Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/850 E. 2023/3823 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/850
KARAR NO : 2023/3823
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nevşehir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a-b) bentleri, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi katılanla sanık arasında husumet bulunduğuna, katılanın bu sebeple sanık hakkında iftira attığına, dosyada delil bulunmadığına, sanığın suçu işlediğine ilişkin ancak şüphe bulunduğuna, şüpheden de sanığın yararlanması gerektiğine, sanığın suça karışma ve suç işleme eyleminin bulunmadığına, katılanın hiçbir ifadesinde sanığın kendisini alıkoyduğunu veya zorla bir yere kapattığını söylemediğine, sanıkların eylemi iştirak halinde işlemediğine, lehe hükümlerin ayrı ayrı tatbik edilmesi gerekirken fahiş ceza tayin edildiğine vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar …, … ve …’ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle sanıklardan …’ın katılan …’i otogarda aracına binerken yakalayıp kafasına silah dayamak suretiyle …’in kullanmakta olduğu araca bindirdiği, sanık …’ın silahın kabzasıyla katılanın başına vurduğu ve arka koltuğa oturup katılanın telefonuyla … ve …’ı arayıp yanına çağırdığı, … ve …’nın da, …’ın çağırdığı yere gittikleri, her üç sanığın da …’i 3-4 saat silahtan sayılan alet ve elleriyle olmak üzere darp ettikleri, daha sonra sanıkların katılanı gelmiş olduğu araca bindirerek Meteris kavşağına kadar getirdikleri, burada sanık …’ın …’in kullanmış olduğu …’e ait aracı kaza süsü vermek amacıyla duvara çarptırdığı, bu suretle sanıkların cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri anlaşıldığından ilk derece mahkemesince mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılanın olay günü 23.00 sıralarında arkadaşı …’in misafirlerini …’in aracıyla terminale bıraktığı geri dönmek üzere araca bindiğinde sanık …’ın şoför mahallindeki kapıyı açıp katılana …’in nerede olduğunu sorduğu, katılanın bilmediğini söylemesi üzerine katılanın başına silahla vurup aracın arka koltuğuna geçip silah dayayıp aracı sürmesini istediği yolda katılanın telefonundan arama yapıp aradığı kişiden yanlarına gelmesini istediği, bilinmeyen bir bağ evine gittikleri bir süre sonra bağ evine sanıklar … ve …’ında geldiği her üç sanığın da katılanı burada silahtan sayılan alet ve elleriyle darp ettikleri olay yerine sanık …’ın da geldiği, daha sonra …’in aracına katılanın zorla bindirildiği yanına sanıklar … ve …’ın da bindiği, Meteris kavşağına geldikleri burada sanık …’ın aracı duvara çarptırıp araca kaza yapma süsü verdiği, katılanı sanık … evine götürdükleri orada iki gün tuttukları sanık …’ın dükkanına götürüp orada çalışıyormuş izlenimi verdikleri katılanın bir yolunu bulup kaçıp kolluk güçlerine haber verdiği tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince belirlenen cezada hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık müdafinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, katılanın iftira attığına, mahkumiyete yeterli kesin deliller bulunmadığına, sanığın suça iştirakının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerekirken fahiş ceza tayin edildiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.11.2022 tarihli ek kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 1.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.