Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2096 E. 2023/3680 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2096
KARAR NO : 2023/3680
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : İşkence, kamu malına zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜMLER :Esastan ret, temyiz isteminin reddi, mahkumiyet, beraat

İlk Derece Mahkemesince katılan sanık … hakkında kamu malına zarar verme ve kasten yaralama suçlarından hükmolunan kararların türü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık … hakkında verilen 10.02.2022 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ancak sanığın temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verilmediği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların;

5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezaların sürelerine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında kamu malına zarar verme, katılan sanık … hakkında kamu malına zarar verme ve kasten yaralama, sanıklar …, … ve … hakkında işkence suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli kararı ile sanık … ve katılan sanık …’nın kamu malına zarar verme suçundan 1’er yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, katılan sanık …’nın kasten yaralama suçundan 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar …, … ve …’nın işkence suçundan 2’şer yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. Bu kararın katılan sanık … müdafii, sanıklar …, …, … müdafiileri, sanık … ve Cumhuriyet savcısının sanıklar …, … ve … yönünden eylemin zor kullanma yetkisinin aşılması suçunu oluşturduğundan bahisle lehe istinaf edilmesi üzerine; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli ve 2019/3248 Esas, 2021/2391 Karar sayılı kararı ile;
A. Sanık … ve katılan sanık … haklarında “mala zarar verme” ve katılan sanık … hakkında “kasten yaralama” suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine,
B. Sanık … hakkında “işkence” suçundan verilen Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın atılı suçtan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
C. Sanıklar … ve … tarafından yüklenen suçun işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
4. Sanık …’un Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı temyiz etmesi üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince 10.02.2022 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Ankara Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık …’ın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine,
B. Katılan sanık … müdafiinin temyiz isteği, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılarak sanıklar … ve …’nın müsnet suçtan cezalandırılmasına, katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanmasına ve diğer nedenlere,
C. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında yerel mahkemece kurulan hüküm hakkında aleyhe temyiz bulunmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince ceza miktarının arttırıldığına ve

işkence suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
D. Sanık …’un temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır .

