YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8850
KARAR NO : 2007/8394
KARAR TARİHİ : 21.05.2007
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.05.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Dava, davacılar murisinin ölümü ile sonuçlandığı ileri sürülen zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle davacıların uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece manevi tazminat isteminin ibra nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizin emsal kararlarına göre; alacaklının alacak hakkından vazgeçmesini ve bu suretle borçlunun borçtan kurtulmasını kapsayan akde “ibra” denir. İbranamenin kural olarak işçiye veya hak sahiplerine yapılmış olan ödeme ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için işçiye veya hak sahiplerine yapılan ödemenin niteliği ve miktarı açık olarak ibranamede gösterilmelidir.
Somut olayda da, 26.8.2002 tarihli belgede alınan 10.000.000 TL nin destekten yoksun kalma tazminatı karşılığı alındığı açıklanmıştır.Destekten yoksun kalma tazminatı ise maddi tazminattan ibarettir. Manevi tazminattan sözedilmiş ise de manevi tazminat için davacı yanca alınan bir meblağ sözkonusu değildir.
Öteyandan davacılar dava dilekçesinde manevi zarar için bir ödeme yapılmadığını da ileri sürmüştür.Bu durumda davacıların belgedeki miktarın ne kadarını manevi tazminat için aldıkları konusunda açıklamalarına da gerek yoktur.
Mahkemenin manevi tazminat konusunda bir ibraname söz konusu olmadığından manevi tazminata hükmetmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulması gerektiği düşüncesi ile çoğunluk görüşüne katılamıyorum.