Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/15333 E. 2006/2889 K. 07.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/15333
KARAR NO : 2006/2889
KARAR TARİHİ : 07.03.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/03/2004 tarih ve 2004/2548 – 2899 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli … Köyü 109 ada 1, 101 ada 1, 101 ada 60, 101 ada 245 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak yapılan araştırmanın yeterli olmadığı açıklandıktan sonra kesinleşen orman kadastro harita ve tutanaklarının ayrıca 101 ada 1 parselde dayanılan tapu kaydının usulünce uygulanması, tapunun bu yere ait olmadığının belirlenmesi halinde 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı olduğunun düşünülmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi davalı gerçek kişiler adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2.madde uygulaması vardır. Son olarak da 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre aplikasyon ve 2/B uygulaması yapılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
1) Dairemizin 30/03/2004 tarih ve 2004/2548-2899 sayılı bozma kararında çekişmeli … Köyü 101 ada 1 parselde dayanılan kaydın usulünce uygulanması, tapunun bu yere ait olmadığının belirlenmesi halinde 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde gereğince orman içi açıklığı, yani orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi gereğine değinilmiş, bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkemece yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi tapunun tespit maliki olan … …’le bu yerin bir ilgisinin bulunmadığını, … …’e ait yerin çekişmeli yere güneyden 150-200 m2 mesafede olduğunu, dayanılan kaydın da çekişmeli 101 ada 1 parsele değil, güneydeki bu yere ait olduğunu açıklamıştır.
Tespit bilirkişisi ise, tespit yapılırken tapunun ait olduğu yer olarak çekişmeli parseli değil, yerel bilirkişinin tarif ettiği yeri gösterdiğini ifade etmiştir.
Mahkemece saptanan duruma göre kayıt, çekişmeli 101 ada 1 parsele ait değildir. O halde, hükmüne uyulan Dairenin bozma ilamında belirtildiği gibi bu parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir.
2) Çekişmeli … Köyü 109 ada 1, 101 ada 60, 101 ada 245 parsellere gelince; raporu hükme esas alınan bilirkişi tarafından bu parsellerin yörede 1949 yılında yapılan orman kadastrosunda OTS dışında bırakıldıklarından sözedilmişlerse de, bu yerlerin 1949 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılan 2.madde uygulamasına ilişkin haritalarla ayrı ayrı irtibatını gösterir kroki düzenlenmediğinden, ayrıca tutanaklarda ne şekilde tarif edildikleri, bunların zemindeki duruma uygun olup olmadığı denetlenmediğinden hükme esas alınamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bir kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. ve 2. bendlerde ayrı ayrı açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 07/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.