Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/4963 E. 2006/10915 K. 11.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4963
KARAR NO : 2006/10915
KARAR TARİHİ : 11.09.2006

MAHKEMESİ : … Tapulama Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 105 parsel sayılı 390500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1291 tarih 47 ve Nisan 1944 tarih 45 sayılı tapu kayıtlarına dayanılarak … … ve 104 arkadaşı adına tespit edilmiş, … … ve arkadaşlarının yaptığı itiraz tapulama komisyonu 13.01.1965 tarihli kararıyla ret edilmiş; davacı gerçek kişiler, tapulama mahkemesine dava açmışlardır. Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6831 sayılı yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre Orman Bakanlığından alınan görüşe uygun olarak yine karar tarihinde yürürlükte bulunan 766 Sayılı Tapulama Yasasının 54. maddesi gereğince resen toplanan deliller sonucu gerçek hak sahibi araştırılarak taşınmaz orman sayılan yerlerden olduğundan davanın reddine ve 105 sayılı parselin 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman olarak tapulama dışı bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki:
Davada Orman Yönetimi ve Hazine taraf değildir. Tespit tutanağının düzenlendiği tarih ve taşınmazın niteliği gözönünde bulundurularak Orman Yönetimi ve Hazinenin davaya dahil edilip, davaya katılımı sağlandıktan sonra davanın esasına girilmesi gerekir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdidi yapılıp yapılmadığı araştırılmadığı, dava konusu 105 parsel sayılı taşınmaz, Mayıs 1291 tarih 47 sıra ve Nisan 1944 tarih 45 sırada kayıtlı tapu kayıtlarına dayanılarak davalılar adına tespit görmüş olup mahkemece dayanak tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilerek yerine uygulanmadığı, halen yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre Orman Bakanlığının görüşüne dayanılarak hüküm kurulamaycağının gözönünde bulundurularak; mahkemece, öncelikle Hazine ve Orman Yönetiminin katılımı sağlandıktan sonra çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı orman işletmesinden sorularak eğer yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile çekişmeli taşınmaza uygulanan Mayıs 1291 tarih 47 sıra ve Nisan 1944 tarih 45 sırada kayıtlı tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve varsa krokileri, dayanak tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, eğer çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede öncelikle orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış ve taşınmaz, tahdit sınırları dışında kalıyor ise veya sınırlandırma hiç yapılmamışsa, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir …
elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı taşınmazın bu belgelere göre yapılan inceleme sonuçunda orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması halinde dayanak tapu kayıtları mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanarak dava konusu taşınmazı kapsamadığı belirlenmeli,dayanak tapu kayıtları değişebilir sınırları içeriyor ise, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmelidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede Kural olarak, 4785 Sayılı Yasa gözetilmek suretiyle 1945 yılından sonra orman tahdidi yapılıp, kesinleşmişse; bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümlenir. O halde, mahkemece yeniden yapılacak inceleme ve keşifte bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası uygulattırılmalı; taşınmazın konumu uzman ve fenehli bilirkişilere düzenlettirilecek tahdit hattı ile irtibatlı krokide gösterilmeli; davalıların aleyhindeki hükmü temyiz etmediği de nazara alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 11/09/2006 günü oybirliği ile karar verildi.