YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19261
KARAR NO : 2023/2910
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2014/54 Esas, 2015/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; lehine olan deliller toplanmadığından savunma hakkının kısıtlandığına ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, tespit edilemeyen bir şekilde ele geçirdiği katılanın yetkili olduğu şirkete ait çalıntı çeki 24.03.2013 keşide tarihli, 22.500,00 TL bedelli olacak şekilde düzenlendikten sonra mağdur …’dan aldığı araç karşılığında verdiği, ödeme gününde bankaya ibraz edildiğinde imza uyuşmazlığından ödemenin yapılmadığı, daha sonra çekin çalıntı olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık … aşamalarda alınan savunmalarında; suçlamaları kabul etmeyerek, suça konu çeki kendisine küçükbaş hayvan satan … … isimli şahıstan aldığını, sonra da araç alımı karşılığında mağdur … isimli arkadaşına verdiğini, çekin karşılıksız ve sahte olduğunu bilmediğini, … … isimli şahıstan parasını alamadığı gibi kendisini de bulamadığını belirtmiştir.
3. Katılan … aşamalarda alınan beyanlarında; suça konu çekte keşideci olarak gözüken şirketin çek keşide etme hususunda yetkilisi olduğunu, sanığı tanımadığı, çekin ne surette eline geçtiğini bilmediği, bankadan aranıldığında çek koçanına baktığında koparılmış olduğunu gördüğünü, maddi olarak bir zararları bulunmamakta ise de; sanıktan şikayetçi olup, davaya katılmak istediğini belirtmiştir.
4. Mağdur … aşamalarda alınan beyanlarında, sanığı daha önceden tanıdığını, sanıkla araç alış-verişi yaptığını, 41.500,00 TL olan satım bedelinin 22.500,00 TL’lik kısmını suça konu çek ile ödediğini, daha sonradan çekin çalıntı olduğunun ortaya çıktığı, sanıktan 37.500,00 TL’lik senet alıp icraya koyduğunu belirtmiştir.
5. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan ekspertiz raporuna göre; suça konu çek muhteviyatındaki yazı ve imzaların …’nin eli ürünü olmadığı, çekin arka kısmında atılı bulunan ciranta imzasının … eli ürünü olduğu, diğer yazılar ve atılı bulunan imzaların … ve … elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte kaligrafik uygunluk tespit edilemediği rapor edilmiştir.
6. Suça konu çek üzerinde mahkemece yapılan gözlemde, aldatıcılık niteliğine sahip olduğu belirlenmiştir.
7. Soruşturma aşamasında yaptırılan emniyet araştırmasında; suça konu çek üzerinde bulunan ve çeki ciro eden … … isimli şahıs temin edilemediği gibi adres beyanında belirtilen 1471 nolu sokağın bölge dahilinde bulunmadığı rapor edilmiştir.
8. Mahkemece; sanığın suça konu çeki aldığını bildirdiği şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini verememesi ve bahse konu şahsın var olup olmadığının tespit edilememesi, bu nedenle sanığın savunması suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan, savunmalarına itibar edilmediği değerlendirilerek, suça konu çeki tedavüle sokarak mağdurdan haksız menfaat etmek şeklindeki eylemi nedeniyle, sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın, suça konu çeki aldığını beyan ettiği … isimli isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini bildiremediği gibi aradaki hukuki ilişkiye yönelik herhangi bir delil dosyaya sunamamış olması, soruşturma aşamasında yaptırılan emniyet araştırmasında bahse konu şahsın temin edilemediğinin ve bildirilen adresin de bulunmadığının rapor edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın savumasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sonuca etkili görüldüğünden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2014/54 Esas, 2015/124 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.