YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/530
KARAR NO : 2006/1683
KARAR TARİHİ : 16.02.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Yönetimler ve davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … … ve arkadaşları yörede 1944 yılında yapılıp kesinleşen kadastrosu sırasında Kızılkaya Köyü Çayiçi Mevkiindeki … 1279 tarih 147 sayılı tapu kaydı kapsamında kalan 1703, 1704 ve 1705 parsel sayılı taşınmazların tamamının orman sınırı dışında olduğu halde, 3302 Sayılı Yasa hükmüne göre 1993 yılında tarihinde yapılıp 30.12.1993 ila 30.06.1993 tarihleri arasında ilan edilen aplikasyon sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması sonucu hatalı işlemle taşınmazların kısmen 2/B alanında bırakıldığı iddiasıyla işlemin iptalini istemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 1703, 1704 ve 1705 sayılı parsellerin 02.11.1999 tarihli harita mühendisi bilirkişi krokisinde … ile … bölümlerinin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline, çekişmeli 1703, 1704 ve 1705 sayılı parsellerin … ile boyanarak gösterilen sırasıyla 1530 m2, 1130 m2 ve 18550 m2 bölümlerinin kültür arazisi olduğunun tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı Yönetimler ve davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Kızılkaya Köyü, … Mevkii 171 parsel sayılı 26000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … 1279 tarih ve 147 sıra nomuralı tapa kaydı ile … … adına tesbit edilmiş, kadastro tesbiti 28.02.1955 tarihinde kesinleşerek tapu kaydı oluşmuş, 26.10.1983 tarihinde ifraz edilerek 2750 m2 yüzölçümündeki 1703 sayılı parsel … … 2250 m2 yüzölçümündeki 1704 sayılı parsel Raz Gümüş 210000 m2 yüzölçümündeki 1705 sayılı parsel ise Ramiye …, … …, … Güldürüm, Fedai … adına kayıt edilmiştir.
Mahkemece 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ve harita ile 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda çekişmeli 1703 sayılı parselin 1220 m2 bölümünün, 1704 sayılı parselin 1120 m2 ve 1705 sayılı parselin ise 2450 m2 bölümlerinin orman sınırları içinde bırakıldığı, taşınmazların diğer bölümlerinin orman sınırları dışında bırakıldığı, 1993 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sırasında taşınmazların tamamının orman sınırları içine alındığı, 2020 ila 2026 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile P.VI poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği gerekçesiyle, taşınmazların sarıya boyanarak gösterilen sırasıyla 1530 m2, 1130 m2 ve 18550 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin kaltür arazisi olduğunun tesbitine karar verilmişse de, mahkemece 1993 yılında yapılan orman kadastro işlemine ilişkin görevlendirme, işe başlama ve çalışma tutanakları getirilmediğinden, taşınmazların bulunduğu yerde 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen orman alanların sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı, çekişmeli taşınmazın devletleştirilen yerlerden olup olmadığı anlaşılamadığı gibi, çekişmeli taşınmazların geldiği 171 sayılı parselinin kadastro tesbitine esas alınan tapu
kayıtları getirtilmediğinden, 1944 yılında yapılan orman kadastrosunda 12018 ila 12022 numaralı orman sınır noktalarının tesis edildiği çalışma tutanaklarında sözü edilen 15 cemazilahı 1276 tarihli … miş oğlu … adına olan tapu kaydı ile çekişmeli parsellerin geldiği 171 sayılı parselin kadastro tesbitine esas alınan … 1279 tarih ve 147 numaralı tapu kaydı ile ilgili olup olmadığı belirlenmemiştir.
Dosya içeriğinden, ilk tahdidin 1944 yılında kesinleştiği anlaşılmakla birlikte, 1993 yılında ypılan uygulamada, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre hiçbir merasime lüzum kalmadan devletleşen yerlerin sınırlandırmasının yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Kural olarak, tahdidin kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir ise de; bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Zira 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, orman olarak sınırlandırılan alanların bu niteliğini kesinleşmekle birlikte orman sınırları dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakla yetersiz kalır. Bu şekilde taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur.
Bilindiği gibi, aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur. (15.07.2004 gün ve 25523 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Eski Yönetmelik md. 44.) aplikasyon işlemi … bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez. kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz. Ancak, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu yerlerde, 4785 Sayılı Yasa hükümleri gereğince devletleşen ormanların kadastrosu aplikasyon olmayıp, … bir orman kadastrosudur.
O halde, öncelikle 171 sayılı parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı ile 1944 yılındaki çalışma tutanaklarında sözü edilen 15 cemazilahı 1276 tarihli … miş oğlu … adına olan tapu kayıtları tüm tedavülleri ile getirtilerek birbiriyle ilgili olup olmadığı saptanmalı, çekişmeli tayşınmazların bulunduğu yere ilişkin 1944 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ve harita ile 1993 yılında yapıldığı anlaşılan işleme ilişkin görevlendirme, işe başlama, çalışma tutanakları ile çekişmeli yeri orman sınır noktaları ile birlikte gösterir, orjinal orman kadastro haritası onaylı fotokopisi, en eski tarihli memleket haritası, eski … fotoğrafları ve varsa amenajman planı getirtilerek, dosyasına eklenmeli, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılğıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 1944 yılında yapılıp kesinleşen ve yine 1993 yılında yapılıp orman kadastro işlemlerine ilişkin orman kadastro tutanakları ve ayrı ayrı haritaları ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman tahdidine tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duruksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; memleket haritası, eski … fotoğrafları ve varsa amenajman plamı çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … arazide de uygulanmak suretiyle, 1944 yılında yapılan orman sınırlandırılmasında 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadığından, taşınmazların 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalan bölümleri-
nin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı taşınmazın konumunu gösterilen orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayınalarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin VE davalı Yönetimlerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 16/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.
–