YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17351
KARAR NO : 2008/3795
KARAR TARİHİ : 12.03.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 1075 parsel sayılı 1.268,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1985 tarih 1 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak arsa niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastrosunun 14.10.2005 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın kesinleşen tahdit haritası dışında kaldığı, bu sebeple de orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Ancak, temyize konu dosya içinde yörede yapılan orman kadastrosuna ilişkin hiçbir belge ve harita bulunmamakta ise de, Dairemizde temyiz incelemesi yapılan … Kadastro Mahkemesinin 2006/66-2007/60 sayılı dava dosyasında bulunan belgeler incelendiğinde Aslanlı Köyünde yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının çekişmeli taşınmazın tespit tarihi olan 18.11.2005 tarihinden sonra 14.12.2005 tarihinde ilan edildiğinden orman kadastrosunun kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğünden uyuşmazlığın tahdit haritasına göre değil eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amnejman planlarının uygulanması suretiyle çözümlenmesi gereklidir. Hal böyle iken, karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bundan ayrı; dayanak Temmuz 1985 tarih 1 sıra nolu tapu kaydının 101 ada 1063 ila 1113 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü anlaşıldığından tapu kaydının revizyon parsellerinin tamamını dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanak belgeleri getirtilmemiş komşu parsel denetimi yapılmamış ve tapu kaydı uygulaması komşu parsellerin tutanakları, dayanak kayıt ve belgeleriyle denetlenmemiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi, bulunamaması halinde 2 orman mühendisi bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir … elemanı aracılığıyla taşınmaz başında keşif yapılmalı, kişilerin tutunduğu Temmuz 1985 tarih 1 sıra nolu tapu kaydının revizyon gördüğü parsellere yönelik olarak açılan ve derdest olan dava dosyalarının keşifleri ile temyize konu dosyanın keşifleri birlikte yapılmalı, keşifte; eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte tapu kaydının revizyon gördüğü parsellere ve … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği
belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (… veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmaz hakim tarafından gözlemlenmeli, üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, taşınmazın dört bir yandan fotoğrafları çektirilmeli, dayanak tapu kaydının revizyon parsellerine komşu olan 101 ada 1062, 584, 585, 586, 587, 588, 590, 590, 591, 592, 593, 594, 595, 570, 571, 572,573, 574, 569, 567, 565, 566, 564, 608, 609, 615, 616, 617, 618, 619, 611 ve 1137 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanak belgeleri getirtilip uygulanmalı, revizyon parsellerini sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde Hazinenin davasının kabulüne, taşınmazın tahdit içine alınmasına ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılan orman araştırması sonucu, çekişmeli taşınmazın kısmen veya tamamen orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde bu kez, dayanak Temmuz 1985 tarih 1 sıra nolu tapu kaydı yerel bilirkişi yardımıyla ve kadastro … bilirkişi marifetiyle zemine uygulanmalı, tapu kaydının kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20. maddesine uygun olarak belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, tapu kaydı … komşu parsellerin tutanakları ve dayanaklarını teşkil eden tapu ve vergi kayıtlarıyla birlikte uygulanmalı; hudutların birbirlerini ne okuduğu, komşu parsellerin tutunak ve dayanak belgelerine bakılarak denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı raporda tartışılmalı; keşif ve uygulama bilirkişilerinin düzenleyecekleri müşterek krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı; tapu kaydının miktar fazlasının bulunup bulunmadığı üzerinde durulmalı, usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.