YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5361
KARAR NO : 2006/8060
KARAR TARİHİ : 08.06.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve katılan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … (… Adası) Mahallesi 104 ada 42 parsel sayılı 17.625,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1937 tarih 48 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Akçaman adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savıyla dava açmıştır. Davanın devamı sırasında Hazine; çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve katılan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 27.01.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1- Çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Katılan Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Hazine, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile tespitin iptalini ve Hazine adına tescilini istemektedir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme, alınan uzman bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.
Nevar ki; davacı Hazine, taşınmazın öncesinin orman olduğu ve bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası ile davaya katıldığına göre, dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerekir.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası dışında kaldığı, 1959 basım tarihli memleket haritasında, 1955 tarihli … fotoğraflarında açık alanda gözüktüğü, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, taşınmazın memleket haritasındaki konumu işaretlenmemiştir. Bu durumda, karara dayanak alınan uzman bilirkişi kurul raporu çekişmeli taşınmazın öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır.
Çekişmeli taşınmazın 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı belirlenmiş ise de, aslında ormanların zilyetlikle kazanılamayacağı, kaldı ki; arazi kadastrosunun 2003 yılında yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, orman kadastrosunun yapıldığı tarih ile kadastro tespit tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı bir yana, 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince “…evvelce sınırlaması yapılmış olup da, herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle öncesinin orman olup olmadığının da araştırılması ve devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yer olması halinde kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmaza yönelik. Hazinenin davasının kabul edilmesi gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planları ilgili yerlerden getirtilip önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planları çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; orijinal-renkli memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun yalnız büro incelemesi ile değil, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili rapor alınmalı; kesinleşen orman sınırı dışında kalıp da … fotoğrafı ve memleket haritasındaki görünüm ve rumuzlara eylemli duruma göre devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın tamamının veya bir kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yer olması halinde kesinleşen orman kadastrosu ile kadastro tespit tarihi ve ayrıca 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zilyetlikle kazanılamayacak yer olduğu göz önünde bulundurularak Hazinenin davası kabul edilmeli; böylesine yapılacak uygulama ve araştırma sonunda, çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ve ayrıca devletin hüküm ve tasarrufu altında öncesi ve halen orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, kadastro tespiti 1937 tarih 48 yazım numaralı vergi kaydı ve zilyetliğe dayalı olarak yapıldığından, davalı gerçek kişinin bu yeri Hazineye karşı 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanıldığını kanıtlaması gerekeceğinden, öncelikle 48 yazım numaralı vergi kaydının revizyon gördüğü 104 ada 41, 42, 44 ila 47 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanakları, bu taşınmazları bir arada gösterir kadastro paftası ve dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ile dayanak kayıtları dosya arasına getirtilmeli, adı geçen vergi kaydının revizyon gördüğü parseller davalı iseler dava dosyaları H.Y.U.Y.’nın 45.maddesi uyarınca birleştirilmeli, taşınmaz başında yapılacak keşifte vergi kaydı yerel bilirkişi yardımı ve kadastro … bilirkişi marifetiyle zemine uygulanmalı; bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın üç tarafı orman ile çevrili olduğundan vergi kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarıyla geçerli olup olmayacağı düşünülmeli, davalıdan zilyet tanıkları bildirmesi, daha sonra da Hazineden karşı delilleri istenerek, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından imar-ihyanın ne zaman başlayıp, hangi tarihte tamamlandığı; bundan sonra, sürdürülen zilyetliğin nasıl ve kaç yıl olduğu ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı konuları sorularak, kendilerinden maddi olaylara dayalı bilgi ve ziraat mühendisinden, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, … yapısı ve kullanım biçim ve süresi konularında ilmi verilere dayalı rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tespit tarihine kadar gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalı yanında eklemeli zilyetler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, 3083 Sayılı Yasa uyarınca … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
.SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; katılan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.