Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/11962 E. 2007/14404 K. 14.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11962
KARAR NO : 2007/14404
KARAR TARİHİ : 14.11.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 1203 parsel sayılı 16508 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Çekişmeli 1203 parsel üç yönden 101 ada 1 parsel numaralı “Çatalçam Devlet Ormanı”na sınırlıdır. Taşınmazın belgesi bulunmadığı gibi, doğu yönden sınır olan 1200, 1201 1202 1204, 1205 ve 1209 parsellere ait kadastro tesbit tutanakları ile dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilmemiş, çekişmeli taşınmaz yönünün ne olarak gösterildiği araştırılmamıştır. Sınırda orman bulunduğuna, taşınmazın mülkiyet belgesi olmadığına ve yörede kesinleşen orman kadastrosu bulunmadığına göre, orman incelemesi yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
O halde; öncelikle, yukarıda sözü edilen komşu parsel kadastro tesbit tutanakları ile varsa revizyon gören kayıtlar getirtilmeli ve önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; böylesine yapılacak inceleme sonunda, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığı takdirde, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin somut olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklardan sorulup saptanmalı; böylece elde edilecek tüm delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.