YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1130
KARAR NO : 2023/3161
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2021 tarihli ve 2021/1154 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/786 Esas, 2022/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 600.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/1510 Esas, 2022/1269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi ve son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/7041 Esas, 2022/15037 Karar sayılı kararı ile suçun sübuta erdiği kabul edilmekle birlikte uygulamada adli para cezasının hesabında hataya düşülmesi ve ayrıca aynı gerekçelerle takdir ve teşditten bahsedilip hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak, adli para cezasının ise alt sınırında altında olacak şekilde eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/2738 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi ve son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 700.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyizi; yüksek miktarlı bu para cezasını ödeyecek ekonomik gücü olmadığından hakkında hükmedilen hapis ve para cezasının bozulması istemine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyizi sanığın daha önce duruşmaya katılmaması nedeniyle panikleyerek savunmada bulunduğuna ve asıl suçlunun sanık olmadığına, hüküm kurulurken gerekçelerin aleyhe olduğu ve sabıkasız olan sanık hakkında lehe durumların değerlendirilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Meçhul bir kişinin suç tarihi olan 18.03.2021’de katılanı cep telefonundan arayarak kendisini komiser olarak tanıtıp FETÖ terör örgütü üyelerinin kimliğini ele geçirip bankalardan adına kredi çekmeye çalıştıkları yalanıyla kandırıp bankadaki 139.000,00 TL para, 17 adet bilezik ve evinde bulunan bir takım ziynet eşyalarını bir poşete koyarak toplam 300.000,00 TL bedelli para ve ziynet eşyalarını 22.03.2021 tarihinde maskeli olarak gelen sanığa elden teslim etmesini sağladığı anlaşılmıştır.
2. Teslimatın yapıldığı mahaldeki kamera görüntülerinden yola çıkılarak sanığın Balıkesir terminalindeki görüntülerine ve buradaki bilgi ve görüntülerden de Gaziantep’ten aldığı uçak biletine ve Şanlıurfadan Gaziantep’e gelişine kadar sanığın güzergahının net bir şekilde belirlendiği tespit edilmiştir.
3. Tanık Ş.E taksi şoförlüğü yaptığını ve sanığı Balıkesir otogarından aldıktan sonra suç mahalline yakın bir yere bıraktığını beyan etmiştir.
4. Sanık tanımadığı birilerinden komisyon almak için bu işi yaptığını savunmuş, tevilli ikrarda bulunmuştur.
5. İlk derece Mahkemesince katılanın ve tanığın beyanı, sanığın savunması, kamera kayıtları, araştırma tutanakları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.
6. Yargıtayın bozma ilamı öncesinde ve sonrasında Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından da sanığın savunmasının oluşa uygun olmadığı değerlendirilerek ilk derece Mahkemesinin delil değerlendirmesine yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmediği belirtilmiş ve bozma ilamı sonrasında ise bozmaya uyularak mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 12.01.2023 tarihli ve 2022/2738 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.