YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1600
KARAR NO : 2023/16454
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hukuka aykırı olduğu, delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığı, beraat kararı verilmesine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın boşandığı eşi olan katılanın telefonuna 06/05/2015 tarihinde saat 12:37’de “… artık hovardalarını bulmuşsun…, sende artık o….. pizza düşersin yakında zaten düşmüşsün de …”, 06/05/2015 tarihinde saat 14:00’da “…ben senin ne b…lar yediğini biliyorum…, sen tam bir o…. olmuşsun ben çok mutluyum…, sizin sülalenizi var zaten bu bozukluk” ibarelerini içeren hakaret teşkil eden mesajlar gönderdiği, iddiasıyla hakkında hakaret suçundan açılan davada sanığın atılı suçu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın temyiz nedenleri yönünden;
Tüm dosya kapsamı, sanığın ikrarı, bilirkişi raporu karşısında, bahse konu mesajları yazmak suretiyle atılı suçu işleyen, sanığın mahkumiyeti yönünde, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B- Sair Yönlerden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup, sanığın, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğindeki mesajlarından dolayı hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
2-Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.