteki …’a ait iş yerinde bulunduğu sırada aralarında çıkan tartışmada müşteki …’ı tehdit edip işyerinden ayrılması şeklinde gerçekleşen eyleminin ayrı bir tehdit suçunu oluşturduğu, birkaç saat sonra diğer sanık … ile birlikte müştekiye ait iş yerine giderek müştekiyi zorla araca bindirip götürdükten sonra darp edip tehdit etmesi şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin ise, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru niteliğindeki tehdit olduğu, ayrı bir suç olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı ve sanığın tehdit suçunu uzlaştırma kapsamına girmeyen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile birlikte zaman ve mekan birliği içerisinde işlemediği anlaşıldığından bu tehdit suçu açısından uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasında hukuki zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
1. Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde A numaralı bentte açıklanan nedenle Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli kararında sanıklar … ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık …’ın temyiz sebepleri ile sanık … ‘ın temyiz isteminin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık … hakkında tehdit suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde B numaralı bentte açıklanan nedenle Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.