Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/11675 E. 2007/14044 K. 08.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11675
KARAR NO : 2007/14044
KARAR TARİHİ : 08.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 21.02.2007 tarihli dilekçesiyle, … Köyü (Mahallesi) 8303 ada 1 sayılı parselin, tapuda kendi adına kayıtlı olduğu, taşınmazın ormanla ilgisinin olmadığını, Hazine tarafından taşınmazın tapu kaydının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin, Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 2003/798 Esas ve 2005/319 Karar sayılı kararının kesinleştiğini, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönünde tapuya konulan ve yasal dayanağı olmayan şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli … köyü parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan “6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine istinaden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalmaktadır” şeklindeki şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından esas ve vekalet ücretine, davacı gerçek kişi vekili tarafından da, vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiş, Hazine 25.05.2007 tarihinde temyiz isteminden vazgeçmiştir.
Dava, tapu kaydının beyanlar hanesindeki 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönündeki şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 393 m2 yüzölçümünde, tapuda davalı adına kayıtlı olan çekişmeli imar parseli, arazi kadastrosunda Aralık 1939 tarih 3 ve Şubat 1954 tarih 95 sıra numaralı tapu kayıtları ile … … ve … … adlarına tesbitleri itirazsız kesinleşen 10500 m2 ve 8250 m2 yüzölçümündeki … Köyü 109 ve 110 sayılı parsellerden, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifrazen oluşmuş, intikal ve taksim ve satış ile davalı …’a geçmiştir.
1- Hazine, Muhakemat Genel Müdürlüğünün 23.05.2007 gün ve 4235/9347-18494 sayılı olurlarına dayanarak, 25.05.2007 tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiğinden, temyiz dilekçesinin bu nedenle REDDİNE,
2- Davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarına gelince, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli ve temyize konu … Köyü 8303 ada 1 numaralı imar parselinin, öncesinin aynı köy 13350 m2 yüzölçümündeki 131 numaralı parsel olduğu ve bu parselin yörede 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak … … … adına tesbit edildiği, açılan davalar sonunda hükmen … … … mirasçıları adına tescil edilip satış ve intikal yoluyla … … ve arkadaşlarına geçtiği, daha sonra yörede yapılıp 1989 yılında ilan edilen 2/B madde uygulaması sonucu 131 parselin tümünün orman rejimi dışına çıkartılma işleminin kesinleşmesi nedeniyle bu konuda tapu kaydı üzerine 07.02.1995 tarihinde şerh verildiği, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/584 sayılı dosyasında taşınmazın 2/B sahası olması nedeniyle tapunun iptali ile tescil istemiyle Hazine tarafından parselin o tarihteki malikleri aleyhine açılan davanın 03.10.1996 gün ve 1995/584-684 sayılı kararla, “taşınmazın daha önce 1946 yılında yapılan tahdit içinde ise de, 1952 yılında makiye ayrılan saha içinde kalması nedeniyle” reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.06.1997 gün 6993-8193 sayılı kararıyla onanıp karar düzeltme istemi de reddedilerek 01.10.1997 tarihinde kesinleştiği, daha sonra 131 numaralı parselin tamamının imar uygulaması sonucu dava konusu parsel de içinde olmak üzere bir çok parsellere ayrıldığı, imar uygulaması sırasında daha önce 131 nolu parselin tapu kaydı üzerinde bulunan 2/B madde şerhinin aynen bu parsele de aktarılması nedeniyle Hazine tarafından yeni malikler aleyhine aynı nedenle açılan tapu iptal tescil davasının 12.07.2005 gün ve 2003/798-2005/319 sayılı kararla red edildiği, kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.02.2006 gün ve 2005/14092-2006/2244 sayılı kararıyla onandıktan sonra 26.04.2006 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen bu kararların somut olay için H.Y.U.Y.’nın 237 maddesi hükmüne göre kesin hüküm oluşturduğu, gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, uyuşmazlık taşınmazın aynına ilişkin olsa da, kesinleşmiş mahkeme kararları nedeniyle çekişmeli taşınmazın mülkiyeti ve niteliği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, mahkemece verilen şerhin silinmesine ilişkin kararın, taşınmazın mülkiyetini ve niteliğini değiştirmediği, kesinleşen mahkeme kararları nedeniyle yasal dayanağı kalmayan şerhin kaldırılmasından ibaret olduğu, bir hakkın kurulması yada ortadan kaldırılmasına yol açmayacağı, gözetilerek haklı çıkan taraf yararına maktu avukatlık ücretine ve yargılama giderlerine karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın yaptığı masrafların üzerinde bırakılmasına ve avukatlık ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan üç numaralı bendin tamamen hükümden çıkartılarak, bunun yerine üç numaralı bend olarak “3- davacı tarafın yaptığı, 28.40,YTL başvurma masrafı, ve 10.00,YTL davetiye gideri olmak üzere toplam 38.40 YTL yargılama gideriyle, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 450.00,YTL avukatlık ücretinin davalı tarftan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz gerçek kişiye yükletilmesine 08/11/2007günü oybirliğiyle karar verildi.