Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10817 E. 2023/52 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10817
KARAR NO : 2023/52
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2017 E., 2019/909 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kayıtlarının üzerindeki şerhlerin kaldırılması ve taşınmazların orman olduğu iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, Altınova İlçesi Çavuşçiftliği Köyü çalışma alanında bulunan 688 (yeni 187 ada 10), 689 (yeni 388 ada 4) ve 690 (388 ada 3) parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, Orman İdaresi tarafından 2013 yılında dava konusu taşınmazların beyanlar hanesine “orman çalışması nedeniyle dava açılacaktır” şerhi konulduğunu, konulan şerhin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek taşınmazlar üzerindeki orman şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı, davacının öne sürmüş olduğu sebeplerin hukuki dayanağının bulunmadığını, dava konusu taşınmazların öncesi itibari ile orman olduğu gibi yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında orman tahdit sınırları içinde bırakıldığını ve halen eylemli durumları itibarı ile orman niteliğine haiz olduğunu, idarenin ilgili komisyonunca yapılan incelemede devlet ormanı olarak belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen dava dosyasında taşınmazların tapularının iptaline ve orman niteliği ile tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 23.11.2017 tarihli ve 2017/171 Esas-2017/426 Karar sayılı kararında, 15.11.2016 tarihli teknik rapor ve krokisinde 688 parsel sayılı taşınmazda B harfi ile gösterilen 500,54 metrekarelik kısım ile 689 parsel sayılı taşınmazda B harfi ile gösterilen 14,21 metrekarelik, C harfi ile gösterilen 60,14 metrekarelik, D harfi ile gösterilen 61,02 metrekarelik kısımların tapu kaydında davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya yeniden kayıt ve tesciline, 690 parsel sayılı taşınmaz ve fazlaya ilişkin talepleri yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
Davacı … vekili istinaf dilekçesinde; birleşen dosya açısından davanın tümden reddine karar verildiği, ancak devlet ormanı olarak tespit edilemeyen, orman rejimi dışına çıkarılan alanlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmediği için dava masraflarının paylaştırılmadığı ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği, dayanak bilirkişi raporunda bir kısmı devlet ormanı olarak addedilen alanlara itiraz ettiklerini, bakımsızlık nedeniyle oluşan bitki örtüsünün taşınmazın öncesi itibariyle orman olarak değerlendirilmesini ortaya koymayacağını, dava konusu parsellerin tamamı öncesi itibariyle de tapulu mülk olup öteden beri tarım arazisi olarak kullanıldığını ve tapuda tarla olarak yazıldığını, taşınmazların üzerindeki orman şerhinin kullanım hakkını tamamen engellediği, zira orman şerhi bulunan bir taşınmazda taşınmazın hiçbir zirai, ticari ve başkaca bir faaliyete konu edilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne ve birleşen davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2018/2017 Esas ve 2019/909 Karar sayılı kararında, dava konusu taşınmazların bulunduğu … Köyünde arazi kadastro çalışmalarının 1955 tarihinde yapıldığı ve dava konusu taşınmazların şahıslar adına tespit gördüğü ve dava açılmadan kesinleştiği, daha sonra davacı tarafından satın alındığı, dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede ilk orman tahdit çalışmalarının 1949 yılında kesinleştiği, dava konusu taşınmazların bu çalışmada Çıplak Tepe Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra 2009 yılında 3302 sayılı Kanun’a göre 2/B madde uygulaması yapıldığı ve dava konusu 690 parselin tamamı ile 689 parselin bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmı, 688 parselin de bilirkişi raporunda (A ve C) harfleri ile gösterilen kısımlarının orman vasfının yitirdiklerinden bahisle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, diğer kısımlarının ise orman olarak bırakıldığı ve bu çalışmanın da 25.12.2012 tarihinde ilana çıkarak kesinleştiği, Mahkemece bilirkişi raporunda orman olarak bırakıldığı tespit olunan 689 parselin (B, C ve D) harfleri ile gösterilen kısmı ile 688 parselin (B) harfi ile gösterilen kısmına yönelik davacı … İdaresinin davasının kabulü ile bu kısımların tapusunun iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 689 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmına, 688 parselin (A ve C) harfleri ile gösterilen kısmına ve 690 parsele yönelik orman idaresinin açtığı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak Mahkemece davacı … tarafından açılan davanın, çekişmeli taşınmazların 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman tahdidine göre orman sınırları içinde kaldığı ve 25.12.2012 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun’un 3302 Kanunla değişik 2/B madde uygulaması ile dava konusu 688 nolu parselin A ve C, 689 nolu parselin A harfi ile gösterilen kısmı ve 690 nolu parselin tamamının 2/B alanında kaldığının belirlenmesi karşısında, taşınmazlar üzerine 2/B şerhi konulabileceği nazara alınarak ve dava konusu 688 parsel sayılı taşınmazda B harfi ile gösterilen kısım ile 689 parsel sayılı taşınmazda B, C ve D harfi ile gösterilen kısımlarının devlet ormanı olduğunun tespit edildiği dikkate alınarak davacı … tarafından açılan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, dava konusu 688 nolu parselin A ve C, 689 nolu parselin A harfi ile gösterilen kısmı ve 690 nolu parselin tamamının tapu kaydı üzerine konulan ormana ilişkin şerhlerin iptalinin gerekmekte olduğu, davacının davasının bu sebeple kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tamamen reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle HMK’nin 353/(1)-b.2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
… Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı yasal süresi içerisinde davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde, delillerin takdiri ve olaya uygulamasında hataya düşüldüğünü, çekişmeli taşınmazların evvelden beri tarım arazisi olarak kullanıldığı ve orman ile bir ilgisinin bulunmadığını, buna rağmen taşınmazlar üzerine orman şerhi konulmak suretiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, çekişmeli taşınmazların bir kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapu iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescil talebi ile tapunun beyanlar hanesinde yazılı orman şerhinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6292 sayılı Kanun’un 7/1-a maddesi “Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370’inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

alınması gereken 179,90 TL onama harcından peşin alınan 44,40 TL’nin mahsubu ile geriye kalan 135,50 TL’nin davacıdan alınmasına,09.01.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.