YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14836
KARAR NO : 2008/15815
KARAR TARİHİ : 18.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili … Köyü 104 ada 3 parsel hakkında Orman Yönetimi ve Hazine tarafından müvekkili aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabul ediliğini ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/142-2006/98 sayılı kararının ilanen tebliğ edildiğini, müvekkilinin karardan haberdar olmadığını, tebligatın usulsüz olduğunu bildirerek önceki kararın kaldırılarak yargılamanın yenilenmesini ve davanın reddine karar verilmesini istemiş, mahkemece H.Y.U.Y. 445. maddesinde yazılı şartların oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava yargılamanın iadesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Davacı, kendisi aleyhine açılan 2002/142 sayılı tapu iptali tesçil davasında kendi adresi olarak gösterilen “… Köyü ” adresini … olarak kullandığını,sürekli bu adreste bulunmadığını bu nedenle karardan haberdar olamadığını, taşınmazla ilgili emlak vergisini ödemeye gittiğinde karardan haberdar olduğunu savunmaktadır. Gerçekten de davacıya … Köyü adresine gönderilen tebliatların adreste bulunmama nedeniyle iade edilmesi üzerine 11.10. 2006 tarihinde ilanen tebligat yapılmıştır.
Tebligat Yasasının 32. maddesi, “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur ” hükmünü içermektedir, yani davacının tebliğ konusunu öğrenme gününün tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerekir.
Davacı, … Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 27.11.2007 tarihli dilekçede, “tekrar dava açacağından dosyadan fotokopi istediğini” beyan etmiştir. Bu durumda, davacının, tebligat ve konusunu en geç 27.11.2007 tarihinde öğrenmiş olduğundan Tebligat Yasasının 32. maddesine göre tebliğ tarihinin 27.11.2007 olarak kabul edilmesi ve bu tarihten itibaren yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurmuş olması gerekir. Ancak, davacı tarafından usulsüz tebligata itiraz edilmekle birlikte, yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurulmamış 31.12.2007 tarihinde yargılamanın iadesi istenmiştir.
-2-
2008/14836-15815
Yukarıda açıklandığı gibi, davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/142 sayılı kararına karşı süresinde temyiz yoluna başvurulmadığı gibi, H.Y.U.Y 445 ve devamı maddelerine göre yargılamanın iadesini gerektirecek bir sebebin de bulunmaması nedeniyle mahkemece talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.