YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16469
KARAR NO : 2023/3685
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanıklar hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.11.2014 tarihli iddianamesi ile; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
B. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan ayrı ayrı 3 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz istekleri;
1. Kredi kartından katılanın rızası ile para çekildiğinden atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2. Kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğuna,
3. Kredi kartından çekilen tutara karşılık kambiyo senedi vererek zararı giderdiğine ilişkindir.
Sanık …’ın temyiz istekleri;
1. Kredi kartından katılanın rızası ile para çekildiğinden atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2. Kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanıkların katılanın kredi kartını rızası dışında ele geçirerek ATM’den nakit avans çektikleri ve farklı iş yerlerinden alışveriş yaptıkları iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıkların 1 No’lu Temyiz Sebebi Yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; katılanın Finansbank’a yaptığı başvuru üzerine düzenlenen kredi kartını teslim almak üzere sanıklar ile birlikte bankaya gittiği, sanıklardan …’ın banka tarafından katılana teslim edilen zarfı içinde kartın bulunmadığı, kartın daha sonra geleceğini söylemek suretiyle katılanın iradesini fesada uğratarak zarfı katılandan aldığı, sonrasında sanıkların suça konu kredi kartıyla ATM’den nakit avans çektikleri ve farklı iş yerlerinden alışveriş yaptıkları somut olayda; her ne kadar sanıklar, 05.07.2013 tarihinde katılanın kredi kartını bankadan kendisinin aldığını, birlikte kredi kartından 650,00 TL nakit çekim ve tütün dükkanından alışveriş yaptıklarını, katılanın kredi kartını sanık …’a verdiğini, bu tarihten sonra kredi kartından harcama yapmadıklarını belirtmişlerse de; kredi kartının hesap ekstresi incelendiğinde sanıkların, katılanın kredi kartını sanık …’a verdiğini belirttikleri 05.07.2013 tarihinden sonra 07.07.2013 ve 11.07.2013 tarihlerinde alışveriş yapıldığı, kredi kartı sözleşmesinin iletişim bilgileri kısmında yer alan 0 543 *** ** 51 nolu telefonunun sahibi tanık S.A.’ın söz konusu telefon hattının sanıkların kullanımında olduğunu beyan ettiği, 0 543 *** ** 51 nolu telefon hattına ait sözleşmede fatura adres bilgileri kısmında irtibat numarası olarak sanık … tarafından kullanılan 0 507 *** ** 70 nolu telefonun irtibat telefonu olarak verildiği, katılanın ifadelerinin tanık beyanları ile desteklendiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işledikleri sabit görülmüş ve 1 nolu temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık …’ın 3 No’lu Temyiz Sebebi Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde yer alan “Etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir.
Sanık …, katılanın kredi kartından çekilen tutara karşılık kambiyo senedi vererek zararı giderdiğini belirtmiş ise de; katılana para yerine, senet ya da bono verilmesinin, zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderme sayılamayacağı, katılanın senedin bedelinin ödenmediğini belirttiği, sanığın aşamalarda alınan savunmasında senedin bedelini ödediğine dair bir savunmada bulunmadığı anlaşılmakla sanık …’ın 3 no’lu temyiz sebebi yerinde görülmemiş ve Tebliğname’deki 1 no’lu bozma düşüncesine de iştirak edilmemiştir.
C. Sanıkların 2 No’lu Temyiz Sebebi Yönünden;
Sanıkların, katılanın kredi kartını rızası ve bilgisi dışında ATM’den nakit çekim ve farklı iş yerlerinden alışveriş yapmak suretiyle kullandıklarının sabit olması karşısında, başkasına ait kredi kartının kötüye kullanılması suçundan hüküm kurulurken sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve Tebliğname’deki 2 no’lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli kararda, sanıklar hakkında adli para cezasının miktarı belirlenirken oluşan zararın ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşıldığının belirtilmesi karşısında Tebliğname’deki 3 no’lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıkların 2 no’lu temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”11.07.2013” yerine “04.07.2013” olarak gösterilmesi sonuca etkili olmayan ve mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli kararında, sanıkların temyiz talepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz taleplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.