Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1032 E. 2023/2109 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1032
KARAR NO : 2023/2109
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 1472 ada 1 parsel sayılı, arsa niteliğindeki taşınmazın paydaşlarından olduğunu, taşınmaz üzerinde yer alan binada müvekkiline isabet eden dairenin davalı kardeşi …, dükkanın ise davalı …’in boşandığı eşi olan diğer davalı … tarafından hiçbir akdi ve hukuki ilişkiye dayalı olmaksızın işgal edildiğini öne sürerek el atmanın önlenmesi ve tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili; davalı … ile davacının kardeş olduğunu, dava konusu arsayı ve üzerindeki binayı alıp yaptıranın davalı … olduğunu, tefecilere borçlanınca mal kaçırmak için taşınmazın kardeşi adına tescil edildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan dükkanın da müvekkili …in boşanmak zorunda kaldığı eşi olan diğer davalı … tarafından kullanıldığını, davacının elinde bulunan payın aslında müvekkili …’e ait olup davacıda emaneten durduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 2015/276 Esas, 2016/257 Karar sayılı kararıyla iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarih ve 2020/585 Esas, 2021/4643 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.

B.Karar Düzeltme Kararı
1.Yargıtay Dairesinin yukarıda belirtilen ilamına karşı süresi içinde davalı asiller karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8 Hukuk Dairesi 22.12.2021 tarih ve 2021/15288 Esas, 2021/12774 Karar sayılı ilamında (özetle); davalılardan Hülya’nın karar düzeltme isteminin reddine, dava konusu taşınmazda diğer davalı …’in dava tarihinden sonra pay satın alarak paydaş olduğu, ilgiliye karşı açılan el atmanın önlenmesi davasında paylı mülkiyet hükümlerinin göz önünde bulundurulması ve bu yönde araştırma yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı …’in karar düzletme isteminin kabulüne, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarih ve 2020/585 Esas, 2021/4643 Karar sayılı onama ilamının davalı … yönünden kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince (özetle), davacı …’ın dava konusu edilen taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir yer olduğu, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği, diğer davalı … yönünden verilen 11.05.2016 tarihli (önceki) kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalılardan Hülya açısından yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve diğer davalı … hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde (özetle),
1. Her davanın açıldığı tarihteki durum ve koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini,

2. Davalı …’in dava tarihi itibariyle paydaş olmayıp ilk kararın temyiz aşamasında hisse satın almak suretiyle paydaş olduğunu,

3. Davalının vekil edeninin hissesine tecavüz ettiğini,

4. Yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine yöneliktir

2. İlgili Hukuk
1. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince,

a. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 1472 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacı …’ın paydaş olduğu, davalı …’in dava tarihinde herhangi bir mülkiyet hakkı bulunmadığı ancak davadan sonra 30.01.2017 tarihinde pay satın alarak 1/20 pay oranında hissedar olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan binanın 3 üncü katındaki dairenin davalı … tarafından tasarruf edildiği ve ilgili davalının dava tarihi itibariyle üstün bir hakka sahip olmadığı anlaşılmaktadır.

b. Bu durumda, dava tarihindeki haklılık durumuna göre davalı … lehine vekalet ücreti takdiri yerinde olmadığı gibi davalının yaptığı yargılama giderinden davacı tarafın sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.

c. Bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
1.Yukarıda (3.1.) numaralı bentte açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. ( 3.2.a, 3.2.b, 3.2.c, ) No.lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının “5-” ve “6-” numaralı bentlerin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “… Davalı … tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,…” ve “…Davalı … lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,…” cümlelerinin yazılmasına hükmün 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 inci maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,

HUMK’nın 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.