YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/479
KARAR NO : 2023/3679
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Parada sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli kararı ile sanığın parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 23.06.2021 tarihli ilamı ile hüküm tarihinde cezaevinde bulunan sanığa duruşmalardan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmadan yokluğunda karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmştir.
4. Bozma üzerine Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada 26.10.2021 tarihli karar ile sanığın parada sahtecilik suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ NEDENLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay, sanığın mağdur …’e ait büfeden bir adet balon alıp karşılığında 100,00 TL sahte para verdiği, mağdurun durumu fark edip para bozma bahanesi ile sanığı oyalayarak polis merkezini aradığı ve olay yerine gelen polislerce yakalanan sanığın diğer mağdur …’e ait kimliği kullanarak bu isimle yargılandığı, mağdurun beraati sonrasında yapılan suç duyurusu üzerine atılı suçları işleyen sanık hakkında soruşturma ve kovuşturma yapıldığına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Parada sahtecilik suçu yönünden;
1. Güncel adli sicil kaydı incelendiğinde atılı suçları benzer yöntemle işleyen sanığın sahte parayı gerçeğinden ayırt edemediği için parayı sahte olduğunu bilmeden verdiğine yönelik savunmasına itibar edilmemiş, sahte parayı bilerek tedavüle sürdüğü bu nedenle eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısının sanığın beraat etmesi gerektiği yönündeki temyiz isteği yerinde görülmemiş, mahkemece suç vasfının tayininde ve kurulan hükümde hukuka aykırılık olduğu anlaşılmıştır.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğine” ilişkin hükmün uygulanabilmesi için; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulandıktan sonra yeniden suç işlemesinin gerekeceği, sanığın ilk mükerrirliğinin 1 Haziran 2005 tarihinden önce 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 81 inci maddesi ile oluşması karşısında, buna dayanılarak sanık hakkında ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
B. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu yönünden:
Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yukarıda açıklanan açıklanan nedenlerle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkasına ait kimlik veya kimlik bilgileri suçundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci ve parada sahtecilik suçu yönünden ayrıca 326 ıncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.