YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8304
KARAR NO : 2023/3183
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2013/935 Esas, 2015/493 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun ) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, yeterli delil bulunmadan çelişkili yazı incelemelerine dayanarak karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan Duriye’nin arkadaşının nişanlısı olan sanıktan peyder pey borç para aldığı, 2011 yılı Ağustos ayında karşılaştıklarında sanığın katılana 30.000,00 TL borcu olduğunu söyleyerek para istemesi üzerine katılanın sanığa 30.000,00 TL bedelli bono imzalayarak verdiği, sanığın bononun rakamla yazılı kısmında “30.000,00” rakamının başına “2” ekleyerek “230.000,00 TL” haline getirdiği ve Samsun 2. İcra Müdürlüğünün 2011/6476 sayılı dosyası üzerinden katılan aleyhine 14.09.2011 tarihinde takibe koyduğu, bu suretle sanığın unsurları tam olan bonoya ekleme yapmak suretiyle tahrifatta bulunarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 02.04.2012 tarihli ekspertiz raporunda; yazı ile yazılan bedel kısmında farklılık tespit edilememiş, ancak rakam kısmında 2 rakamının farklılık arz ettiği, bononun değer hanelerinde farklı bir kalem mürekkebi kullanıldığını gösterir nitelikte müsnet bir bulgu tespit edilemediği, rakam kısmında ekleme yapılıp yapılamadığı hususunda kesin bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı belirtilmiştir.
3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesince düzenlenen 27.09.2012 tarihli raporda; bonoda miktarın rakam ile belirtildiği bölümde “230.000,00” rakamlarının baş tarafındaki “2” rakamının kendisinden sonra gelen rakamlardan ebat, konum ve kalem baskı derecesi bakımından farklılık gösterdiği saptandığından “2” rakamının sonradan ilave edildiği, inceleme konusu bonoda miktarın yazı ile belirtildiği bölümdeki “ikiyüzotuzbintürklirası” yazılarının bir kerede sırası dahilinde yazıldığı tüm yazı ve rakamların aynı kalemle yazıldığı, keşide yazılarının sanık …’a ait olduğu tespit olunmuştur.
4. Sanık savunmasında üzerine atılı suçu inkar etmiştir.
5. Mahkeme suça konu bonoyu duruşmada incelemiş ve özelliklerini zapta geçirmiştir.
6. Mahkemece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilirken uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dayanak gösterilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2013/935 Esas, 2015/493 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince” ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.