Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/6347 E. 2023/578 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6347
KARAR NO : 2023/578
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

TUTUKLU
DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/583 E., 2020/1991 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği süre yönünden şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2018/252 – 2020/174 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2020/583 – 2020/1991 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, tanık beyanlarının doğru olmadığı ve ByLock raporunun hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık …’ın silahlı terör örgütü ile işbirliği içerisinde hareket ettiği, üyesi olduğu veya yardımda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan yargılama ve sanık hakkında yapılan incelemeler neticesinde, sanığın örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı, sanık her ne kadar aşamalardaki savunmalarında söz konusu programı kullanmadığı ileri sürmüş ise de, Erzurum ili mülkiye imamı olduğu tespit edilen Birol kod adlı B. Ö.’nün kullanımında bulunan … ID numaralı ByLock hesabına ait tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesi esnasında söz konusu ID’ye bağlı isimsiz kullanıcıların tespitine yönelik çalışmalar yapılmış, söz konusu ID’ye bağlı … ID numaralı ByLock hesabının kullanıcı adının …, şifresinin ….. olduğunun tespit edilmiş, … ID Numaralı ByLock hesabının B. Ö.’nün sorumluluğunda bulunan kaymakamlardan birisinin kullanımında olabileceği değerlendirilmiş, bu hususta gerekli tekrar KOM Şube Müdürlüğü çalışma yapılmış, dosya içerisinde yer alan 18.06.2018 tarihli KOM Şube Müdürlüğünce düzenlenen tutanakta ve sanığa ait nüfus kaydında sanığın E. ve V. isminde çocuklarının olduğu, V. Ö.’nün 01.03.2016 tarihinde doğduğu, bu sebeple söz konusu ByLock hesabının kullanıcı adının ‘…’ olarak belirlendiği ve … ID numaralı ByLock hesabının bizzat sanık tarafından kullanılmış olduğu tespit edilmiştir. Böylelikle sanığın kullanımında olduğu tespit edilen … ID numaralı ByLock hesabına ait tespit ve değerlendirme tutanağında söz konusu ID’ye bağlı tek ByLock hesabının bulunduğu, bu ID’nin Erzurum ili imamı

B. Ö.’nün kullanımında bulunan … ID numaralı ByLock hesabı olduğu anlaşılmıştır. … ID numaralı B. Ö’nün kullanımında bulunan ByLock içeriklerinin incelenmesinde, … numaralı ByLock hesabından … numaralı belirsiz ID ByLock hesabına 27.12.2015 tarihinde “abi Şenkaya A. bey çocuk ismi istiyor. Erkek ismi. Oğlunun adı E. Bilgilerinize” şeklinde mesaj atıldığı görülmüş, yazışma tarihi itibariyle Şenkaya kaymakamının sanık olduğu, sanığın E. ve V. isminde iki çocuğunun bulunduğu, ilk oğlunun isminin E. olduğu, yazışma içeriğinden sanığın Birol Kod adlı B. Ö.’den yeni doğacak çocuğu için isim bulunmasını istediği, sanığın örgüt hiyerarşisinde çocuğuna isim isteyecek derecede fiilen yer aldığı, B. Ö.’nün bu hususu … ID numaralı ByLock kullanıcısı ile yaptığı yazışmada dile getirdiği anlaşılmıştır. Bundan başka, sanığın kullanımında olduğu anlaşılan … ID numaralı kullanıcı tarafından B. Ö.’nün kullanımında bulunan … ID numaralı ByLock hesabına 16.02.2016 tarihinde “1 Mart bir aksilik olmazsa odayı anatezi dr ayarlsdi “, “amin sağolun”, “sorup haber veririm”, “şimdi gorustuk 28 ok”, “iyi aksamlar” şeklinde mesajların gönderildiği tespit edilmiş, yazışma içeriğinden sanığın 01.03.2016 tarihi itibariyle doktor tarafından ayarlanmış hastane odasından bahsettiği, sanığın nüfus kaydından ve dosya içerisinde yer alan diğer bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere sanığın oğlu V. Ö.’nün 01.03.2016 tarihinde doğduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan incelemede, 30.10.2018 tarihli araştırma tutanağında ByLock çalışma grubu tespitleri kapsamında … ID numaralı ByLock hesabının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin veri girişinin Kom Daire Başkanlığınca yapıldığı görülmüş, tüm bu anlatılan tespitler karşısında sanığın adı geçen programı kullandığı, bizzat yazışma yaptığı konusunda mahkememizce vicdani ve hukuki neticeye ulaşılmıştır. Bundan başka, usulüne uygun olarak yapılan arama işlemi neticesinde ele geçirilen dijital materyallerin 27.06.2018 tarihli inceleme tutanağından FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir öğrenci evi olduğu değerlendirilen mekanda diğer örgüt üyeleri ile birlikte çekilmiş olduğu değerlendirilen bir çok fotoğrafın bulunduğu görülmüş, yine sanığın 15 Temmuz 2016 yılında gerçekleştirilen darbe girişimi esnasında kaymakam olarak Şenkaya ilçesinde görev yaptığı esnada tepkilerine dair mahkememizce çok sayıda tanık dinlenmiş, tanıklardan bazıları sanığın darbe girişimi olduğu gece evinden çıkmadığı, tepkisiz kaldığı yönünde beyanda bulunmuş, sanığın darbe girişimine karşı olduğu yönünde tanık anlatımı da dosyada yer almış olup; çoğunluk tanıkların anlatımları değerlendirildiğinde sanığın darbe girişiminin yapıldığı … ve sonrasında ilçe kaymakamı olarak kendisinden beklenen tepki ve davranışı sergilemediği ve bu durumun da sanığın silahlı terör örgütü üyeliği kastını destekler bir yan delil olduğu kanaatine varılmış, yine haklarında aynı suçtan işlem yapılan kişilerle irtibat kayıtları bulunması da sanığın örgüt üyeliği kastını destekler mahiyette delil olarak kabul edilmiş, böylelikle sanığın söz konusu suç örgütünün varlığından ve amaçlarından haberdar olduğu, bu amaçlarının icrası ve gerçekleşmesi için istenilen ve gereken eylem ve işlemleri ika ettiği, örgütle organik bağını kriptolu haberleşme programı olan ByLock programını aktif olarak kullanarak kurduğu ve örgütün hiyerarşisine dahil olduğu, söz konusu eylemlerinin devamlılık arz ettiği bu suretle üzerine atılı suçun sübuta erdiği iddianamede belirtilen nitelendirmenin oluşa uygun düştüğü anlaşılmış, sanığın herhangi bir delil ile doğrulanmayan soyut inkara dayalı savunmasının gerçeği yansıtmadığı ve samimi olmadığı sadece ceza yaptırımından korunmaya ve kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle itibara şayan kabul edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın

belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle ret edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği;

Sanığın ByLock programını … ID numarasıyla kullandığı, İlk Derece Mahkemesi kabulünde olduğu üzere kullanıcı adı, yazışma içerikleri nazara alındığında ByLock kullanıcısının sanık olduğunun anlaşıldığı, bu şekliyle sanığın örgütsel haberleşme amacıyla ByLock kullandığının sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki tespitlerinin de yerinde olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı,

Yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2020/583 – 2020/1991 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.