Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/10147 E. 2007/14497 K. 15.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10147
KARAR NO : 2007/14497
KARAR TARİHİ : 15.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler vekili ile Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1959 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyünde bulunan 195 parsel sayılı 29.375 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 244 yazım numaralı vergi kaydı, 201 parsel sayılı 37.040m2 yüzölçümündeki taşınmaz Nisan 1957 tarih 53 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … … adına, 241 parsel sayılı 9.720 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 213 yazım numaralı vergi kaydı ve Temmuz 1952 tarih 68 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … … ve Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Daha sonra 195 parselin ifrazından 3.675m2 yüzölçümlü 555 parsel, 201 parselin ifrazından 15.758 m2 yüzölçümlü 558 parsel, 241 parselin ifrazından 3.610 m2 yüzölçümlü 561 parsel sayılı taşınmaz oluşmuştur. 2859 Sayılı Yasa uyarınca yenileme kadastrosu sırasında da 555, 558 ve 561 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 110 ada 65, 94 ve 99 parsel numaralarını almışlardır. Davacı …; 555, 558 ve 561 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalıların elatmalarının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine ve davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı kişiler vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1959 yılında genel arazi kadastrosu, 21.11.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kaldıkları, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldıkları, 1950 yılında yapılan makiye ayırma işleminin 28.12.1962 tarihli rapor ile iptal edildiği, taşınmazların % 20-22 eğimli oldukları, orman ve … muhafaza karakteri taşıdıkları, üzerlerinin meşe ve kayın sürgünleri ile kaplı baltalık devlet ormanı niteliğinde bulundukları anlaşıldığına, kaldı ki makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.’nın 22.03.1996 gün 5-11 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, çekişmeli taşınmazlara ilişkin makiye ayırmadan sonra özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15/11/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.