Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/29786 E. 2023/429 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/29786
KARAR NO : 2023/429
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/895 E., 2022/598 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2018/403 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2021/895 Esas, 2022/598 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.06.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle; sanığa isnat edilen hususların FETÖ’nün silahlı terör örgütü ilan edilmeden önceki döneme tekabül ettiğine, tanık beyanlarında suç teşkil eden husus olmadığına, sanığın isminin geçtiği iddia edilen ByLock yazışmalarının orijinal halinin dosyada bulunmadığına, yazışmaların ne mana taşıdığının anlaşılamadığına, yazışmaların sanığın iradesi dışında gerçekleştiğine, dosyaya yeni eklenen evrakların sanığa sorulmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın ByLock kullanmadığına, Bank Asyadaki hesabının kullanılmadığına, sanığın salt örgüte iltisaklı kurumda çalışmış olmasının suç teşkil etmeyeceğine, sanığın Z.G isimli şahsı tanımadığına, Endoneza ülkesine eşinin internetten yaptığı iş başvurusunun kabul edilmesi üzerine gittiklerine, tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 2010-2013 yılları arasında örgüte müzahir Erzurum FEM Dershanesinde öğretmen olarak çalıştığı, tanık Ü.A’nın beyanından anlaşılacağı üzere Erzurum FEM dershanesinde felsefe öğretmeni olarak çalıştığı dönemde sohbetlere katıldığı, daha sonra örgüt tarafından eşi ile birlikte Endonezya’ya gönderildiği, tanık E.B’nin ifadesinden anlaşılacağı üzere; aynı dersande öğretmen olarak çalıştığı, sanığın kadın öğretmenler sorumlusu olduğu, dersane yönetiminden almış olduğu talimatları bayan öğretmenlere ilettiği, sanığın ilettiği bu talimatlar doğrultusunda dershane öğrencilerini örgüt yurduna götürdüklerini ve burada yurt müdürünün öğrencilere sohbet verdiği, ayrıca dersanede düzenlenen sohbetlere de katıldığı anlaşılmaktadır. Sanık 2015 yılı sonunda Türkiye’ye geri döndüğü, Z.G tarafından kullanılan … ID numaralı bylock içeriklerinin incelenmesi neticesinde 08.01.2016 tarihinde gönderilen mesajda “BEYZAYILDIRIMEVLİBFELSEFEVARENDONEZYAANTALYAMERKEZ” şeklinde kişisel bilgilerinin yer aldığı, sanığın Endonezya’dan Türkiye’ye döndükten sonra da örgüt ile olan bağlantısını devam ettirdiği anlaşıldığı, her ne kadar sanık savunmasında suçlamaları kabul etmese de yukarıda açıklanan deliller neticesinde savunmasına itibar edilmediği, sanığın eylemlerinin niteliği, çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu da dikkate alındığında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün hiyerarşik yapısına örgüt üyesi olarak dahil olduğu anlaşıldığından, TCK’nın 314/2. maddesi gereğince, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurularak aynı yasal gerekçelerle takdiren alt sınırdan olmak üzere cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığa atılı suçun 3713 Sayılı Yasanın 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı yasanın 5/1 maddesi gereğince cezasının 1/2 oranında artırılmasına, sanığın duruşmalardaki saygılı tutumu, şahsi ve sosyal durumu, sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri ve sabıkasız geçmişi lehine takdiri hafifletici sebep kabul edilerek TCK’nın 62/1. maddesi gereğince cezasının takdiren 1/6 oranında indirilmesine, 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 2, 3 maddesi gereğince, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda, belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilen sürelerin TCK’nun 63. maddesi gereğince cezadan mahsubuna, verilen cezaların TCK’nun 58/9. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak Anayasa’ya, kanunlara ve hukuka uygun olarak oluşan vicdani kanaate göre hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler , tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen ve bu hususla ilgili tespit değerlendirme tutanağı da bulunmayan sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını teminen; yapılan görüşmelerde adının geçtiği kabul edilen dava dışı … ID numaralı ByLock kullanıcısı … T. ile … ID numaralı ByLock kullanıcısı … G. Hakkında aynı suçtan açılmış ceza soruşturması veya kovuşturması bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa temin edilerek incelenmesi ve ilgili evrakın işbu dosya içerisine derci, gerektiğinde anılan şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenmelerinden ve ayrıca temyiz aşamasında gelen sanığın yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmaya çalışırken yakalandığında ele geçen cep telefonları üzerinde İpsala Sulh Ceza Hakimliğinin 2022/312 D.İş sayılı kararına istinaden Antalya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 29.06.2022 tarihli incele raporunun incelenmesi sonucu düzenlenen 12.08.2022 tarihli Dijital İnceleme Değerlendirme ve Tespit Tutanağı’nın, bu delilin elde edilişine dayanak 5271 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesine göre alınan hakimlik kararının da getirilmesi, keza anılan raporda bahsi geçen Whatsapp grubuna kayıtlı şahıslar hakkında aynı suçtan açılmış ceza soruşturması veya kovuşturması bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa ilgili belgelerin istenmesi ile tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2021/895 Esas, 2022/598 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanığın kaçacağına ilişkin somut olguların bulunması, suçun niteliği, mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.