YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7452
KARAR NO : 2006/10217
KARAR TARİHİ : 06.07.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Ağcakise Köyü 101 ada 22 parsel sayılı 3795.85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1938 tarih 176 nolu vergi kaydıyla davalılar ile davacı gerçek kişi adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olduğu, davacı gerçek kişi ise, davalıların hissesini satın aldığı ve kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının kabulüne, gerçek kişinin davasının reddine ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınnmazın % 25-30 eğimli olduğu, 1957 tarihli memleket haritasında (A) harfli 736.01 m2’lik bölümün ormanlık alanda kaldığı, gerisinin ise orman niteliğinde olmadığı açıklanarak taşınmazın resmi belgelerdeki konumu işaretlenmiş ve fenni bilirkişi bu bölümleri gösteren kroki sunmuştur.
Mahkemece, sözkonusu raporlardan bahsedilerek çekişmeli taşınmazın tamamının orman niteliğinde olduğu gerekçesi ile çekişmeli taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulmuştur. Ancak, söz konusu raporlar ile çelişen ve gerekçede bir açıklama yapılmayarak kurulan hüküm yetersiz ve doğru değildir.
Bu nedenle; çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususundaki uyuşmazlığın orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece; öncelikle, çekişmeli taşınmaz komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tesbit tutanaklarının örnekleri ve varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler ile eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazın orman olmadığı saptandığında ise, davacı gerçek kişi davalı gerçek kişilerin hisselerini satın aldığını iddia ederek bu davayı açtığına göre, yerel bilirkişi ve davacının göstereceği tanıklardan çekişmeli taşınmazın kimden kaldığı, kim tarafından nasıl kullanıldığı ve taraflar arasında satışın sözkonusu olup olmadığı sorularak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar özetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 06/07/2006 günü oybirliği ile karar verildi.