YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8118
KARAR NO : 2023/739
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/291 – 2019/764
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 Tarih, 2018/435 E. – 2018/142 K. sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3üncü maddesi delaletiyle 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.07.2019 Tarih, 2019/291 E.- 2019/764 K. sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.06.2021 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına indirim oranının az uygulanması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, suçun unsurlarının oluşmadığına, tanık beyanları ile de doğrulandığı üzere sanığın sadece dini sohbetlere gitmekten ve himmet vermekten ibaret eylemlerinin örgütsel eylem kabul edilemeyeceğine, sanığın dini duygularının kullanıldığına, indirimin azami hadden uygulanması gerektiğine, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması suretiyle sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2018 tarih, 2018/37643 soruşturma, 2018/19714 esas ve 2018/3170 iddia sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan TCK’nun 314/2, TMK’nun 5/1, TCK’nun 53, 54, 58, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istenilmiştir.
Sanık hakkında, öğrencilik dönemlerinde örgütle tanıştığı, örgüt eliyle …’ya yerleştirildiği, örgüt üyeleri ile birlikte örgüt evlerinde kaldığı, örgüte himmet adı altında para verdiği, kendisinden sorumlu olan mahrem imamla düzenli olacak şekilde görüştüğü iddiasıyla silahlı terör örgütü üyeliğinden cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık atılı suçlamaları kabul etmiş, pişmanlık göstererek örgütle nasıl tanıştığını, örgüt evlerinde kimlerle kaldığını, kendisinden sorumlu olan mahrem imamların kimler olduğunu, onlarla hangi sıklıkta görüştüğünü, bu toplantılara kimin geldiğini ayrıntılı olarak izah etmiş ve ikrara yönelik beyanlarda bulunmuştur.
Tanıklardan … aşamalarda alınan beyanlarında özetle; sanığı havacı astsubay olması nedeniyle tanıdığını ve bir dönem bu kişiye örgüt içerisinde sohbetler verdiğini, bu kişiden sorumlu mahrem imam olduğunu belirtmiştir.
Tanıklardan … aşamalarda alınan beyanlarında özetle; sanıkla bir dönem örgüt evinde kaldıklarını ve aynı mahrem imamla görüştüklerini ve bu mahrem imamın sohbetlerine katıldıklarını ayrıca bu mahrem imamı himmet adı altında paralar verdiklerini beyan etmiştir.
Tanıkların beyanları birbirleriyle ve sanık beyanlarıyla örtüşmesi nedeniyle tanık beyanlarına itibar edilmiştir.
Sanığın kendi ikrarı, tanıkların aşamalarda değişmeyen ve birbirini doğrulayan tutarlı beyanları ile tüm dosya kapsamı doğrultusunda, öğrencilik döneminde örgütle tanıştığı anlaşılan sanığın örgüt evlerinde uzun süre kaldığı, örgüt eliyle …’ya astsubay olarak yerleştirildiği, kendisinden sorumlu mahrem imamla süreklilik arz edecek şekilde toplantılara katıldığı, verilen talimatları bu yolla yerine getirdiği, maaşının belli bir kısmını himmet adı altında mahrem imama verdiği, bu şekilde örgüte parasal destek de sağladığı, sanığın alınan savunmalarında atılı suçlamayı genel olarak kabul ettiği anlaşılmıştır. Yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere sanığın örgüt eliyle …’ya astsubay olarak yerleştirilmesi, kendisinden sorumlu olan mahrem imamın toplantılarına süreklilik arz edecek şekilde düzenli olarak katılması, verilen talimatları bu yolla yerine getirilmesi ve himmet vermesi şeklindeki eylemlerinin örgütle organik bağ kurduğu gerçeğini ortaya koyduğu, sanığın bu eylemleri ile örgütle organik bağ kurduğu ve örgüt hiyerarşisine girdiği ve atılı suçu işlediği anlaşılmakla sanığın sübutu kabul edilen eyleminden TCK 314/2 ve 3713 sayılı yasanın 5/1 maddeleri uyarınca, alt sınırdan ayrılmayı gerektirecek bir hal bulunmaması da gözetilerek takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına ve sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasından TCK 62 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 indirim uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın özellikle kollukta itiraf ve beyanlarda bulunması, teşhisler yapması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmaktadır. Etkin pişmanlık hükümleri TCK 221 maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin uygulanabilmesi için sanığın örgüt üyeleri ve kendi faaliyetleri konusunda beyanlarda bulunması, bilgiler vermesi (objektif şart), örgüt üyeliğini kabul etmesi ve pişmanlığını dile getirmesi, samimi olması (sübjektif şart) gerekmektedir. Sanık ilk beyanlarını mahkemede de doğrulamıştır. Bu nedenle sanık hakkında yakalandıktan sonra beyanda bulunmuş olması nedeniyle TCK 221/4-son cümle maddesi uygulanmış ve verdiği bilgilerin önem ve mahiyeti de gözetilerek takdiren cezasından 2/3 oranında indirim yoluna gidilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,
Soruşturma aşamasında verdiği ifadelerinde 8 şahsı teşhis eden, aşamalarda değişmeyen beyanları ve tanık ifadeleri ile de doğrulandığı üzere sohbetlere katılıp himmet veren, sohbet programlarında değişiklik olması halinde ankesörlü telefonlardan aranmak suretiyle değişiklikler tarafında bildirilen, bunlar dışında başkaca bir örgütsel eylemi tespit edilemeyen sanık hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu, örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdiği ve kovuşturma sonuna kadar özü itibariyle dönmediği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama da gözetilerek sanığın cezasında üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayin edilmesi ve uygulama maddesinin de TCK’nın 221/4-2. cümle maddesi yerine TCK’nın 221/4. maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.07.2019 Tarih, 2019/291 E.- 2019/764 K. sayılı Kararı ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda etkin pişmanlık hükümleri gereği sanığın cezasında indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olarak üst hadden indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla ceza tayini ve uygulama maddesinin TCK’nın 221/4-2. cümle maddesi yerine TCK’nın 221/4. maddesi olarak gösterilmesi bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.