Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/14882 E. 2006/2950 K. 07.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/14882
KARAR NO : 2006/2950
KARAR TARİHİ : 07.03.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında …. Köyü 118 ada 30 ve 29 parsel sayılı sırasıyla 5761.56 m2 ve 771.08 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden davalı gerçek kişi ve çalılık niteliği ile Hazine adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazların orman niteliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 29 parselin tamamı ile 30 parselin (A) harfli 836.79 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine, 30 parselin (B) harfli 4924.77 m2’lik bölümünün ise, tespit gibi davalı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1976 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2000 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli 29 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 30 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli bölümünün yörede yapılan 1976 yılındaki orman kadastro çalışmasında tahdit içinde kaldığını, 30 parselin (B) harfli bölümünün tahdit dışında kaldığını, daha sonra yapılan 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan 4. madde çalışmasında ise, 2/B madde uygulamasına konu olmadığını ve çekişmeli 29 parselin tamamı ile 30 parselin (A) harfli bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, 30 parselin (B) harfli bölümünün ise, orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak, taşınmazın tahdit hattına göre konumunu işaretleyen kroki sunmuştur.
Mahkemece verilen hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından çekişmeli 30 parselin (B) harfli bölümüne yönelik olarak, davalı Hazine tarafından ise, çekişmeli 29 parselin tamamına yönelik olarak temyiz edilmektedir. Davalı gerçek kişi tarafından hüküm temyiz edilmediğinden, çekişmeli 30 parselin (A) harfli bölümünün orman olma olgusu kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dosyada iki ayrı keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişilerinin çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunu 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşmeyen orman tahdit haritası üzerinde işaretleyerek gösterdikleri, kesinleşen 1976 yılına ilişkin orman tahdit hattına göre taşınmazın konumunun gösterilmediği, 1976 yılına ilişkin orman tahdit haritası ile 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan aplikasyon haritası arasında hatlar yönünden bazı farklılıkların bulunduğu saptanmıştır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1976 tarihinde kesinleşmiş tahdit haritası, 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin orman tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; çalışma tutanaklarında bahsedilen şahıs tarlaları ve mevkii adları hususunda yerel bilirkişilerden faydalanılmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 07/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.