Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/10110 E. 2007/12191 K. 09.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10110
KARAR NO : 2007/12191
KARAR TARİHİ : 09.10.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 189 ve 191 parsel sayılı sırasıyla 2.642,27 m2 ve 2.138,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe niteliği ile davalılardan … ve … adlarına, 101 ada 188 parsel sayılı 21.863,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyanınca tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, … aleyhine ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 101 ada 188, 189 ve 191 parsel sayılı taşınmazların adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Hazine, 101 ada 191 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, … tarafından açılan davanın reddine, katılan davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 101 ada 188 ve 189 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine, 101 ada 191 parselin kadastro tespitinin iptal edilerek … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen bölümünün ham … niteliği ile Hazine, geriye kalan bölümünün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan davacı Hazine tarafından 101 ada 191 parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmıştır.
Katılan davacı Hazinenin temyiz itirazları 101 ada 191 parsel sayılı taşınmaza yönelik olup mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Temyize konu taşınmaz ile komşularının dört tarafı 101 ada 206 sayılı orman parseli ile çevrili olup, davalı tapu kaydına tutunmamıştır. Kaldı ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen aplikeli memleket haritasında da çekişmeli taşınmazın dört tarafında orman sayılan yeşil renkli alan bulunmaktadır. Bu durumda çekişmeli taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olup zilyetlik yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulu’nun 10.12.1997 gün 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.; 13.10.1999 gün 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 gün 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir. Diğer taraftan tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve
boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez. 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca taşınmazın dört tarafının ormanla çevrili olması ve mülkiyet belgesinin bulunmaması halinde orman bütünlüğünün bozulduğu, orman içi açıklığın oluştuğu kabul edilmektedir.
Hal böyle iken; 101 ada 191 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle katılan davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09.10.2007 günü oybirliği ile karar verildi.