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda hükümlü olarak bulunan katılan sanık … ve sanık …’un 21.10.2013 günü kaldıkları odayı yakmak suretiyle kurum malına zarar verdikleri, katılan sanık …’nın ceza infaz kurumu 1. müdürü sanık … ve sorumlu infaz koruma başmemuru sanık …’ın bilgi ve talimatları sonucunda 22.10.2013 günü görevlilerce yumuşak oda tabir edilen odaya elleri arkadan kelepçeli şekilde olarak, havalandırma ve sağlık koşulları uygun olmayan, mevsim itibariyle soğuk-serin olabilecek ortamda üstünü örtecek birşey verilmeksizin bırakıldığı, 23.10.2013 günü tuvalet ihtiyacı için odadan çıkartılan katılan sanık …’ın görevli infaz koruma memuru şikayetçi …’i darp ederek basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı, akabinde tekrar elleri arkadan kelepçeli şekilde odaya bırakılan katılan sanık …’ın 23.10.2013 günü gece sayımında ellerinin arkadan kelepçeli olması nedeniyle su içemediğini belirtmesi üzerine saldırgan davranışlarının olmadığından görevli memur tanık E.A tarafından kelepçenin bu kez önden takıldığı, 24.10.2013 günü gündüz sayımında nöbetçi müdür sıfatıyla görev yapan sanık …’nın hal ve şartlara göre yapması gerekmediği halde önden bağlı kelepçeyi infaz koruma memurlarına çözdürdüğü ve ellerini arkaya gelecek şekilde kelepçeleyerek bu şekilde yaklaşık 13 saat kadar elleri arkadan kelepçeli bıraktığı, 25.10.2013 günü saat 11:50 sıralarında, Cumhuriyet Başsavcısı ile cezaevinden sorumlu Cumhuriyet savcısının cezaevinde yaptıkları denetimleri sırasında durumu fark edip talimat vermeleri üzerine katılan sanık …’ın kelepçeden arındırılıp bu odadan çıkartıldığı, bu olay sonucunda Balıkesir Devlet Hastanesi’nin 04.02.2014 tarihli raporunda gösterildiği üzere, katılan sanığın sağ ve sol el bileğinde ekimotik alanların oluştuğu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu’nun 02.03.2016 tarihli ve 1261 karar sayılı raporuna göre, katılan sanıkta yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu ayrıca Balıkesir Devlet Hastanesi’nin 04.02.2014 gün ve 212 sayılı raporunda, katılan sanığın yapılan psikiyatrik muayenesinde halen travma sonrası stres bozukluğu tespit edildiği, katılan sanık ve sanıkların bu şekilde müsnet suçları işledikleri iddialarına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ün 5237 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesinin beşinci fıkrası maddesi uyarınca, sanıklar … ve …’nın aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca üzerlerine atılı işkence suçunu işledikleri sabit görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … hakkında işkence suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanıklar hakkında atılı suçtan, beraat kararı kurulduğu, sanık … hakkında İlk derece mahkemesince tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının kaldırılarak 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında temyizin reddine dair ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın 25.02.2022 tarihli temyiz dilekçesinde 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz nedeni bildirmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Katılan sanık … hakkında kasten yaralama ve kamu malına zarar verme; suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde :
Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinn ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
C. Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde :
Sanık …’ün aksi olmayan savunmalarına göre sanığın yumuşak odaya kelepçeli şekilde alınmasını 23.10.2013 günü katılan sanık …’ın müşteki Ali Kemal’i darp etmesinden sonra öğrendiği, 24.10.2013 günü yarım gün kurumda bulunup 25.10.2013 günü izinli olduğu, iş yükünün fazlalığı ve çoğunlukla kurum dışında bulunması nedeniyle, kast veya ihmalinin bulunmadığı; sanık …’nın olay sırasında nöbetçi icapcı memur olarak bulunduğu, aksi sabit olmayan savunmalarına 24.10.2013 günlü sayımda katılan sanığı tekrar arkadan kelepçeleme olayına dahil olmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat kararları hukuka uygun bulunmuştur.
D. Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde :
Katılan sanık, tanıklar beyanları, adli raporlar ,bilirkişi raporları ve sanığın kısmi ikrara dayalı savunması birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde Karabük T Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu’nda, iç güvenlik ve gözetimden sorumlu infaz koruma baş memuru olarak görev yapan sanık …’ın, cezaevinde hükümlü olarak bulunan katılan sanık …’nın, 21.10.2013 tarihinde koğuşunda bulunan eşyaları koğuş arkadaşı olan sanık … ile birlikte yakması olayından sonra İdare ve Gözlem Kurulunca henüz karar dahi alınmadan katılan sanığı elleri arkadan kelepçeleyerek yumuşak oda tabir edilen yere 22.10.2013 günü tek başına bıraktırdığı, odaya konulması esnasında hiç bir direnç göstermemesine rağmen yaklaşık 20 saat süreyle ters kelepçeli olarak burada tutulduğu, 23.10.2013 günü şikayetçi …’i yaralama eyleminden sonra, odaya giren görevlilere karşı hiçbir saldırganlık göstermemesine ve odanın korunaklı olması nedeniyle kendisine de zarar verme ihtimali bulunmamasına rağmen yaklaşık 2 gün süreyle bu ters kelepçe uygulamasına devam edildiği, 25.10.2013 günü denetime gelen Cumhuriyet savcısının talimatı ile serbest bırakılana kadar yarı aç, strafor ya da köpük tarzı bir şey üzerinde üstüne örtebileceği herhangi bir şey olmadan ve elleri arkadan kelepçeli olması nedeniyle hareket kabiliyetini kısıtlayarak kalmasına neden olarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, sanığın konum ve görevi itibariyle katılan sanığın bu süreç içerisinde maruz kaldığı eylemlerden haberdar ve sorumlu olduğu, böylece sistematik olarak süregelen ve insan onuruyla bağdaşmayacak nitelikte eylemleri gerçekleştiren sanığın yüklenen işkence suçunu işlediği sabit görülmüştür.
2.Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli kararı ile sanık … hakkında işkence suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunduğu ve bu karar karşı sanık hakkında aleyhe istinaf talebi bulunmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada sanığın müsnet suçtan 3 yıl 4 ay

hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı hareket edilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

V.KARAR
1. Sanık … hakkında temyizin reddine dair ek karar yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Katılan sanık … hakkında kasten yaralama ve kamu malına zarar verme; suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
3. Sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2019/3248 Esas, 2021/2391 Karar sayılı kararında katılan sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
4. Sanık … hakkında işkence suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden:
Gerekçe bölümünde (D-2) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı, katılan sanık … müdafii ve sanık … müdafince öne sürülen re’sen incelenen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (B) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.