YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1523
KARAR NO : 2023/2369
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/211 E., 2022/1753 K.
DAVA TARİHİ : 14.01.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/25 E., 2021/98 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.10.2005 tarihinde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, primlerini 01.10.2008 tarihine kadar muntazam ödediğini, aradan yıllar geçtiğini ve emeklilik şartlarını öğrenmek istediğinde davalı kurumun yurtdışında bulunması nedeni ile isteğe bağlı Bağ-Kur günlerinin iptal edildiğini belirttiğini, Türkiye’de 25.10.2005-01.10.2008 tarihleri arası isteğe bağlı primlerini ödediği dönemdeki mevzuata göre ikamet şartı aranmadığından müvekkilinin Almanya’da bulunmasının ve çalışmasının isteğe bağlı Bağ-Kur’lu olmasına engel olmadığını, müvekkilinin primlerinin iptal edilmesinin Medeni Kanun 2 nci maddesindeki iyiniyet prensibine aykırı olduğunu beyanla müvekkilininin iptal edilen primleri ödenmiş 25.10.2005-01.10.2008 tarihleri arası isteğe bağlı Bağ-Kur sigorta günlerinin ihyasını ve aksi yöndeki kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 02.09.2005 tarihinde kurumun vermiş olduğu İsteğe Bağlı Giriş Bildirgesine istinaden aynı tarih itibariyle davacının isteğe bağlı Bağ-kur sigortalılığının başlatıldığını ve 22.11.2008 tarihli dilekçesine istinaden 30.09.2008 tarih itibariyle sona erdirildiğini, davacının 18.10.2019 tarihinde kuruma vermiş olduğu belgelerinde yurtdışı borçlanma dilekçesi ve eki belgelerde isteğe bağlı sigortalı olduğu tarihlerde Almanya’da ikamet ettiğini ve ev hanımlığından dolayı sigortalı kapsamında olduğunun anlaşıldığı, 1479 sayılı Kanun ve 2229 sayılı Kanunla değişik 79 uncu maddesine göre yurtdışındaki vatandaşların herhangi bir işte çalışmayan eşleri isteğe bağlı sigortalı olabildiğini, bu kişilerin isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesinin ilgili bölümlerini daktilo ve okunaklı mürekkepli kalemle tanzim edilip imzalandıktan sonra bağlı bulundukları Konsolosluğa veya Çalışma Ataşeliğine tasdik ettirilerek Bağ-kur Genel Müdürlüğüne elden veya PTT kanalıyla gönderilecek hükmünün bulunduğunu, ilgilinin Almanya’da ikamet etmekte iken giriş bildirgesine Türkiye’deki adresini yazıp imzalayarak Mahalle Muhtarına tasdik ettirip kuruma verdiğini, belirtilen kanun hükmüne uygun bir talep olmadığından isteğe bağlı sigortalılığının iptal edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile isteğe bağlı sigortalıların Türkiye’de ikamet etme zorunluluğu 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 50 nci maddesi ile getirildiği, buna göre 5510 Sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 506 Sayılı Kanunun 85 inci maddesinde isteğe bağlı sigortalıların Türkiye’de ikamet etme zorunluluğu bulunmadığından, davacının 25.10.2005-01.10.2008 tarihleri arasında ödemiş olduğu isteğe bağlı sigortalılık primlerinin yurtdışında ikamet ettiği gerekçesiyle iptal edilmesi yerinde olmayıp, ilgili Kurum işleminin iptali gerektiği değerlendirilerek davanın kabulüne, davacının 25.10.2005-01.10.2008 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili, davacının 02.09.2005 tarihinde isteğe bağlı Bağ-kur’unun başlatıldığını ve 22.11.2008 tarihli dilekçesine istinaden 30.09.2008 tarih itibariyle sona erdirildiğini, davacının 18.10.2019 tarihinde kuruma vermiş olduğu belgelerinde yurt dışı borçlanma dilekçesi ve eki belgelerde isteğe bağlı sigortalı olduğu tarihlerde Almanya’da ikamet ettiğinin ve ev hanımlığından dolayı sigortalı kapsamında olduğunun anlaşıldığını, yurt dışındaki vatandaşların herhangi bir işte çalışmayan eşlerinin isteğe bağlı sigortalı olabileceğini, isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesinin ilgili bölümlerini daktilo ve okunaklı mürekkepli kalemle tanzim edilip imzalandıktan sonra bağlı bulundukları konsolosluğa veya çalışma ataşeliğine tasdik ettirerek Bağ-kur Genel Müdürlüğüne elden veya PTT kanalıyla gönderilmesi gerektiğini, davacının Almanya’da ikamet etmekte iken giriş bildirgesine Türkiye’deki adresini yazıp imzalayarak mahalle muhtarına tasdik ettirip kuruma verdiğinden ve yukarıda belirtilen kanun hükmüne göre uygun bir talep olmadığından isteğe bağlı sigortalılığının iptal edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu olan dönemde yürürlükte olan 1479 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde belirtilen “diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaya başladığı” ibaresiyle Türkiye’deki sosyal güvenlik kuruluşları amaçlanmakta olduğundan, gerek sosyal güvenlik sözleşmesi yapılan ülkelerde, gerekse sözleşme yapılmayan ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının Türkiye’de isteğe bağlı sigortalı olabilmeleri mümkün olduğu, bu nedenle mahkemenin davacının isteğe bağlı sigortalılık primlerinin yurtdışında ikamet ettiği gerekçesiyle iptal edilmesine yönelik kurum işleminin iptaline karar vermesi yerinde olduğu kanaatine varılarak davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının iptaline ilişkin kurum işleminin yerinde olup olmadığı ve 25.10.2005-01.10.2008 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Mülga 1479 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…