YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2629
KARAR NO : 2008/3761
KARAR TARİHİ : 11.03.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin 03/07/2007 gün ve 2007/ 8017-9586 sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verilmiş, süresi içinde DAVACILAR NECMİYE … VE ARK VEKİLİ tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 29 ve 31, 109 ada 3 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar, belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazların orman olduğu iddiasıyla, davacı gerçek kişiler 29 ve 31 parsellerde muris …’dan gelen miras payları olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece; Orman Yönetiminin davasının kabulüne, gerçek kişilerin davasının reddine ve dava konusu 101 ada 31 sayılı parselin (A) işaretli 1087.34 m2, 29 sayılı parselin (A) işaretli 110.69 m2, 109 ada 3 sayılı parselin (A) işaretli 504.72 m2, 109 ada 7 sayılı parselin (A) işaretli 734.47 m2 yüzölçümündeki bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına, 101 ada 31 sayılı parselin (B) işaretli 3968.35 m2, 29 sayılı parselin (B) işaretli 13805.57 m2, 101 ada 3 sayılı parselin (B) işaretli 1780,48 m2, 7 sayılı parselin (B) işaretli 2531.04 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tespit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır. Bu kez davacı gerçek kişiler tarafından kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dairece yerel mahkeme hükmü, (çekişmeli taşınmazların (A) bölümlerinin orman sayılan, (B) bölümlerinin orman sayılmayan yer olduğu ve tapusuz taşınmazlarda taraflar ortak murisi … …’ün yaptığı satış sözleşmesinin herhangi bir şekil şartına bağlı olmaksızın geçerli olacağı gözönünde bulundurularak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile onanmasına karar verilmiştir.
Ne var ki, yapılan incelemede, yerel mahkemenin 19/4/2006 gün ve 2005/87-81 sayılı dosyasının tarafları olan gerçek kişilerin temyize konu dosyadaki gerçek kişilerle aynı kişiler olduğu,mahkemece miras bırakan …’nın sağlığında davaya konu taşınmazları 3. kişiye satışı ve daha sonra tespit maliklerine devredilmesi işleminin mirasçılardan mal kaçırma amacını taşıdığından geçerli olmayacağı, mirasın ise mirasçılar arasında paylaştırılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne çekişmeli taşınmazın veraset ilamındaki paylara göre … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hükmün davalılarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2007/608-777 sayılı kararında özetle: “Çekişmeli taşınmazın miras bırakan …dan kaldığı, mirasçılar arasında yapılan paylaştırmaya mirasçılardan Necmiye’nin katılmadığı bu sebeple geçerli bir taksimin bulunmadığı yolundaki mahkemenin kabulü doğru ise de, mirasçılardan ,… ve …’nin kendi paylarına yönelik olararak tespit malikleri lehine davayı kabul ettiklerinden bu kişilerin paylarının da tespit malikleri adına tescilinin gerekeceğinin düşünülmemesinin isabetsiz olduğu nedeniyle bozulmuş, bozmadan sonra dosya 2007/7 esasa kaydedilmiş olup halen derdesttir.
Tüm dosya kapsamından çekişmeli 101 ada 29 ve 31 parsel sayılı taşınmazların miras bırakan Zehradan kaldığı,sağlığında çekişmeli taşınmazları 19/2/1986 tarihinde önce …’ya sattığı ancak zilyetliğini devretmediği,…’in de 10/3/1992 tarihinde bu taşınmazları … mirasçıları Memduh ve … Ğürbüze sattığı,bu şekilde yapılan devir işleminin diğer mirasçılardan mal kaçırma amacını taşıdığından geçerli olmayacağı,…’nın ölümünden sonra, mirasçılar arasında yapılan paylaştırmaya mirasçılardan Necmiye’nin katılmadığı, bu nedenle tüm mirasçıların katılması ile gerçekleştirilen geçerli bir taksimin bulunmadığı ancak mirasçılardan Nemci, … ve … ’nin kendi paylarına yönelik olararak tespit malikleri lehine davayı kabul ettiklerinden bu kişilerin paylarının da tespit malikleri adına tescilinin gerekeceği anlaşıldığından, davacılar Nemciye … ve arkadaşları vekililin karar düzeltme istemleri yerinde olup mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, dairece hükmün onanması maddi yanılgı niteliğindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar Nemciye … ve arkadaşları vekililin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 03/07/2007 gün ve 2007/ 8017-9586 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatarınlara iadesine 11/3/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.