Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9524 E. 2023/741 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9524
KARAR NO : 2023/741
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/996 E., 2018/981 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/02/2018 Tarih, 2017/363 Esas 2018/77 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2 Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11.06.2018 tarih, 2018/996 Esas 2018/981 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularını esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.05.2021 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, ceza evinde müvekkili ile yaptığı görüşmelerin kayda alınmak suretiyle savunma haklarının kısıtlandığına, tanık beyanlarına karşı savunma haklarının kısıtlandığına, ByLock ve Bank Asyaya ilişkin delillerin hukuka aykırı olduğuna, devlet memuru olan sanığın örgütün silahlı bir örgüt olduğunu bilemeyeceğine, AİHS’nin 6 ncı maddesinin ihlal edildiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2017 tarih ve 2017/7522 Soruşturma sayılı iddianamesiyle sanığın 3713 sayılı TMK’nın 7/1 inci maddesi delâletiyle 5237 sayılı TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı TMK’nın 5 inci maddeleri ilâ TCK’nın 53/1, 54 , 58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.
Sanık …’ın FETÖ/PYD terör örgütüne finansman sağlayan Bank … isimli bankada hesabının bulunduğu ve bu hesabı aktif olarak kullandığı, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak ifade veren ve mahkemece tanık sıfatıyla dinlenen tanık M.’nin beyanında görüleceği üzere sanığın Biga İlçesinde memurlardan sorumlu mütevelli heyeti içerisinde yer aldığı, ayrıca sanığın 0505 (…) (..) (..) numaralı hat üzerinden Bylock uygulamasını kullandığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Her ne kadar sanık ByLock programını kullanmadığını savunmuş ise de; dosya içeriğinde bulunan HIS(CGNAT) kayıtlarından anlaşıldığı üzere sanığın kullanımında olan 0505 (…) (..) (..) numaralı gsm hattı üzerinden ByLock sunucusuna bağlantı yapıldığı ve baz bilgilerinin de genel olarak sanığın ikamet bilgileri ile uyumlu olduğu, bu hususlar nazara alındığında sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaati hasıl olmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ederek örgüt yöneticilerinin emir ve talimatları doğrultusunda söz konusu uygulamayı cep telefonu ile kullandığı, sanığın eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda hareket ettiği, bu suretle sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı TMK’nın 5 inci maddesi, TCK’nın 53, 63 maddeleri 58/9 uncu maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Sanık hakkındaki tanık anlatımlarının örgütün operasyonel eylemlerinin ortaya çıkmasından önceki döneme ait olduğu tespit edilmekle,
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı” gözetildiğinde,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının yeniden talep edilmesi,
b) FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı öncesi ve bu talimat sonrasını da kapsayacak şekilde, ayrıca Bank Asyanın TMSF’ye devir tarihi olan 29.05.2015 tarihi sonrası da dahil olmak üzere Bank … kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, aldırılacak ayrıntılı rapor sonucuna göre, suç kastı da değerlendirilmek suretiyle, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırma, hesap açma işlemlerinin olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.06.2018 Tarih, 2018/996 Esas 2018/981 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.