YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2955
KARAR NO : 2006/6164
KARAR TARİHİ : 04.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 09.10.2001 tarihli dilekçesiyle, … (…) Merkez Mahallesi … mevkii 3430, 3449 ve 3450 sayılı parsellerin, Haziran 1339 tarih ve 73 numaralı sicilden gelen … 1947 tarih ve 6, Mart 1953 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve kendisinin de tapu maliki mirasçılarından olduğu, eklemeli olarak 50 yıldan fazla süredir … alanı olarak zilyet edildiği, parsellerin 1946 orman sınırları içindeyse de, 1952 yılında makiye ayrılmakla orman ile ilgisinin kalmadığı, Hazine adına tesbit ve tescilinin kesinleştiği tarihe kadar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ve adına tescillerini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 04.11.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 04.06.1987 tarihinde ilan edilen ve 04.12.1987 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… (…) Merkez Mahallesi … Mevkii 3430, 3449 ve 3450 sayılı 392 m2, 4605 m2 ve 17591 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 1988-1992 arasında yapılıp, 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosunda, 1977 yılından beri … Kayanın kullanımında olduğundan söz edilerek Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşerek tapu kaydı oluşmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşmiş orman kadastrosu, … tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1957 yılında yapılan makiye ayırma işleminde, 3430 sayılı parselin tamamının, 3450 sayılı parselin (A1) ile gösterilen 205 m2 bölümü ve 3449 sayılı parselin 1576 m2 yüzölçümündeki bölümünün makiye ayrıldığı, 3450 sayılı parselin 7386 m2 yüzölçümündeki bölümü ve 3449 parselin 3029 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise, makiye ayrılmadığı, 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345 parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine kadastro mahkemesinin 11.06.1984 gün ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, 1988 yılında tekrar Hazine adına tesbit edilip, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği, tutunulan tapu kaydının arazi kadastrosunda 195 ila 245 ve 352 ila 358 sayılı parsellere uygulandığı, yerel bilirkişi anlatımlarına dayanan harita mühendisi bilirkişinin memleket haritasında işaretlediği sınırlara göre tapu kaydının anlatılan sınırları itibariyle yüzölçümünden oldukça fazla yeri kapsadığı, bu sınırlar içinde sınırlaması itirazsız kesinleşen orman alanları, dağlar ve tepelerin yer aldığı, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, çekişmeli taşınmazların, tutunulan tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı içinde kalmadığı belirlendiğine, bu yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilip edilemeyeceği ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı konusuna gelince, çekişmeli 3430 sayılı parselin tamamen, 3450 sayılı parselin (D2) ile gösterilen bölümünün iki yıl önce imar ihya edildiği, (F) ile gösterilen bölümünün imar ihya edilmediği, 3430 sayılı parselin tamamının, 3450 sayılı parselin (A1) ile gösterilen 205 m2 bölümü ve 3449 sayılı parselin 1576 m2 yüzölçümündeki bölümünün, 1957 yılında makiye ayrıldığı bildirilmişse de, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonlarının, 6831 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasal hiçbir dayanağının kalmadığı, makiye ayrılan yerlerde, özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği gibi, makiye ayırma işleminin yapıldığı 1953 ve 1957 yıllarından, arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı 1961 yılına, bu tarihten, Hazine adına tesbit edildiği 1980 yılına ve bu tarihten, gerçek kişilerin açtığı dava sonucu tekrar tapulama dışı bırakıldığı 1984 yılına ve bu tarihten sonra da Hazine adına tesbitinin yapıldığı 1988 yılına kadar, kesintisiz ve nizasız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin hiçbir zaman dolmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/05/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.