YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7505
KARAR NO : 2020/7515
KARAR TARİHİ : 22.12.2020
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Dava, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.11.2016 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacı yönünden dava şartı olan dava konusu talep ile ilgili olarak Kuruma başvuru koşulunun gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hiçbir zaman kendilerine ait işyerinde çalışmadığını ve iş kazası geçirmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından,
“Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; … Başkanlığı … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 31/05/2018 tarih, 2018/18 karar nolu ünite komisyon kararında davacının 12/11/2016 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın 5510 Sayılı Kanun’un 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmesi nedeniyle iş kazası sayılmasına dair karar verildiği anlaşılmakla; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
Gerekçesiyle,
“1-)Davanın Hukuki Yarar Yokluğu Nedeniyle Reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından,
“Somut olayda, davacı iş kazası tespiti için kuruma başvuru yapmıştır. 2017 yılında başvuru yapan davacıya 05/04/2018 tarihinde yanıltıcı bir cevap verilmiştir. Davacı dava açarken talebinin kabul edilmediğini düşünerek bu davayı açmıştır.Davacı dava açarken Komisyon kararından haberdar olmadığından , davacının bu davayı açmakta hukuki yararı vardır. Bu nedenle yerel mahkemenin “Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine” kararı hatalı olmuştur.
Yerel Mahkeme, kurum tarafından İş Kazası tespiti yapıldığı için “Konusu Kalmayan Dava Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına” şeklinde karar vermelidir.
Davacı geçirdiği iş kazası nedeniyle kuruma şikayette bulunmuş. Kurum kendisine 04/11.11.2016 tarihli çalışmanızla ilgili tespit yapılamamamış olmakla, yetkili iş mahkemesine dava açma yolunu göstermiştir.
Denetmen raporundan anlaşılan, işverenin 15/11/2016 tarihli giriş bildirgesini iptal ederek 12/11/2016 olarak başka bir işyerinden sigorta girişini bildirildiği ve buna bağlı olarak Komisyonun iş kazası tespitine karar verdiği anlaşılmıştır.
Kurumun 05/04/2018 tarih 2290492 sayılı cevabı yasısına göre “… Başkanlığı … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 31/05/2018 tarih, 2018/18 karar nolu ünite komisyon kararında davacının 12/11/2016 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın 5510 Sayılı Kanun’un 13.maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmesi nedeniyle iş kazası sayılmasına dair” kararından haberdar olmayan ve başvurusundan uzun zaman sonra davacının bu davayı açması karşısında bu davanın açılmasına, yanıltıcı cevap veren davalı kurum ve iş kazasını ve giriş bildirgesini doğru ve zamanında bildirmeyen işveren neden olmuştur.
Bu nedenle davacının yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçtan sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Davacının istinaf başvurusu bu yönüyle haklıdır. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen niteliktedir. Davacı başvurusunun bu nedenle kabulü ile İlk derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak hükmün düzeltilip yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
Gerekçesiyle,
“I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK’nın 353/1-b.2 bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılmasına,
II- Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
1-Alınması gereken 54,40 TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 35,90 TL ile istinaf karar harcı olarak yatırılan 54,40 TL’nin toplamı olan 90,30 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 35,90 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yukarıda mahsup edilen, karar harcı olarak yatırılan 54,40 TL’nin davalı Kurum harçtan muaf olduğundan diğer davalı Bayraktar İnşaat Taah. Gıda Mad. ve Nak. Tic. Ltd. Şti.’nden tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından İlk Derece Mahkemesinde ve istinaf aşamasında yapılan toplam 803,10 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,” şeklinde karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili, davacının 26.06.2018 tarihinde dava açtığını, Kurum tarafından dava tarihinden önce 31.05.2018 tarihinde olayın iş kazası sayılmasına dair karar verildiğini, bu nedenle davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını beyanla, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 13. ve devamı maddeleridir.
Anılan maddeye göre, iş kazası a)Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)(Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d)(Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.
Olayın iş kazası olarak kabul edilebilmesi için, olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanunun 4. maddesi anlamında sigortalı olması; olayın, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi şarttır. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Somut olayda, dava tarihinden önce 31.05.2018 tarih ve 2018/18 sayılı … Başkanlığı … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Ünite Komisyon kararı ile 12.11.2016 tarihli kazanın iş kazası sayılmasına karar verildiği; davacı tarafından iş kazasının tespiti için 2017 yılında Kuruma yapmış olduğu başvuru sonucunda Kurum tarafından verilen 05.04.2018 tarihli cevabi yazı ile davacıya yanıltıcı bir cevap verildiği, davacının davayı açarken talebinin kabul edilmediğini düşünerek davayı açtığı ve dava açarken komisyon kararından haberdar olmadığı, davanın açılmasına yanıltıcı cevap veren davalı kurum ve iş kazasını ve giriş bildirgesini doğru ve zamanında bildirmeyen işverenin neden olduğundan bahisle, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair ilgili Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmiş ise de; aslen Kurumca alınan karar tek taraflı ve sadece davalı … bağlayacak olup, Kurumun kabulü işverenliği bağlamaz. Bu nedenle işverenliği de kapsayacak şekilde davanın konusuz kaldığına dair karar isabetsizdir. Uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gerektiğinden, işin esasına girilerek diğer davalı işverenlik bakımından da söz konusu olayın araştırılması, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve devamla iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulü ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.