YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/282
KARAR NO : 2023/353
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/462 E., 2022/53 K.
DAVALILAR :1- … A.Ş. vekili Avukat …
2- … Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 21.05.2010
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İkinci kez verilen karar davalı Kurum vekilince temyiz edilmiş olup Dairemizce temyiz istemlerinin kabulü ile ikinci kez bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, Dairemizce davalılar vekillerinin temyizi üzerine 3.kez bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen son karar davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Dava, davacının 10.10.1998- 28.02.2004 tarihleri arasında yılın 9 ayı davalı işyerinde aralıksız çalıştığının tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin 10.10.1998 tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Feri Müdahil Kurum vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2013 tarihli ve 2010/126 Esas 2013/172 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı sigortalı …’ın davalı … Tarım Ürünleri İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.’ye ait işyerinde 01.02.1999- 28.02.2004 tarihleri arasında 1174 gün çalıştığının, bu çalışmasının 202 gününün SGK’ya bildirilmediğinin tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1999 olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 21 Hukuk Dairesinin 15.05.2014 tarihli 2013/13196 Esas, 2014/11053 Karar sayılı ilamı ile, “Tarım Müdürlüklerinden, ziraat odalarından ve vergi dairelerinden bildirilen muhtasar beyannameler sorularak, davalı şirketin sürekli mi, yoksa, mevsimlik mi, çalıştığı araştırılmalı, yeterli sayıda ve objektif nitelikte bordo tanıkları re’sen tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı ve işyerindeki çalışmanın mevsimlik olup olmadığı, davacının da hangi tarihlerde çalıştığı net olarak belirlenmelidir. Bu yönde yapılan araştırma yeterli olmaz ise, komşu işyerlerinde çalışan ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan işçi veya işverenler kolluk aracılığıyla belirlenmeli, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği hatırda tutularak, davacının hizmet döküm cetvelindeki bildirimler de dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmelidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca; karar; tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile ad ve soyadları ile adreslerini kapsamalıdır. Mahkemece, gerekçeli kararın başlık kısmında davalı şirketin tam ünvanının yerine, kısa ünvanının yazılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de; Davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1999 tarihi olduğu anlaşılmasına rağmen mahkemece yeniden bu tarihininin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitinde davacının hukuki yararı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1999 olarak tespiti usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, verilen hükmün, kısmi kabul niteliğinde olduğu anlaşılmakla, avukatla temsil edilen davalı Kurum ve davalı şirket lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca red sebebinin ortak olduğu da gözetilerek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, vekâlet ücretine hükmedilmemesi, ayrıca, 6100 sayılı HMK.’nun 312 ve 323 üncü maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yargılama giderlerinin tamamının davalı şirkete yükletilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir” denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyarak yapılan yargılama sonrasında, 07.06.2018 tarihli 2015/256 Esas, 2018/388 Karar sayılı karar ile, davanın kabulü ile; davacı …’ın davalı işveren… Tarım Ür. İth. İhr. San. Tic. A.Ş’ye ait … SGK İl Müdürlüğünde 1029365.45.01 işyeri sicil sayılı dosyada işlem gören üzüm işletmesi işyerinde 01.02.1999- 28.02.2004 tarihleri arasında toplam 1502 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 972 gününün SGK’ya bildirildiği 530 gününün SGK’ya bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığının tespitine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 21 Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarihli 2018/4833 Esas 2019/2248 Karar sayılı ilamı ile; Mahkemece verilen ilk karar, davacı tarafça temyiz edilmemiş , davalılar tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 15.05.2014 tarihli 2013/13196 E.2014/11053 K. sayılı ilamı ile davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu kapsamda da davacının davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilen dönem bakımından Kuruma bildirilmeyen gün sayısı ilk kararda 202 gün olarak tespit edildiğinden,ilk kararda hüküm altına alınandan daha fazlasına karar verilemeyeceği belirtilerek karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyarak yapılan yargılama sonrasında, 25.02.2020 tarihli 2019/162 Esas, 2020/73 Karar sayılı karar ile, davanın kabulü ile davacı …’ın davalı işveren… Tarım Ür. İth. İhr. San. Tic. A.Ş’ye ait … SGK İl Müdürlüğünde … işyeri sicil sayılı dosyada işlem gören üzüm işletmesi işyerinde 01.02.1999- 28.02.2004 tarihleri arasında toplam 1502 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 202 gününün SGK’ya bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığının tespitine karar verilmiştir.
E. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 13.09.2021 tarihli 2021/3719 Esas 2021/10052 Karar sayılı ilamı ile, “davacının talebi, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve mahkemenin gerekçesi değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşıldığı halde, hüküm bölümünde davanın kabulüne karar verildiği belirtilerek çelişki yaratılması yukarıda anılan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmektedir ” denilerek karar bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyarak yapılan yargılama sonrasında, İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli 2021/462 Esas, 2022/53 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile … TC kimlik nolu ve … Sigorta sicil sayılı sigortalı davacı …’ın davalı işveren… Tarım Ür. İth. İhr. San. Tic. A.Ş’ye ait … SGK İl Müdürlüğünde … işyeri sicil sayılı dosyada işlem gören üzüm işletmesi işyerinde 01.02.1999- 28.02.2004 tarihleri arasında toplam 1502 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 202 gününün SGK’ya bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı işveren temyizi, tüm vekalet ücreti ve yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılarak karar verildiğini, davacının çalışmasının kuruma tam olarak bildirildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekilinin temyizi; hak düşürücü sürenin geçtiğini, işyerinde sezonluk çalışma yapıldığını, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde hiç bir puantaj kaydı, ücret bordrosu bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
Davacının davalıya ait işyerinde 01.02.1999- 28.02.2004 tarihleri arasında 1174 gün çalıştığının, bu çalışmasının 202 gününün Kuruma bildirilmediğinin tespitine dair ilk hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiştir.
Davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında, ilk kararda hüküm altına alınandan daha fazlasına karar verilemeyeceği, ayrıca gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmadan karar verilmesi gerektiği önceki bozma ilamlarında belirtilmiş olmasına rağmen, bozma ilamına uyan mahkemece, son olarak davacının 01.02.1999- 28.02.2004 tarihleri arasında toplam 1502 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 202 gününün SGK’ya bildirilmediği şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davacının tespiti istenen dönemde Kuruma bildirilen çalışması 972 gün olup, eksik bildirildiği tespit edilen 202 gün eklendiğinde 1174 güne ulaşılacağı açıktır ve ilk hüküm de bu şekildedir.
Mahkemece, ilk hükümde davacının davalıya ait işyerinde 01.02.1999- 28.02.2004 tarihleri arasında 1174 gün çalıştığının, bu çalışmasının 202 gününün bildirilmediğinin tespitine şeklinde hüküm kurulmuş olması nedeniyle, davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumuna göre, bundan fazlasına hükmedilemeyeceği halde, sadece “530 gün” ifadesini düzeltip “1502 gün” ifadesini olduğu gibi bırakarak, 01.02.1999- 28.02.2004 tarihleri arasında toplam 1502 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 202 gününün SGK’ya bildirilmediği şeklinde hüküm kurulması ve bu şekilde çelişki yaratılması isabetsizdir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…