YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10738
KARAR NO : 2023/3840
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocukları dilencilikte araç olarak kullanma
HÜKÜM : Beraat
Davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı olan mağdur … vekilinin, 29.07.2016 tarihli temyiz istemli dilekçesi ile katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin kabulü ile, mağdurun davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocukları dilencilikte araç olarak kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, suçun kim tarafından işlendiğinin tespit edilmemesi nedeniyle eksik araştırma yapıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın akrabası olan 09.09.2015 doğumlu mağduru dilencilik yaparken araç olarak kullandığı iddiasına ilişkindir.
2. 12.11.2015 tarihli tutanakta, sanığın parkta kucağında çocuk ile bank üzerinde oturarak vatandaşlardan para dilendiği belirtilmiş ve 12.11.2015 tarihli tutanak ile, mağdur, annesi olan Semiye Şimşek’e teslim edilmiştir.
3. Sanık savunmasında, eylemi gerçekleştirenin kendisi olmadığını, … olduğunu, dul aylığının kesilmemesi için kendi ismini verdiğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Maddi gerçeğin kuşkuya yer verilmeyecek şekilde ortaya çıkarılması ve sanığın savunmasının doğruluğunun tespiti amacıyla, suça konu eylemi gerçekleştirenin sanık olup olmadığı belirlenmesi, mağdur çocuğun anne ve babasının da duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağının sağlanması, ayrıca kollukta alınan ifadeye göre, dilenirken yakalandığı tespit edilen kişinin, olay sırasında peçete satıp satmadığı, yada vatandaşlardan karşılıksız para toplayıp toplamadığının tutanak mümzileri dinlenmek suretiyle, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.