YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19219
KARAR NO : 2023/710
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2017 tarihli ve 2017/81 Esas, 2017/80 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2017/2111 Esas ve 2019/1209 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı, telefonunda ByLock programının olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, içerik ve ID tespiti yapılması gerektiği, terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı tespit edilen herhangi bir dernek, vakıf, iş yeri ile bağı tespit edilemediği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, verilen kararın hukuka aykırı olduğu ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Bayburt İl Emniyet Müdürlüğünde 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görevli iken 22/11/2016 tarih ve 677 KHK ile FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı iltisakı olması gerekçesi ile mesleğinden ihraç edildiği görülmüştür.
Sanığın, ByLock isimli programı kendisine ait olan ve bizzat kullandığı 0505……. numaralı GSM hattı ile 11.08.2014 tarihinden itibaren 3………. IMEİ numaralı telefon ile kullandığının tespit edildiği KOM Şube Müdürlüğünün raporu ile sabittir. Her ne kadar sanık bylock programını inkar içerikli savunmada bulunmuş ise de, yine İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında alınan listede sanığın bylock kullandığı açıkça anlaşılmış olup, söz konusu listede GSM hatlarının veya ADSL aboneliklerinin kimi zaman başka şahıs veya şahıslar tarafından kullanılabilmesinin mümkün olduğu, ancak bu kişilerin ekli listede yer almadığı belirtilmiş olup, ayrıca KOM raporu ile de bu husus açıkça tespit edilmiştir. Yine, BTK’ya yazılan müzekkere cevabındaki HTS kayıtları incelendiğinde, bylock tespit edilen IMEI numaralı cihaz ve hat ile sanığın görüşme kayıtlarının olduğu anlaşılmıştır. Sanığın dijital incelemesine gönderilen telefonun Bylock tespit edilen IMEİ numaralı telefon ile farklı olduğu anlaşılmakla bu hususla ilgili yukardaki tespitler de dikkate alınarak başkaca bir işlem yapılmasına gerek duyulmamıştır.
Dosya kapsamında tanık olarak dinlenen kişilerin bir kısmı sanığın çevik kuvvet şube müdürü olarak çalışmaya başladığında her … çevik kuvvet müdürlüğüne sabah saatlerinde 2 adet zaman gazetesi geldiğini, bu Zaman gazetelerinden birinin Harun müdürün okuduğunu zaman zaman gördüklerini ifade etmesi, aynı zamanda haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğine ilişkin soruşturma ve kovuşturmanın bulunması, tanıkların soruşturma aşamasında sanık ile yüzleşmediğinden dolayı ve olay tarihine daha yakın olmasından dolayı daha sağlıklı bilgi vermeleri, söz konusu ifadelerin zorunlu müdafii huzurunda alınmış olması ve uyuşmazlığa konu olay bütün olarak değerlendirildiğinde, kovuşturma aşamasındaki inkara yönelik beyanları değil, soruşturma aşamasındaki beyanları olayın oluş şekline ve gerçeğe daha uygun olduğu kanaatine varılarak sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir üyesi olarak, örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği kabul edilerek mahkumiyetine hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; öncelikle temyiz aşamasında dosya içerisine gönderildiği anlaşılan ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, sanığın A5 derecesinde olduğunu belirten veri inceleme raporu ile sanık aleyhine beyanlar içeren A. A.’nın ifadesinin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra değerlendirilme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2017/2111 Esas, 2019/1209 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bayburt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.