Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/7373 E. 2020/7370 K. 17.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7373
KARAR NO : 2020/7370
KARAR TARİHİ : 17.12.2020

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Dava, davacıya % 46,2 iş göremezlik oranı üzerinden sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ve bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin kabul edilerek Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2017/479 E., 2018/338 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacıya, geçirmiş olduğu iş kazasından dolayı %46,2 maluliyet oranı üzerinden 01.09.2007 tarihinden itibaren sürekli iş görememezlik geliri bağlanması gerektiğinin, davacıya bağlanacak gelirin peşin sermaye değerinin 114.622,54 TL olduğunun tespitine dair hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Dava, davacının 12.07.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasından dolayı %46,2 oranında meslekten kazanma gücünü yitirdiğini, bu nedenle davacıya 12.07.2007 tarihinden itibaren kesinleşen %46,2 maluliyet oranı üzerinden geçici ve sürekli iş görememezlik ödeneğinin bağlanmasına ve bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tespitine karar verilmesi talebidir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacıya sürekli iş görememezlik geliri bağlanma şartlarının yerine getirilmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın kabulü ile davacının geçirmiş olduğu iş kazasından dolayı %46,2 maluliyet oranı üzerinden 01.09.2007 tarihinden itibaren geçici ve sürekli iş görememezlik ödeneğinin bağlanmasına, davacıya bağlanacak gelirin peşin sermaye değerinin 115.173,03.-TL olarak tespitine” karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
… vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Eldeki davada, 12.07.2007 günlü iş kazası sonucu maluliyet durumuna giren davacının Kurumca tespit edilen ve itiraz üzerine prosedür takip edilerek Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesinden ve genel kuruldan alınan raporlarına göre belirlenen % 46,2 oranı üzerinden sürekli iş göremezlik geliri oranı belirlenerek davacıya bağlanacak ilk peşin sermaye değerli gelirin tespitine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Kurumca; maddi ve manevi tazminat davalarında kurumları taraf olmadığından bu tür davalarda tespit olunan sürekli iş göremezlik derecelerinin Kurumu bağlayıcılığı bulunmadığından işlem yapılamayacağı bildirilerek davacı hakkında belirlenen % 46,2 iş göremezlik oranı üzerinden peşin sermaye değeri de bildirilmemiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 19 ve devamı maddeleri olup, anılan Yasanın 19. maddesinin 1. fıkrasında “Geçici iş göremezlik hali sonunda Kuruma ait veya Kurumun sevk edeceği sağlık tesisleri sağlık kurulları tarafından verilecek raporlarda belirtilen arızalarına göre, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 10 azalmış bulunduğu Kurumca tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.” hükmüne, 20. maddenin 1. fıkrasında da “Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının meslekte kazanma gücünün tamamını veya bir kısmını yitirmiş bulunmasına göre hesaplanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Peşin değer ise, gelecekte ödenecek gelirlerin, yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarını ifade etmekte olup, Kurumun iş kazası ya da meslek hastalığı ile malullük sonucu sigortalılara ve bunların ölümü halinde hak sahiplerine kaza tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun 31. maddesine göre gelir bağlama işlemlerini tamamlaması gerekmektedir.
Davaya konu iş kazası tarihinde yasal düzenlemeler bu şekilde olmakla birlikte davalı Kurum 06.11.2018 tarihinde “Emeklilik İşlemleri” konulu 2018/38 sayılı Genelge’yi yayımlayarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Kanun ile yürürlükten kaldırılan kanunlar ve ilgili yönetmeliklere istinaden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve ilk defa 2008/Ekim ay başından itibaren (c) bendi kapsamında sigortalı olanların emeklilik işlemleri ile 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanuna göre borçlanılan süreler dikkate alınarak bağlanan aylıklara ilişkin uygulama usul ve esaslarını belirlemiştir. Genelge’nin Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta Kollarından Sağlanan Yardımlar adlı 2. Kısmında yer alan İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortası bölümünde sürekli iş göremezlik gelirinin ne şekilde belirleneceği düzenlenmiş, devamla “Sürekli İş Göremezlik Derecesi İtirazlarıyla İlgili Mahkeme Kararları Hakkında Yapılacak İşlemler” başlıklı 1.6. maddesinde kurumun taraf olduğu davalar sonucu verilen ve kesinleşen kararlarla tespit edilen sürekli iş göremezlik dereceleri dikkate alınarak gelirlerin yeniden hesaplanacağı öngörülmüştür.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, sigortalı hakkında belirlenen % 46,2 oranında sürekli iş göremezlik derecesi hakkında Mahkemece yapılacak tespitin kesinleşmesini takiben Kurumca tamamlanması gereken idari aşama ile peşin sermaye değerinin belirlenmesi gerekeceğinden, gelirin peşin sermaye değerinin tespiti istemi yönünden davacının, dava açmakta hukuki yararı bulunmamakta olup, bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/2 maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.