Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/40080 E. 2023/551 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/40080
KARAR NO : 2023/551
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1443 E., 2021/998 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 Tarihli ve 2017/272 Esas, 2019/393 sayılı Kararı ile
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 Tarihli ve 2019/1443 Esas, 2021/998 sayılı Kararı ile
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.11.2022 tarihli, temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi ByLock programını kullandığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğuna, sanık hakkında verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2017/272 Esas, 2019/393 sayılı Kararı ile ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın tüm aşamalarda değişmeyen savunmasında, sonradan ByLock olduğunu öğrendiği programı TRT’de birlikte çalıştıkları Z.Ö’ın yoğun ısrarla yurt dışında yaşayan ailesi ile ücretsiz görüşebileceğini söyleyerek telefonunu yüklediğini ve bir kere telefonunu evde unuttuğunu söyleyerek bu uygulama üzerinden görüşme yaptığını, mesai arkadaşı olduğundan kendisini kırmamak için bunu kabul ettiğini, programın FETÖ yapılanmasına ait olduğunu da bilmediğini, programı hiç kullanmadığını, daha sonrada sildiğini ifade ettiği, tanıklardan M.A’nın Z.Ö. tarafından kendisine de benzer bahanelerle ByLock yüklediğini ifade ettiği, dinlenen tanık beyanları kapsamı ile özellikle Z.Ö. adlı FETÖ örgüt üyesi olmaktan yargılanan tanığın üzerine atılı iddialar arasında ByLock iddiasının da bulunduğu tespit ve değerlendirme tutanağında; ID: ”…” olarak belirlendiği, sanık savunmasında ByLock programının ne şekilde kimin tarafından telefonuna yüklendiğini anlattığı ve kesinlikle bu programı kullanmadığını ifade ettiği, savunmanın aksine hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatına dair bir delillin bulunmadığı, örgütle irtibatlı dernek sendika kaydı Bank … hesabı, bağlantılı kurumlarda çalışma kaydı bulunmadığı, bu aşamaya kadar ByLock ID ve içeriklerinin tespit edilmemiş olduğu, gerek savunma tanıkları gerekse sanığın savunmalarının örgüt üyesi olmak suçuna yönelik saikle hareket ettiği iddiasını bertaraf ettiği ve suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair şüphe oluştuğu, sanık hakkında silahlı terör örgüt üyesi olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde bulunduğu, örgüt içerisindeki eylemlerinin sürekli, yoğun ve çeşitli olduğuna dair, sanığın tutarlı ve ısrarlı inkara yönelik savunmasının aksini gösteren mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, açık, kesin nitelikte inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleriyle sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığı belirtilerek sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2019/1443 Esas, 2021/998 sayılı Kararı ile yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, Cumhuriyet savcısının istinaf taleplerinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, Cumhuriyet savcısının temyizi ve tüm dosya kapsamına göre;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında, “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada ByLock kullanıcısı olduğu her türlü şüpheden uzak teknik verilerle ispatlanamayan sanığın örgütün hiyerarşik yapısına girdiği hususunda her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sabit olmadığı gözetilerek; verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2019/1443 Esas, 2021/998 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinini birinci fıkrası uyarınca uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.