YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9132
KARAR NO : 2007/7703
KARAR TARİHİ : 08.05.2007
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi …… tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava , davacıların murisi …’ın meslek hastalığı sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir.
Mahkemece davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, davacılrın duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine , hak ve nesafet kurallarına ve davacıların dava dilekçesinde davalının tam kurusuna dayanarak talepte bulunmuş olmalarına göre her davacı yararına ayrı ayrı 3.500.- YTL manevi tazminat yerine 4.750.- YTL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının ilk üç bendi dışındaki bendlerinin tümüyle silinerek yerine ,
1-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile her bir davacı yararına ayrı ayrı 3.500.-YTL manevi tazminatın 23.03.2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazla manevi tazminat taleplerinin reddine,
2)-Alınması gereken 378.00YTL ilam harcından peşin alınan 128.30 YTL’nin indirimi ile kalan 249.70YTL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına.,
3)Davacılar tarafından yatırılan başvurma ve peşin ilam harcı olmak üzere toplam 141.40 YTL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine.
4)Davacılar tarafından yapılan toplam 4.60YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, …/…
5)Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden her davacı için ayrı ayrı 450.00.-YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, red edilen miktar üzerinden her davacıdan ayrı ayrı 450.00YTL avukatlık ücretinin alınarak davalıya verilmesine.’’ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 08.05.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Düzelterek Onama yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki nedenlerle karşıyım:
1-Yüksek Mahkeme, bir inceleme mahkemesidir. Hüküm mahkemesi değildir. Denetim makamı, temel olarak hükmü bozma veya onama ile yetkilidir. Düzeltilerek Onama, istisnai bir yetkidir. İstisnai yetkiler yorumla genişletilemez. Manevi tazminatta düzelterek onama yetkisi genel olarak başvurulan bir yetki değildir. Nitekim dairemizin önceki uygulaması ve diğer tazminat dairelerinin uygulamaları manevi tazminatta düzelterek onama yetkisini işletme biçiminde olmamıştır. İstikrarlı uygulamada bu şekilde teşekkül etmiştir.
2-Manevi tazminatı takdir hakkı, hüküm mahkemesinindir (BK.45.47.49 ve MK. 24). Yasa koyucunun bu yetkiyi alt mahkemeye vermesinin temel nedeni alt mahkemenin hukukun yanında vakıaları değerlendiren bir mahkeme oluşudur. Yargı makamlarından olaya ve maddi delillere en yakın olan organ alt mahkemedir. Manevi tazminat çoğunlukla olayların takdirinden kaynaklanan bir tazminat şeklidir. Yüksek Mahkeme elbette alt mahkemenin takdirini inceleyebilecektir. Ancak alt mahkemenin yerine geçerek takdiri bizzat kendisi yapamayacaktır.
3-Düzelterek onama Prof. Kuru’nun isabetle vurguladığı gibi hukuk kuralının uygulanmasında hata edilmiş olması ön şartına bağlıdır. Yeniden yargılamayı gerektirmemek gerekli ve fakat yeterli olmayan bir şarttır. Takdir hakkının az veya çok kullanılması bir hukuk hatası anlamına gelmez. Bu bir tercih meselesidir.
4- 3 nolu gerekçemin doğal uzantısı, bu tür bir uygulamanın hakimin direnme hakkını ve bozma aleyhinde olan tarafın direnmeyi isteme imkanını ortadan kaldırmaktadır. Usul dengesi, HUMK. 438 hükmü yanlış yorumlanarak bozulmaktadır.
5-Düzeltilen miktar ile hükmedilen miktar arasında büyük bir fark yoktur. Özellikle enflasyonun para değerini hızlı bir şekilde çökertmeyi karşısında her ikisi arasındaki fark önemsenemez. Takdir ve hakkaniyet hukuku terimiyle, Yargıtay’ın müdahalesini haklı kılacak fahiş bir hata yoktur. Bu yönden düzelterek onama gerekçesinin hakkaniyet ve hak temelinde de dayanağı bulunmamaktadır. Daha ötesi olayın niteliğine, manevi tazminatın amacına ve para değerinin azalıcı karakterine göre hükmedilen tazminat dahi azdır. Ne var ki davacı temyizi olmaksızın Yüksek Mahkemenin böyle bir gerekçe ile davacı lehine dokunma hakkı yoktur.
Yukarıda açıkladığım nedenlerle manevi tazminatın çokluğu gerekçesine dayalı olarak miktarın azaltılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.